< MALATYA DEFTERDARLIK SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞI WEB SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ ILKYARDIM - ........... SİVİL SAVUNMASIZ YURT SAVUNMASI OLMAZ (Defenceless civilian impossible) - Blogcu



........... SİVİL SAVUNMASIZ YURT SAVUNMASI OLMAZ (Defenceless civilian impossible)

14/11/2009 - DOMUZ GRİBİ TEDAVİ VE KORUNMA YOLLARI

Kategori: ILKYARDIM

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/11/2009 - DOMUZ GRİBİ

Kategori: ILKYARDIM

        Domuz gribi nedir?

- Domuz gribi, virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Pandemik (salgın yapan) Grip de denmektedir.
- Hastalık ilk kez Meksika’da sonra ABD’de (Nisan 2009) görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.
- Virüs, halen dünyanın bütün bölgelerinde görülmektedir.
 

 

 

    

     Virüsün Yapısı

Bu virüse “domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır ve yeni bazı özelliklere sahiptir

      Bulaşıcılık

- Yeni İnfluenza A/(H1N1)v virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana kolaylıkla geçebilmektedir.
- Yeni İnfluenza A/(H1N1)v’ de mevsimsel grip etkenleri gibi bulaşmaktadır.
- Kişiden kişiye genellikle öksürme, aksırma esnasında ortama yayılan ve virüs içeren damlacıklarla bulaşır. (Damlacık yolu ile)
- Bu damlacıklar, vücuda direkt solunum yolu ile alınabileceği gibi ortamdaki kapı kolu, masa, sandalye, telefon, elektrik düğmesi v.b. gibi cansız yüzeylerden eller vasıtasıyla da alınabilir.
- Tokalaşma, öpüşme, sarılma v.b. yakın temasla da bulaşma olmaktadır.

 -         İçme, kullanma ve havuz sularıyla herhangi bir bulaşma gösterilmemiştir.

 

      Bulaşmayı önlemek için ne yapmalı ?
- Virüsün iş ortamında masa, sandalye v.b. yüzeylerdeki canlılığını ortamın ısısı, nem oranı ve temizlenme sıklığı etkiler. Buraların sık sık temizlenmesi ve ellerin sık sık yıkanması, bulaşma riskini de en aza indirecektir.
- Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burundan ortama damlacıklar yayılır. Bunlar yaklaşık 1.5 metre içinde ki diğer insanlarca soluk yolu ile alınabilir. Yayılmayı önlemek için, ağız ve burnun bir mendil ile kapatılması iyi olur. Yok ise ağız kol ile kapatılmalıdır - Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra eller bol sabun ve suyla yıkanmalıdır. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de kullanılabilinir.
- Kirli ellerle, gözlere, burna ve ağza dokunulmamalıdır. Kağıt mendil kullanılmalıdır.

-   Eller sık sık, en az 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkanmalıdır.
- Su ve sabuna ulaşılamayan yerlerde (sokakta, toplu taşıma araçlarında, AVM’lerde v.b.) alkol içeren el antiseptikleri dezenfektanları kullanabilinir.

-   Hastalık tanısı konulursa, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat edilmelidir.
- Hastalığın bulaşmaması için çevredeki kişilerden uzak durulmalıdır.
- Bulunulan mekan sık sık havalandırılmalıdır

-   Hasta insanlar, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar. Bu süre boyunca temas sınırlandırılmalıdır.
- Gereklilik halinde maske (cerrahi maske) takılmalıdır.

 

    Belirtileri nelerdir?
- Bu gribin belirtileri, insanlarda görülen mevsimsel grip belirtilerine benzerdir.
- Ateş (38 derece ve üstü)
- Öksürük,
- Boğaz ağrısı,

-   Yaygın vücut ağrısı,
- Baş ağrısı,
- Üşüme - titreme
- Yorgunluk, halsizlik hissi
- Kusma ve ishal görülebilmektedir

 

    Acil Durumlar  Erişkinler
Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir :
- Nefes darlığı veya zor nefes almak
- Bilinç bulanıklığı
- Sık ve uzun süreli kusma

 

    Acil Durumlar Çocuklar
Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir:

- Hızlı veya zor nefes alma
- Vücutta solgunluk ya da morarma
- Beslenememe
- Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil
- Huzursuzluk
- Ateşle beraber döküntü görülmesi

 

    Genel Tedavi Prensipleri
- Antibiyotikler koruma amacıyla kullanılmamalı
- Vakaların çoğunda hastane yatışı ya da antiviral tedavi gerekmemektedir.
- Destekleyici tedavi: Ateş düşürücü - ağrı kesici, sıvı alımının artırılması ve dinlenme önerilmektedir.
- Hamileler, hem mevsimsel, hem H5N1 (kuş gribi) hem de pandemik grip için yüksek risk grubu.
- Yatan hastada yakın gözlem ve erken antiviral tedavi öneriliyor.

 

      İlaç Tedavisi;
-Özellikle kullanılması gereken gruplar;
- Hamile kadınlar.
- Hastalığı hızla ve şiddetli olarak ilerleyenler.
- Pnömonisi olan/gelişen kişiler.
- Altta yatan başka hastalıkları olanlar

 

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Pandemi Fazları
İnterpandemik Periyod: (Salgın öncesi dönem)
Faz-1: İnfeksiyon etkeni hayvanda var ama insanda yok.Bulaşma riski yok
Faz-2: İnfeksiyon etkeni hayvanda var ama insanda yok.Bulaşma riski var.

 

     Pandemik Alert Periyodu: (Salgın alarmı dönemi)
Faz-3: İnfeksiyon insanda var ama insandan insana bulaş çok yakın temas dışında yok.
Faz-4: Küçük gruplar arasında bulaşma var ama virüs tam olarak insana adapte olmamıştır.
Faz-5: Daha büyük gruplar arasında bulaşma var ve virüs gittikçe adaptasyon kazanmıştır. Önlem almak için kısa sürenin kaldığına işaret etmektedir.
Pandemik Periyod: (Salgın dönemi)
Faz-6: Pandemi. Populasyon genelinde bulaşma

 

     Mevsimsel Grip / Pandemik Grip Arasındaki Farklar ;
- Hastaneye yatışlarda farklı bir yaş dağılımı var.
- İleri yaşlarda daha az vaka. (> 60 yaş)
- Daha önceden sağlıklı olan, genç, erişkin ve çocuklarda ağır hastalık ve ölümler daha fazladır.

 

     Hastalığın Bazı Klinik Özellikleri
- En çok 5 - 45 yaş aralığında görülür.
- Beklenen grip mevsiminin dışında da süren bulaş ve viral dolaşımı vardır.
- Etkin ve hızlı insandan insana bulaş görülmektedir.
- Hastalık spektrumu ateşsiz, hafif üst solunum yolu hastalığından ağır hatta ölümcül zatürreye kadar değişmektedir.

Hastalığın Bazı Klinik Özellikleri-2 - Hastaneye yatırılan hastalarda daha çok, alt solunum yolu hastalığı görülmektedir.
- Eşlik eden ikincil enfeksiyonlar olabilmektedir. (Streptococcus pneumoniae )
- Ortalama hastanede yatış süresi 5 - 7 gündür.
- Hastalık hamilelerde daha ağır seyretmektedir

 

                     Kısaca
- Genel temizlik ve beslenme kurallarına uyulmalı,
- Hastalık şüphesi var ise ortamdan uzaklaşılmalı gereklilik halinde maske takılmalı,
- Maskeler bir kere kullanılıp atılmalı.
- İzole edilen hastayla temaslarda maske takılarak yaklaşılmalı ve temas sonrası eller hemen bol su, sabun ve/veya alkollü dezenfektanlarla temizlenmeli.
- Çalışma ve yaşam alanları sık sık temizlenmeli, masa, sandalye, telefon v.b. aletler sık sık silinmeli,
- Toplu olarak kullanılan alanlarda mümkün olduğunca ortama (kapı kolları, asansörler, elektrik düğmeleri v.b.) el ile temas edilmemeli temas sonrası eller yıkanmalı ve/veya dezenfektanlarla temizlenmeli,
- Sık sık, el ve yüz yıkanmalı,
- Korunmak amaçlı herhangi bir Antibiyotik ve/veya Antiviral ilaç kullanılmamalı,
- Şüpheli bir durumda doktora danışılmalı.


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/10/2009 - DOMUZ GRİBİ

Kategori: ILKYARDIM

 

DOMUZ GRİBİ’NDEN KORUNMAK İÇİN BASİT FAKAT ETKİLİ ÖNLEM

Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır.
            Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB.
20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır

 

Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır.
        Şu anda Malad’da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center’da Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır.
         Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.
         Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz. 

1.
    Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir) !

2.    “Hands-off-the- face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.

3.      Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.

4.      Yukarıdaki 3. Öleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.

5.      Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.

6.       Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

           Herkesin faydalanabilmesi için bu bilgiyi lütfen e-mail listenizde bulunan herkese iletiniz.

Sağlıklı günler dileğiyle.

                                                              Dr.Vinay Goyal

                                                               

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

29/4/2009 - SAĞLIKTA ÖNEMLİ BİLGİLER

Kategori: ILKYARDIM

Telefona SOL kulağınızla cevap verin
Günde İKİ kere kahve içmeyin
SOĞUK
su ile hap almayın
Akşam 5'ten sonra YEMEK yemeyin
Tükettiğiniz YAĞLI gıdaların miktarını azaltın
Sabahları daha çok akşamları daha az SU için
Cep telefonu BATARYAları ile mesafenizi uzak tutun
UZUN
süre kulaklık takmayın
Gece 10
sabah 6 en ideal uyuma saatleridir
Uyku öncesi İLAÇ aldıktan sonra hemen uzanmayın
Şarjınız SON çizgiye inmiş kadar az olduğunda telefona cevap vermeyin, radyasyon 1000 kat fazladır.

Gelecekte mutlu ve sağlıklı günler dilerim!!...

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

28/4/2009 - BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?

Kategori: ILKYARDIM


26 KEMİK
32 EKLEM
128 LİGAMENT
20 KAS
7200 SİNİR UCU

Çok detaylι ve karmaşιk yapιsιyla ayaklar vücudumuzun önemli uzuvlarιndandιr. Günde 5000 adιm, bir ömür boyu 100 000 km yürüyen ayaklarιmιzιn sağlιğι tιp uzmanlarιnιn da önemle belirttiği gibi vücudumuzun diğer kιsιmlarιnιn ( diz, kalça, bel, sιrt, boyun gibi) iyi ve sağlιklι bir şekilde işlem görmesinde önemli bir etkendir.

 Bu organlara bağlı tüm sinirlerin burada sonlandığı gerçekten doğrudur. 

 

 

Allah vücudumuzu öyle mükemmel yaratmış ki bunu dahi düşünmüştür. Bu sistem ile bizim yürümemizi sağlamış ve yürütmüştür ki bu noktalara her baskı yaptığımızda tüm organlarımız harekete geçsin ve düzgün çalışsın.
O zaman yürümeye devam edin....
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

10/12/2008 - BEYİN KANAMASI

Kategori: ILKYARDIM





Mangal yaparken aniden Sinem'in ayağı takılır ve düşer. Hemen Ambulans'a haber vermek istedilerse de Sinem buna karşı çıkar...







 -      Kendisini iyi hissettiğini ve düşmesine sebep olarak da ayakkabılarının yeni olduğunu söyler. 
          Biraz titrek ve solgun göründüğünden, arkadaşları üstünü başını temizlemeye yardımcı olurlar ve önüne dolu bir tabak koyarlar, çünkü elindeki tabağı düşürmüştür. Sinem akşama kadar diğerleriyle birlikte eğlenmeye devam eder. 
         Eşi aksam olduğunda  arkadaşlarını arayıp Sinem'in hastaneye kaldırıldığını haber verir. 
         Akşam saat 23:00'te Sinem vefat etmiştir. Meğer Mangal yaparken Beyin Kanaması geçirmiş.
--    
  Eğer herhangi biri bunun bir Beyin kanaması olduğunu anlasaydı Sinem bugün hayatta olabilirdi. 
 
                 Lütfen aşağıdaki yazıyı dikkatle okuyunuz:

 
              Beyin kanaması olduğunu anlamak için aşağıdaki dört adımı uygulamak  gerekir: 
               Beyin kanaması semptonlarını anlamak çok zor olabilir. Fakat bu konuda bilgisiz olup  beyin kanaması geçiren kişiye müdahale edilmezse, beyini çok ciddi zararlar görebilir.
 
              Doktorlar, artık herkesin aşağıdaki 4 adımı uygulamakla, bunu kolayca anlayabileceğini söylemektedir.
 
1= Kişinin gülümsemesini istemek (
Eğer yapamazsa = Felç demektir
)

2= Kişinin çok basit bir cümle söylemesini istemek (
'Bugün çok güzel bir gün'
) gibi.

3= Kişiden her iki kolunu birden kaldırmasını istemek.

4= Kişiden dilini dışarı çıkartmasını istemek. (
Eğer yamulmuşsa bu da felç geçirdiğine işarettir
).
 
         Eğer kişi bu dört adımdan birini yerine getiremiyorsa - 'lütfen' derhal acil Servise haber veriniz ve Doktora telefonda durumu izah ediniz. 
           Bu bilgiyi ulaştırabildiğiniz kişilere ulaştırın.... Emin olun ki en az bir kişinin hayatı kurtulur ve emin olun o kurtulan hayat belki de sizin hayatınız olabilir'...

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

19/6/2008 - KALP KRİZİ

Kategori: ILKYARDIM

Diyelim ki, mesai saati bitti ve siz de

akşam 18:30 civarında, alışılmadık derecede

zorlu bir iş gününün ardından (tabii ki tek başınıza)

arabanıza binip evin yolunu tuttunuz.

Çok yorgunsunuz ve canınız da fena halde sıkkın.  


 

MÜTHİŞ GERGİN VE SİNİRLİ BİR HALDESİNİZ…   
 
Birdenbire göğsünüzde, kolunuza ve çenenize doğru yayılmaya başlayan
korkunç bir ağrı hissediyorsunuz.

En yakın hastaneye sadece on dakikalık mesafedesiniz ama hastaneye ulaşmayı başarıp
başaramayacağınızdan bile emin değilsiniz.

NE YAPACAKSINIZ??? 

İLK YARDIM KURSLARINA KATILACAK KADAR AKLI BAŞINDA BİRİYDİNİZ AMA
KURSTAKİ EĞİTMEN, SİZİN BAŞINIZA BİR ŞEY GELDİĞİNDE NE YAPACAĞINIZI ÖĞRETMEDİ!!! 

YALNIZ BAŞINIZAYKEN KALP KRİZİ GEÇİRİRSENİZ NASIL HAYATTA KALIRSINIZ? 

PEK ÇOK İNSAN KALP KRİZİ GEÇİRDİĞİ SIRADA TEK BAŞINA OLUYOR; ETRAFTA YARDIM EDECEK KİMSE BULUNMUYOR.
 
KALP ATIŞLARI DÜZENSİZLEŞEN

VE KENDİSİNİ BAYILACAKMIŞ GİBİ HİSSEDEN BİRİNİN

BİLİNCİNİ YİTİRMEDEN ÖNCE
YALNIZCA 10 SANİYE KADAR ZAMANI VARDIR. 
 
 
BU DURUMDA NE YAPMANIZ GEREKİR?

CEVAP:
PANİĞE KAPILMADAN ÜST ÜSTE KUVVETLİCE ÖKSÜRMEYE BAŞLAYIN. 

ÖKSÜRMEDEN ÖNCE HER SEFERİNDE DERİN BİR NEFES ALIN; ÖKSÜRÜKLERİNİZ GÜÇLÜ OLSUN, DERİNDEN GELSİN VE UZUN SÜRSÜN, TIPKI GÖĞSÜNÜZDE BİRİKMİŞ BALGAMI ATMAYA ÇALIŞIR GİBİ ÖKSÜRÜN.  

HER İKİ SANİYEDE BİR DERİN NEFES ALIP ÖKSÜRÜN VE BUNU YA YARDIM GELENE DEK YA DA KALP ATIŞLARINIZ TEKRAR NORMALE DÖNENE DEK SÜREKLİ YAPIN. 


  • DERİN NEFES ALMAK CİĞERLERİ OKSİJENLE DOLDURUR.
  • ÖKSÜRMEK KALBE TAZYİK YAPAR VE KAN DOLAŞIMINI RAHATLATIR.
  • KALBE UYGULANAN BU TAZYİK, KALBİN NORMAL RİTMİNE DÖNMESİNİ KOLAYLAŞTIRIR.
  • BÜTÜN BUNLAR SİZE, BİLİNCİNİZİ KAYBETMEDEN ÖNCE HASTANEYE YETİŞECEK ZAMANI TANIR.


NEDEN?

BU KONUDA MÜMKÜN OLDUĞUNCA ÇOK KİŞİYİ BİLGİLENDİRİN.
BU BİLGİ SAYISIZ İNSANIN HAYATINI KURTARABİLİR!!!
ASLA, 'BENİM BAŞIMA GELMEZ!' DİYE DÜŞÜNMEYİN.
HAYAT TARZIMIZIN EPEYCE DEĞİŞTİĞİ ŞU SON YILLARDA ARTIK HER YAŞTA İNSAN
KALP KRİZİ GEÇİRİYOR.  
 


 

GERÇEK BİR DOST OLDUĞUNUZU GÖSTERİP BU MAKALEYİ
TANIDIĞINIZ HERKESE YOLLAYIN.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

28/5/2008 - Beyin Kanaması.......

Kategori: ILKYARDIM

 

Bu bilgi İnternette dolaşıp duruyor ama size henüz ulaşmamış yada siz görüp önemsememiş olabilirsiniz.
 
Lütfen dikkatle okuyunuz....

Bir toplantıda bir bayan ayaği takılıp düşüyor. Kendi de dahil herkes onun tökezlediğini sanıyor. Hemen Ambulans'a haber vermek istenildiyse de bayan buna karsi çıkıp,
 
â?? kendisini iyi hissettigini ve düsmesine sepeb olarak da ayakkabilarinin yeni oldugunu söylüyor.

Biraz sarsılmış görünüyor, titrek ve solgun göründügünden, arkadaslari üstünü basini temizlemeye yardimci oluyorlar.Daha sonra bayan aksama kadar digerleriyle birlikte eğlenmeye devam ediyor.

Aksam oldugunda eşi herkesi arayip arkadaşlarının hastaneye kaldirildigini haber veriyor ve bayan saat 23:00'te vefat etmiş. 
 
Teşhis: Beyin Kanaması.......

Eger herhangi biri bunun bir Beyin Kanaması oldugunu anlasaydi o bayan bugün hayatta olurdu.

Şimdi, Lütfen yazıyı dikkatle okuyunuz

Bir Nöroloji Uzmani der ki :
 
Beyin kanamasi semptonlarini anlamak çok zor olabilir. Fakat bu konuda bilgisiz olup beyin kanamasi geçiren kisiye zamanında müdahale edilmezse, beyini çok ciddi zararlar görebilir ve ölümle sonuçlanma olasılığı çok yüksektir ölümle sonuçlanmayan durumlarda ise kalıcı sekel bırakır.
 
Önemli olan Beyin kanamasi teshisini koymak ve 3 saat içerisinde bunu tedavi ettirmek, ki bu hiç de kolay degildir. Peki bunun kolay bir yolu var mı?
Doktorlar, artik herkesin 4 adimi uygulayarak, bunun kolayca anlaşılabilecegini söylemektedir.
 
Beyin kanamasi oldugunu anlamak için asağıdaki 4 adimi uygulayın : 

Kisinin gülümsemesini isteyin...
(Gülümseyemiyor yada tek taraflı gülümsüyorsa)

Kişiden çok basit bir cümle söylemesini isteyin...
'Bugün çok güzel bir gün' gibi.
(Eksik söylüyor yada söylerken dili dolaşıyorsa)
 
Kişiden her iki kolunu birden kaldirmasini isteyin.
(ikisini birden eşit kaldıramıyorsa yada yarıya kadar kaldırabiliyorsa)

Kişiden dilini disari çikartmasini isteyin.
(Eğer dilinde bir yamulma yada eğrilik varsa yada dilini dışarı çıkaramıyorsa)

Eger kişi bunlardan herhangi birini yerine getiremiyorsa !..... 
 
â?? 'lütfen' derhal acil Servise haber veriniz ve Doktora telefonda durumu izah ediniz. 

Doktorlar
'Eger bu açiklama 10 kisiye ulaşırsa, en az bir kişinin hayatnın kurtulacağını' söylüyorlar.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

22/5/2008 - TRAFİK KAZALARI

Kategori: ILKYARDIM

                                         

 

                      TRAFİK KAZALARI
        Trafik kazalarında, araç içinde bulunan bir şahsı veya şahısları aşağıdaki tehlikeler beklemektedir:
        * Yaralanma sonucu dış kanamalar
        * Çarpma sonucu burkulma, çıkık ve kırıklar.
        * Çarpma sonucu beyin veya iç organ kanamaları. 


         DİKKAT: Kazaya uğramış bir araç içindeki kişinin veya kişilerin nasıl bir zarara uğradığını kestirmek zordur. En çok bağırıp çağıran kişiye değil; sessizce oturan ve sabit nazarlarla bakan kişiye öncelik veriniz. Zira şiddetli bir beyin sarsıntısı geçiren veya aşırı kan kaybeden kişi, bayılmasa bile soka girmiş demektir. Kazada en çok korkulan durum beyin kanaması veya belkemiği kırıklarıdır. Kaburga kırıkları da aynı şekilde ciddiye alınmalıdır. Kırık kaburgalar iç organlarından birine batarak iç kanamalara sebebiyet verebilir.
        * Kazazede bayılmış veya soka girmiş ise  ve emniyet kemerine bağlı halde duruyor ise hiçbir müdahalede bulunmadan polise ve hastahanenin ilgili servisine telefon ederek kaza mahallinin adresini haber veriniz.
        * Kazazede emniyet kemerine bağlı değil ve direksiyonun üzerine yığılıp kalmış ise; oturduğu koltuğun arka kısmını kumanda kolu ile hafifçe geriye yatırınız. Kazazedenin başını yavaş yavaş kaldırarak bel ve boyun omurgasını dik tutmaya gayret ederek
arkaya yaslayınız. Böylece kazazedenin rahat nefes almasını sağlamış olacaksınız. Boyun ve bel omurgasını dik tutmanızı istememizdeki maksat, boyun veya belkemiğindeki bir kırık ihtimalindendir. Beyin ve soğancığın uzantısı olan sinir ağı, belkemiği içindeki omirilikten geçmektedir. Omurga kırıklarında omiriliğin zedelenme ihtimali oldukça yüksektir. Omuriliğin zedelenmesi halinde sinir lifleri kopacak ve kazazede felçlere maruz kalacaktır.
        * Kazaya maruz kalan kişi baygın ise ve kanaması da yok ise bir iç kanama veya kırıktan şüphe etmemiz gerekir. Bu sebeble onu arabadan dışarıya çıkarmaya çalışmayınız. Koltuğuna dik oturacak şekilde emniyet kemeri ile bağlayınız. Başını koltuğa yaslamış olarak yardım gelmesini bekleyiniz.
        * Eğer bir dış kanama geçiriyor ise "kanamalar" konusunda anlatıldığı şekilde kanamayı durdurmaya çalışınız. Bu işlemi yaparken yine bel ve boyun omurgasını dik tutmaya dikkat ediniz.

                

          KAZAZEDE DIŞARIDA BAYGIN YATIYOR İSE


        * Kazadan sonra sürücü veya yolculardan biri arabadan çıkmış; ancak şuurunu kaybederek bayılmış olabilir. Bu durum, bir beyin kanamasını veya dış kanamadan dolayı aşırı kan kaybını akla getirmelidir. Eğer bayılmaya rağmen nefes alış-verişi normal ise -bir belkemiği kırığı olabileceğini hesaba katarak- kazazedeyi boylu boyunca uzatınız.
        * Bayılmış kişinin kusabileceğini ve dilinin geriye doğru kıvrılarak nefes borusunu tıkayabileceğini düşünerek -boynunda kırık yok ise- başını yana çeviriniz.
        * Motosiklet kazasında baygın düşmüş birini gördüğünüz zaman yukarıdaki aynı tetbirleri alınız. Başında kaskı varsa dikkatlice çıkarınız.

 

        NOT: Kazayı mutlaka telefonla en yakın hastahanenin acil servisine ve polise haber veriniz. Kazazedenin başında beklemeniz gerekiyor ise; yoldan geçen bir arabayı durdurunuz. Sürücüsüne kazayı -yerini belirterek- polise ve hastahaneye telefonla haber vermesini isteyiniz.

 

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

22/5/2008 - TRAFİK KAZALARI (İNGİLİZCE)

Kategori: ILKYARDIM

    A traffic KAZALARI
       (sahsi) which the traffic is found that the vehicle is inside at her accidents, or their person expect following risks:
      * Her result you do not get injured kanamalar outer
      * The result you do not become twisted, dislocated and broken.
      * The result a brain or an inner organ they can not believe.


         Careful attention a vehicle which has called at the Kazak do the person in or the persons call at what kind of damage difficult to make her cut. To the person who invites a width after shouts much sessizce which live at and give the person who looks with the stable look a priority. Because whose intense gentleman passes (sarsintisi) or the person who loses believes excessively and demektir sharpens soka has entered if she is not bored. A state which fears the width is much in the Kaza the gentleman can not believe or broken. Rib lovers must take offence the serious at the same shape. Broken ribs drink from her organs one kanamalara inner can give cause while sinking.
      * Accident victim has fainted or soka has entered the soot and convex a bunch halde is standing to the soot before existing at any interferences to the policeman and to the hospital's related service a telephone while doing local address you give a message.
      * Accident victim convex a bunch the steering mechanism to the soot which has stayed at on up your armchair which she lived at (kismini) back an command arm you deposit slow lightly. Throw at head while lift a waist and perpendicular (yavas) effort (yaslayiniz) back
while doing. You will have provided accident victim in this way to take relaxed breath. Neck and a waist an intention We want you to ******** and your distance or (belkemigindeki) erect her backbone broken probable. A brain and omirilikten which the irritating poison, becomes the medulla oblongata's extension in (belkemigi) finish. (Omiriligin) broken you are not bruised probable is rather high.
      * An exposed to the Kazak remainder a person to the unconscious soot be not she can not believe to the soot inner you not can believe broken doubt We do gerek. This sebeble is the her from the car to the outside to (cikar) you do not work. The security belt erects her armchair a seat at the shape and tie. Head (yaslamis) to the armchair you expect coming while becoming a beloved.
      * She bends outer you not can believe she is transporting to the soot kanamalar can not believe at the shape which she was made understand at her subject the steal makes stand. This transaction yaparken yine hold a waist and perpendicular We obtain careful attention.

    Unconscious is leaning to the soot at the accident victim outside
      * Is later from the Kaza a driver from the travelers one she has gone to her from the car she has paid possible while losing your consciousness however. This state, a gentleman can not believe or believe excessively not can be believing she must bring (kaybini) with the white. She bends breath is bored (alis)-(verisi) to the normal soot you will become broken while annexing to the calculation accident victim you make tall get lengthwise.
      * The person who has fainted will vomit and while think that her language will plug a breath pipe while becoming curled slow broken is not to the soot you turn head side.
      * Unconscious has fallen one the time which you saw you take tetbirleri same at the top. To (cikar) (kaski) if dikkatlice reaches near.

 

    A note the Kazak absolutely you give the closest hospital's quick service and the policeman a message with the telephone. You stand head to be gerek to the soot you stop a last than the road car. To her driver domineering while clarifying her place you want she to give the policeman and the hospital a message with the telephone.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/5/2008 - İLK YARDIM

Kategori: ILKYARDIM

 

 

A. TANIMI

Aniden hastalanan veya kazaya uğrayan kişinin hayatını kurtarmak ve doktora ulaştırılıncaya kadar, o andaki durumunun daha kötüye gitmesini önlemek için mevcut malzemelerle yapılan yardıma ilk yardım denir. İlk yardımı yapan kimse ne kadar bilgili olursa olsun doktorun yerini tutamaz. Bu husus unutulmamalıdır.

B. ÖNEMİ

Yaşamı boyunca insan, ilkyardımı gerektiren durumlarla her zaman karşılaşabilir. Zamanında yapılacak basit ve etkili bir ilk yardımla hasta veya yaralının hayatı kurtarılabilir.

C. TEMEL İLKELER

TEŞHİS: Teşhis için önce hastanın veya yaralının hikayesi öğrenilir. Sonra belirtiler ve bulgular saptanır.
TEDAVİ: Hasta için en uygun ilkyardım, zamanında ve zarar vermeden uygulanır.
TAŞIMA: Teşhis ve tedavi yapıldıktan sonra en yakın sağlık kurumuna uygun koşullar içinde taşınır.

D. İLK YARDIMIN TEMEL KURALLARI:

 

  • Hasta veya kazazedenin emniyetini sağlayın
  • Yatırıp, dinlendirin.
  • Kaza yerini işaretleyin.
  • Paniği önleyin, kalabalığı dağıtın.
  • Temiz hava sağlayın, hastayı sıcak tutun, sıkı giysilerini gevşetin.
  • Hasta veya kazazedeyi iyice muayene edin.
  • Müdahaleyi süratle, sakin ve gerektiği kadar yapın.
  • Düzenli solunum sağlayın.
  • Kanamayı durdurun.
  • Şoku önleyin.
  • Bilinci yerinde olmayanlara yiyecek ve içecek vermeyin.
  • Gerekiyorsa tıbbi tedavi için doktor sağlayın.
  • Bilmediğiniz durum varsa, ısrar etmeyin.
 
 
HASTA VE YARALIYI İLGİLENDİREN İLK YARDIM KURALLARI

Kanaması varsa durdurunuz.Şok durumu önleyip, kişiyi ayakları kalp seviyesinin yukarısında meyilli olarak yatırınızDikkatli muayene ediniz.

HASTA VE YARALIYI DOKTORA YA DA HASTANEYE SAĞ OLARAK GÖTÜREBİLMEK İÇİN İLK YARDIMI ÖĞRENİNİZ.

Hasta ya da yaralı kişiyi yatırınız dinlendiriniz.Solunum yolunu açık tutunuz, gerekirse ağız yoluyla yapay solunum yapınız.Şuursuz olanlara sulu ya da katı yiyecek vermeyiniz.Gerekirse doktora veya hastaneye telefon ediniz ya da ettiriniz.

E. KANAMALARDA İLK YARDIM

Çeşitli nedenlerle kanın damar dışına çıkmasına kanama denir. Yetişkin bir kimsede 5-6 kg. kan vardır. 1-1,5 kg. kan kaybeden bir insanın hayatı tehlikeye girer. O HALDE KANAMALARI HEMEN DURDURMAK GEREKİR. Kanamaları kanın aktığı yere göre iç ve dış kanama olmak üzere ikiye ayırabiliriz.

1. İç kanamalar

İç organlardaki dokuları besleyen kan damarlarının yırtılması veya zedelenmesi sonucu kanın damarlardan vücut boşluklarına akmasında denir. İç kanamaları kişiyi ölüme götürebilir.

Bulguları;

  • Baygınlık hali, baş dönmesi,
  • Yüzde, dudaklarda ve parmak uçlarında solukluk,
  • Huzursuzluk,
  • Derinin nemli ve soğukluğu,
  • Susama hissi,
  • Hızlı ve zayıf nabız, nabzın güçlükle hissedilmesi,
  • Hızlı solunum,
  • Hava açlığı hissetmesi (Sanki hava alamıyormuş gibi bir hisse kapılması)
  • Bilincin azalması ve en sonunda bilincin kaybolması.

Yapılacak ilk yardım

  • Yaralı sırt üstü yatırılır.
  • Baş yana çevrilir.
  • Şoka karşı tedbir alınır.
  • Ağızdan yiyecek-içecek verilmez.
  • Sarsmadan ambulans veya sedye ile hastaneye götürülür.

2. Dış Kanamalar

Kanın damardan vücut dışına çıkmasına dış kanama denir. Dış kanama genellikle yaralanmalar sonucu olur ve atardamar, toplardamar, kılcal damar kanamaları şeklinde görülür.

Dış Kanamaları Durdurucu Yöntemler

a. Parmakla Basınç Yapma

Yara ufak ve kanama az ise; Yara üzerine temiz bir bez ya da pansumanla BASTIRINIZ.

b. Basınçlı Pansuman (Tampon)

Yara içindeki yabancı cisimleri çıkarmadan yara üzerine temiz bir pansuman koyduktan sonra kravat, eşarp veya varsa sargı bezi ile sıkıca SARINIZ.

c. Kanayan Yerin Yüksekte Tutulması

Yaralı veya kanayan kısmın kalp seviyesi üzerine yükseltilmesi ile kanama oldukça azalır hatta durulabilir.

d. Damar Üzerine Basınç Yapılacak Tazyik Noktaları

Şakak bölgesi: Kulak önüne parmağınızla bastırınız.

Yüz bölgesi: Kanamanın olduğu taraf alt çene kemiğinin orta kısmına parmağınızla bastırınız.

Baş ve yüzün bir bölgesinde:

  • Önce yaralının arkasına geçiniz.
  • Hastanın başını kanayan yana doğru eğiniz.
  • Dört parmakla alt çene köşesinin hemen altına (kanayan tarafta) boyuna BASTIRINIZ.

Kol bölgesinde (Omuz ve üst kol):

  • Yaralının önüne durunuz. yaralı, sargı,kanamayı durdur
  • Başını kanayan tarafa doğru eğiniz.
  • Baş parmağınızla o taraf köprücük kemiğinin üçte bir iç kısmının arka ve alt tarafına doğru BASTIRINIZ.

Bacak bölgesinde:

  • Yaralıyı sırt üstü ve düz yatırınız.
  • Kanayan tarafta yer alınız.
  • Kasık kıvrımının üçte bir kısmından geçen atardamarı sıkıştıracak bir kuvvetle bastırınız.
  • Kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.

e. Boğucu Sargılama (Turnike)

Boğucu sargılama; kol ve bacaklardaki büyük kanamalarda atardamarı, deri ile kemik arasına sıkıştırarak kanamayı durdurma yöntemidir. Tek kemikler üzerine uygulanır. (Kolda pazı, bacakta uyluk kemiğine uygulanır). Uygulamada dar sargı, kravat, kemer, eşarp, mendil, ince lastik vb. malzeme kullanılabilir. Kesinlikle tel, kablo, zincir v.b. kullanılmamalıdır. Turnike uygulaması sonucu meydana gelen doku harabiyeti ve bunun ortaya çıkardığı istenmeyen etkiler nedeniyle günümüzde turnike uygulanmamaktadır.

Ancak, aşağıda belirtilen özel durumlarda başka bir şey yapılamıyorsa turnike uygulanır.

  • Çok sayıda ciddi yaralının bulunduğu bir ortamda tek ilk yardımcı varsa, kanamayı durdurmak ve daha sonra diğer yaralılar ile ilgilenmek gerekiyorsa

  • Yaralının güç koşullarda bir yere taşınması gerekiyorsa (örneğin, engebeli bir arazi geçilecekse), taşıma sırasında kanamayı durdurmak amacıyla

  • Uzuv kopması varsa ve kanama yerine en yakın atar damara baskı uygulaması yetersiz kalmışsa hasta/yaralıya turnike uygulanabilir.

f. Boğucu Sargılama Uygulanması

  • Boğucu sargılama uygulanacak yer tespit edilir.

  • Boğucu sargılama malzemesi sıkıca 2-3 kez sarılır ve bağlanır.

  • Sıkıştırma çubuğu (turnike ağacı) yerleştirilir tekrar bağlanır.

  • Kan duruncaya kadar sıkıştırma çubuğu döndürülür, kan durunca çubuk sabitleştirilir.

  • Boğucu sargı bağlandıktan sonra uygulama zamanı bir kağıda kaydedilir ve görülecek şekilde vücuda asılır.

  • Her 20 dakikada bir 5-10 saniye boğucu sargı gevşetilir.

  • Turnike bir saatten fazla uygulanmamalı şayet uzun kalacaksa gevşetme aralıkları sıklaştırılmalıdır.

  • Kol ve bacak kopmaları varsa, temiz bir poşet içine konulan kopan uzuv buz ve su bulunan ikinci bir poşetin içine konularak kazazede ile birlikte tam teşekküllü bir hastaneye götürülmelidir.

F. YARALANMALAR

Çeşitli nedenlerle vücut dokularının bütünlüğünün bozulması ya da bir kısmının kaybına yara denir.

1. Yaralanmalarda İlk Yardım

a. Yapılması Gerekenler

  • Yaralıyı emniyetli bir yere alarak oturtunuz veya yatırınız.

  • Ellerinizi sabunlu su ile yıkayınız.

  • Varsa önce kanamayı durdurunuz.

  • Yara üzerinde giysi varsa dikiş yerinden sökünüz veya kesiniz.

  • Yara çevresinde kılları temizleyiniz.

  • Yara üzerine pansuman koyduktan sonra yara etrafını sabunlu su ile temizleyiniz ve yaraya değmeyecek şekilde tentürdiyot sürünüz.

  • Yara kirli ise yarayı merkezden, dış çevreye doğru ılık sabunlu su ile yıkayınız.

  • Yara üzerine pansuman koyup, sargı bezi ile sarınız.

  • Yaralı kısmın altına kalın karton vb. koyup sararak tespit ediniz, dinlendiriniz.

  • Ağrıyı, şişliği ve morluğu önlemek için o bölgeye havluya sarılı buz koyunuz.

  • Yara içinde batık cisimler varsa, simitçik yapıp koyunuz ve sargı bezi ile sarınız.

b. Yapılmaması Gerekenler

  • Yara üzerine tentürdiyot ve benzeri antiseptik sürmeyiniz.
  • Yara üzerine, yara tozu, pudra, merhem, kül, tütün vb. şeyler koymayınız.
  • Batmış olan cisimleri çıkarmayınız.
  • Yara üzerine pamuk koymayınız.
  • Yaraya ve pansuman malzemesine el sürmeyiniz.

G. YANIKLAR, HAŞLANMALAR VE İLK YARDIM

Ateş, sıcak bir cisim, elektrik, radyasyon, asit veya bazla oluşan yaralara yanık; sıcak su, buhar vs. yol açtığı doku bozukluklarına ise haşlanma denir. Vücut dokularının yanma derecelerine göre yanıklar 3 gruba ayrılır.

1. Birinci derece yanık: Bunun en güzel örneği güneş yanıklarıdır. Deri yüzeyi kızarır, hafif şiş oluşur. Yanık bölge duyarlı olup bastırınca ağrır.

2. İkinci derece yanık: Yukarda belirtilenlere ek olarak deri üzerinde içi su dolu kabarcıklar olur. 5 cm2 den daha büyük böyle bir yanığı olan kişiyi hemen hastaneye gönderiniz.

3. Üçüncü Derece yanık: Yanık derinin bütün kalınlığını içine aldığı gibi bazen daha derinlere, kemiğe kadar inebilir. Böyle yanığı olanlar hemen hastaneye gönderilmelidir. Yanıklarla haşlanmalar; şoka, mikrop almaya, solunum zorluğuna sebep olur.

Yanık ve Haşlanmalarda İlk yardım

  • Küçük bir yeriniz yanmışsa içinde küçük buz parçaları bulunan su dolu bir kovaya sokunuz ya da musluk suyu altına 10 dakika tutunuz.

  • Yanık veya haşlanmış kısımlara elinizi sürmeyiniz.

  • Yanık veya haşlanmış yüzeye temiz bir bez veya pansuman koyunuz.

  • Yanık nedeniyle deride oluşan içi su dolu kabarcıkları sıkmayınız, patlatmayınız.

  • Yanıklı hastayı sakin, ılık bir yerde dinlendiriniz.

  • Yanmış giysileri çıkarmayınız.

  • Yanık üzerine yoğurt, salça, diş macunu sürmeyiniz.

  • Yanık bölgesinde bilezik, künye, yüzük varsa keserek çıkarınız.

  • Asit yanıklarında, giysilerini çıkarınız, bol su ile yıkayınız.

  • Baz yanıklarında, asit yanıklarındaki gibi davranınız.

  • Elektrik sonucu oluşan yanıklar ile büyük yanıklarda hastayı zaman kaybetmeden hastaneye götürünüz.

H. SOLUNUM SİSTEMİYLE İLGİLİ İLK YARDIM

Yaşam için gerekli temiz havanın alınıp kirli hava olarak geri atılmasına SOLUNUM, çeşitli nedenlerle solunum durması haline de BOĞULMA denir.

1. Boğulma nedenleri

  • Solunum yolu; bilinçsiz olarak dilin arkaya gitmesi, başın öne doğru bükülmesi, yabancı cisim, takma diş, ağızda biriken kanın solunum yolunu kapatması veya solunum yollarının yaralanması, ses tellerinin şişmesi gibi nedenlerle tıkanabilir.

  • Çeşitli zehirli gazlar, kafa yaralanmaları gibi nedenlerle santral sinir sisteminin çalışmasının yavaşlaması, suda boğulma ve iple boğulmalar v.b. nedenlerle solunum yavaşlayabilir veya durabilir.

  • Kalp durması, şok durumu, elektrik çarpması, karbonmonoksit zehirlenmesi nedeniyle de solunum durabilir.

  • Göğüs duvarının delici cisimlerle yaralanmaları sonucu da boğulma olabilir.

2. Boğulma belirtileri Duygu ve Bulguları Bunlar boğulmanın derece ve şiddetine göre ikiye ayrılırlar.

a. İlk Safhada Görülenler

  • Baş dönmesi ve halsizlik,
  • Nefes darlığı,
  • Nabız sayısının artması,
  • Kısmi bilinç kaybı,
  • Boyun damarlarında şişme,
  • Yanak ve dudaklarda morarma ile birlikte yüzde kızarma, kan toplanması.

b. Sonraki Safhada Görülenler

  • Dudaklar, burun, kulaklar ve ayak parmakları mavimtırak gridir.
  • Solunum kesik kesiktir veya hiç yoktur.
  • Nabız yavaş ve düzensizdir.
  • Tam bilinç kaybı vardır.

c. Ne Yapmalıyız?

  • Boğulmaya neden olan etken ortadan kaldırılır. (yabancı cisim, ağızda takma diş, sakız v.b)

  • Boyun, çene yere dik olacak şekilde, arkaya bükülür. Çene açılır, dil öne çekilir.

  • Ağızdan ağıza yapay solunum yapılır. Solunum yollarının açılması ilk üç dakika içinde yapılmalıdır, beyin daha fazla oksijensizliğe dayanamaz.

3. Suda Boğulmada İlk yardım

  • Suda boğulma tehlikesi geçiren kişiyi karaya çıkarıp, sırt üstü yatırın.

  • Yakasını, kemerini gevşetiniz.

  • Takma dişini çıkarınız.

  • Ağzının içindeki yabancı cisimleri temizleyiniz. Ağızdan ağıza yapay solunum yapınız. Soluk verdiği zaman kişinin başını yana çeviriniz. Bu hareketi 5-6 kez tekrarlayınız. Böylece; fazla su köpürerek dışarı çıktığı gibi kişiye yeterli solunum da yaptırmış olursunuz.

  • Daha sonra ıslak giysileri çıkarıp battaniyeye sarın,

  • Yutulan suyu çıkartmak için iki elinizle karnı altından tutarak hastayı yukarı kaldırınız. Bu suretle hava yolundaki suların boşalmasına yardım etmiş olursunuz.

4. Ağızdan ağıza Sun'i Teneffüs Metodu

  • Kişiyi düz bir yere sırtüstü yatırınız.
  • Çenesini yukarı gelecek şekilde başını geriye çekerek solunum yollarını açınız.
  • Ağız çevresini temizleyiniz.
  • Çeneye bastırarak ağzın açılmasını sağlayıp, diğer elinizle burun deliklerini tıkayınız.
  • Derin nefes alıp ağızdan ağıza dakikada 12-15 defa üfleyiniz.
  • Göğüs kafesinin yükselip, yükselmediğini kontrol ediniz.
  • Solunum normale dönünceye kadar veya hastaneye ulaştırıncaya kadar işleme devam ediniz.

I. ELEKTRİK ÇARPMASINDA İLK YARDIM

Elektrik çarpması sonucunda kas krampları, kırıklar, sinir felci, solunum merkezinin felci, solunum ve kalbin durması olabilir.

  • Kesinlikle kendinizi tehlikeye atmayınız.

  • Elektrik fişi size yakınsa çekiniz.

  • Sigortayı çıkarınız.

  • Kuru tahta, sopa, ip, deri kemer ya da kuru gazete tomarı ile yaralının elektrik teli ile olan ilişkisini kesiniz.

  • Varsa yanık tedavisi uygulayınız.

  • Bilinçsiz ve soluk alamıyorsa ağızdan ağıza yapay solunum yapınız.

  • Bilinçsiz fakat soluk alıyorsa, şok durumunu önleyiniz, ayaklarını yukarı kaldırınız. Nabız alınamıyorsa kalp masajı yapınız.

  • Bilinçli ve soluk alıyorsa, sakin olarak dinlendiriniz. Kendisine gelince ambulansla hastaneye gönderiniz.

J. ŞOK

Kelime anlamı SARSILMA demektir. Dolaşım sistemindeki kanın çeşitli nedenlerle azalması, hücrelere yeterli oksijenin gelmemesi sonucu ortaya çıkar.

1.Belirtileri

  • Kaza yerinde sessiz, sakin, hiç hareket etmeyen bir yaralının bilinci yerinde olmayabilir.
  • Deri soğuktur ve soluktur,
  • Soğuk ve yapışkan bir terleme görülür,
  • Gözler göz çukuruna batmış şekilde sanki burnu sivrilmiş gibidir.
  • Nabız zayıftır ve hızlıdır.
  • Solunum hızlanmıştır.

2. Yapılması Gerekenler

  • Uygun bir yere sırtüstü yatırınız.
  • Etrafındaki kalabalığı dağıtınız.
  • Az hareket ettirmeye çalışınız.
  • Beynin kan dolaşmasını ve çalışmasını kolaylaştırmak için başta kanama yoksa başı 150-300 aşağı getirip, ayak ucunu 30-40 cm kaldırınız.
  • Yakasını, kemerini, gömleğini gevşetiniz.
  • Solunum yolu tıkanıklığı varsa gideriniz.
  • Gerekirse yapay solunum ve kalp masajı yapınız.
  • Kanaması varsa kanamayı durduracak önlemi alınız.
  • Kırık varsa atel ile tespit yapınız.
  • Soluk almakta güçlük çekiyorsa baş ve göğüs kısmını hafifçe yükseltiniz.
  • Battaniye ile örtünüz.
  • Yaralı bilinçsiz ise katı yiyecek-içecek vermeyiniz.
  • İhtiyaç durumunda dudakları ve dili birkaç damla su ile ıslatınız.

K. BİLİNÇ KAYBI (HİSSİZLİK) VE İLK YARDIM

Bilinç kaybı, beynin çalışmasındaki geçici bir duraklamadır.

Bilinç Kaybında İlk Yardım

  • Yaralı veya hastaya temiz hava sağlayınız ve solunum yollarının tıkanmasını önleyiniz.
  • Solunum bozulmuş veya durmuşsa suni solunum yaptırınız.
  • Hastayı yana yatırınız. (sağa ya da sola)
  • Giysilerinin boyun, göğüs ve bel kısımlarını gevşetiniz.
  • Battaniyeye sarınız, sıcak uygulama yapmayınız.
  • Yiyecek ve sulu şeyler vermeyiniz.
  • Hastayı yalnız bırakmayınız.
  • Mümkün olan süratle tıbbi müdahaleye naklediniz.

L. KIRIKLAR-ÇIKIKLAR-BURKULMALAR

1. Kırıklar

Herhangi bir kuvvet zoru ile kemik bütünlüğünün bozulmasına KIRIK denir. Çeşitleri:

a. Açık Kırık
b. Kapalı Kırık

a. Kırıklarda Genel Duygu ve Bulgular

  • Kırık yerinde ve yakınında ağrı,
  • Dokunmaya karşı hassasiyet,
  • Şekil bozukluğu,
  • Şişlik, morluk,
  • Hareketsizlik ve kuvvetsizlik,
  • Kırık kemiklerin birbirine sürtünme sesi.

b. Kırıklarda Genel Tedavi Kuralları

  • Eğer deride yara varsa üzerine steril bir pansuman ya da mendil koyup sarınız.

  • Yara içinde görülen kemik parçalarını çıkarmaya çalışmayınız. Kanama yapabilir. Damar ve sinirleri yaralayabilirsiniz. O kısmın üzerine steril pansuman koyunuz. Sonra bir bezi simit şeklinde katlayıp delik olan kısmı ortaya gelecek şekilde yerleştiriniz. En üst kısmına kalın pamuk ya da sünger tabakası koyunuz.Sarınız.

  • Kırık olup olmadığını önce elbisesi üzerinden hafifçe elle muayene ederek saptamaya çalışınız.

  • Önce sağlam tarafın, elbise kolunu çıkarınız. Gerekirse elbise yerini dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz.

  • Elle hoyratça muayene etmeyiniz. Kırık yerini oynatmayınız. Ağrı şoka yol açabilir. Kırık kemik uçları damar ve sinirleri yaralayabilir.

  • Kırık uçlarını hareketsiz hale getirmek için kırık yerini tespit ediniz. Kol ya da bacağın her iki yanına kalın karton ya da tahta koyup sargı bezi, eşarp, kravat ya da gömlek parçaları ile sarınız.

  • Tespit için kullanılan karton, tahta gibi gereçler kırık yerini bir üst birde alt tarafındaki eklemlerin ötesine kadar gelecek uzunlukta olmalıdır. Bu araçlara atel adı verilir. Atellerin deriye gelen kısımları pamuk ve bezlerle beslenmelidir.

  • Şok durumuna göre önlem alınız.

  • Kanama varsa bilinen önlemlerle kanamasını durdurunuz.

  • Kırık yerin üzerine havluya sarılı buz torbası koyunuz.

  • Yaralıyı battaniye ile örtünüz. Dinlendiriniz.

  • Yaralı kısmı kalp seviyesinin yukarısına kaldırınız.

  • Kırılan organı hangi durumda bulduysanız o durumda tespit ediniz. Kırığı yerine koymaya çalışmayınız. Gereksiz dokunmalardan kaçınınız.

  • Yaralıyı ambulansla ortopedi ve travmatoloji kliniğine götürünüz.

c. Omurga Kırıklarında İlk Yardım

Çoğu kez yüksek bir yerden düşme ya da trafik kazaları sonucu omurgada kırık ve bazen içinden geçen omurilikte değişik derecelerde yaralanmalar olabilir.

  • Yaralıyı muayene etmeden, belinde ya da boynunda ağrısı, başka bir şikayeti olup olmadığını sormadan döndürmeyiniz. Ayağa kaldırmayınız.

  • Kesin tanı bilinmedikçe belinde ağrısı olan böyle bir yaralıda kırığın da olabileceğini unutmayınız. Kırık olmadığı kesin olarak saptanıncaya kadar kırık var gibi hareket ediniz.

  • Eğer omurgasında bir kırıktan şüpheleniyorsanız, yaralıyı yerinden kaldırmadan altına genişçe bir tahta ya da kapı yerleştiriniz.

  • Baş ve boyunun her iki yanına ayakkabılarını ve katlayarak elbiselerini koyarak boynunun oynamasını engelleyiniz. Eğer elinizde kum torbası varsa onu da koyabilirsiniz. Naylon torba içine kum veya toprak doldurarak kum torbası yapabilirsiniz.

  • Yaralıyı omuzlar, havsala, uyluk, dizaltı ve ayak bileğinin üzerinden geçecek şekilde geniş bezlerle tahtaya bağlayınız. Böyle taşıyınız. Röntgen çekilip kesinlikle kırık olmadığı saptanmadıkça ayağa kaldırmayınız.

  • Aksi durumda kendiliğinden iyi olabilecek bir omurga kırığı, yaralı kişinin kaba muayenesi, ayağa kaldırılması ya da uygun olmayan taşıma koşulları nedeniyle omurilik zedelenmesi olabilir. Bunun sonucu bacaklarda felç, halsizlik, idrarı ve büyük abdestini tutamaması gibi çok önemli sonuçlar doğurabilir.

  • Yara varsa steril pansuman koyunuz.

  • Şok durumuna göre önlem alınız.

  • Ağrısını dindiriniz.

d. Parmak Kırıklarında İlk Yardım

  • Kırık olan parmak altına parmak genişliğinde bir tahta ya da eğer elinde varsa hazır dar bir alüminyum şerit (atel) koyarak sarınız. Gerekirse kırık parmağı; yandaki sağlam parmağa flasterle ya da sargı bezi ile sararak tespit ediniz.

  • Kırık tarafı kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.

  • Kırık yer üzerine buz koyunuz.

  • Parmaktaki yüzük kesilerek çıkarılmalıdır. (yüzük nedeniyle şişlik olur. Yüzük parmağı sıkarak kangrene çevirebilir.)

  • Hastaneye gönderiniz.

e. Ön Kol Kırıklarında İlk Yardım

  • Kazanın olduğu yerde yaralının ceketini çıkarmadan, kırık olan tarafın elini karşı omuza gelecek şekilde kolu göğüs üzerine koyunuz ve göğse sarınız.

  • Ön kolu da üçgen sargı bezi ya da tülbentle boyuna asınız.

  • Eğer elinizde tespit için hazır gereçler (atel) ya da tahta, kalın karton varsa kol ya da ön kolun her iki yüzüne bunları uygulayınız. Gömleğinizden yırttığınız bezlerle, kravat, eşarp ya da sargı bezi ile kırık yerinin yukarısından ve aşağısından bağlayınız.

  • Kolu göğüs üzerine koyup başka bir eşarp ya da üçgen sargı ile sarınız.

  • Ön kolu da üçgen sargı, tülbent ya da eşarp ile boyuna asınız.

  • Kırık yer üzerine buz koyunuz. Bilezik varsa çıkarınız.

f. Kürek ve Köprücük Kemiği Kırıklarında İlk Yardım

  • Kırık tarafın koltuk altına ufak bir pamuk topağı ya da katı bir bez koyup kolu eşarp ya da tülbentle boyuna asınız.

  • Kırık yer üzerine buz koyunuz.

  • Yaralıyı oturur durumda ve ambulansla hastaneye gönderiniz.

  • Eğer üçgen sargı ya da eşarp yoksa yaralı elinizi ceketinizin iki düğmesi arasından içeri sokup aynı taraf ceket eteğini yukarı kaldırıp iğneleyiniz.

  • Bir omuz üzerinden gelen sargıyı (katlanmış bir tülbent) karşı taraf koltuk altından geçirip arkada bağlayınız. Diğer sargı ile yanı işlemi karşı tarafa yapıp arkadan birbiri ile ve ilk sargının uçları ile düğüm ediniz. Bunları yaparken omuzları arkaya doğru çekiniz.

g. Bacak Kırıklarında İlk Yardım

  • Bacakta kırık varsa kaza yerinde yaralının pantolonunu çıkarmaya çalışmayınız.

  • Eğer yara varsa pantolonun dikiş yerinden sökünüz ya da kesiniz. Yara üzerine temiz mendil ya da pansuman koyup üzerinden sarınız. Böylece açık bir kırıkta yaradan mikropların girmesini önlemiş ve kanamanın durmasını sağlamış olursunuz.

  • Eğer elinizde uzun tahta ya da kalın karton varsa uzun olanını dışta ayak bileğinden bele kadar, kısa olanını da iç tarafta ayak bileğinden kasığa gelecek şekilde bacağın her iki yanına yerleştiriniz.

  • Ayak bileğinin üzerinden diz altından ve üstünden gömlek parçası, eşarp, kravat ya da sargı bezi ile bağlayınız.

  • Eğer elinizde tespit için araç-gereç varsa içine katlanmış bez ya da pamuk koyup bacağı yavaşça yerleştiriniz, sonra bunun üzerinden sarınız.

  • Eğer elinizde tespit için hiçbir araç-gereç yoksa kırık olan bacağı sağlam bacağa sararak tespit ediniz.

  • Kırık yara üzerine havluya sarılı buz koyunuz.

  • Sırtüstü yatar durumda ve sedye ile hastaneye gönderiniz.

h. Ayak ve Ayak Bileği Kırıklarında İlk Yardım

  • Kişinin ayağındaki yaraların üzerine temiz bir mendil ya da pansuman koyup sarınız.
  • Yumuşak kare şeklindeki bir yastığın ortasına ayağı yerleştiriniz.
  • Yastığın kenarlarını önde birbirine yaklaştırınız, çengelli iğne ile tutturunuz. Gerekiyorsa üzerinde sargı bezi ile sarınız.
  • Yastık içine koymadan önce havluya sarılı buz uygulayınız.
  • Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.

N. ÇIKIKLARDA İLK YARDIM

Bir eklemi oluşturan kemiklerden bir veya hepsinin birbiri üzerinde yer değiştirerek normal eklem ilişkisinin değişmesine "ÇIKIK" denir. Çıkık ile eklem kapsülü denen eklemi çevreleyen zar bağları da yırtılabilir. Bu ise sık sık çıkıklara, burkulmalara yol açar. Çıkık olan eklemde ağrı, şişlik, hareket sınırlılığı vardır. Çıkık eklemi bükme ile eklemin tekrar eski çıkık durumuna geldiği görülür.

  • Çıkık olan eklemi yerine koymaya çalışmayınız.

  • Kırıkta olduğu gibi çıkık eklemi bir şekilde tespit ediniz.

  • Çıkıktan şüphelendiğiniz zaman eklemde ve onun yanındaki kemiklerde kırığın, eklem bağında yırtığın da olabileceğini unutmayınız.

  • Çıkık eklem üzerinde yarım saat havluya sarılı buz torbası koyunuz.

  • Kalp seviyesinin üzerinde tutunuz.

  • En yakın sağlık merkezine götürünüz.

O. BURKULMALARDA İLK YARDIM

Bir eklemin etrafındaki bağların, eklem kapsülü ve diğer yumuşak doku yapılarını; eklemin normal hareket genişliğinin ötesinde zorlanmasına "BURKULMA" denir. Eklemde şişlik, ağrı, morluk olur. Bu yapılar normalden fazla gerilebilir. Hatta yırtılabilir. Hareketler ağrılıdır.

  • Burkulmuş eklemi hareket ettirmeyiniz.

  • O eklem üzerine yarım saat havluya sarılı buz torbası koyunuz.

  • Burkulmuş ayağınızın üzerine basmayınız. Koltuk değneği kullanınız.

  • Burkulmuş ayağınızın altına 4-5 yastık koyarak kalp seviyesinin üzerine kaldırınız. Burkulmuş yerinizi sarkıtmayınız. Şişlik, kanama ve ağrı olabilir.

  • Burkulma kolunuzda ise kolunuz kalp seviyesi üzerinde olacak şekilde tülbentle kolunuzu boynunuza asınız.

  • Kesinlikle sıcak havlu ya da termofor uygulamayınız. Şişliğin artmasına yol açarsınız.

  • Ovuşturmayınız. O ekleminizi dinlendiriniz.

  • Elastik sargı ile sıkmayacak şekilde sarınız.

  • Parmaklarınızı oynatarak kaslarınızı çalıştırınız. Böylece kasların pompalayıcı etkisi ile şişliğin azalmasına çalışınız.

  • Her burkulmanın altından bir kırık ya da eklem bağı yırtığı çıkabileceğini unutmayınız.

  • En yakın sağlık merkezine götürünüz.

P. EZİLMELERDE İLK YARDIM

Vücudun bir yerine örneğin kol ya da bacağa ağır bir cisim düştüğü ya da çarptığı zaman deri ve altındaki dokular kaslar ezilir. Yırtılabilir, kanama şişlik olur.

  • Elastik sargı sarıp o yerinizi yüksekte tutunuz.

  • O bölgeye havluya sarılı buz uygulayınız.

  • O bölgenizi dinlendiriniz.

R. ZEHİRLENMELER VE İLK YARDIM

Zehirli maddelerin vücuda girmesi sonucu ortaya çıkan duruma ZEHİRLENME denir.

1. Zehirlenme Şekilleri

a. Ağız Yolu İle;

*Gıda zehirlenmeleri, ilaçlarla olan zehirlenmeler, kimyasal madde ile zehirlenmeler, alkol zehirlenmesi.

b. Solunum Yolu İle;

*Karbonmonoksit zehirlenmeleri, diğer zehirli gazlarla olan zehirlenmeler.

c. Deri Yolu İle;

*Zehirli gazlar, böcek öldürücü ilaçlarla olan zehirlenmeler, diğer kimyasal maddelerle olan zehirlenmeler.

2. Belirtiler

  • Ağızda yanma, özel tat, yutkunma zorluğu, bulantı, kusma, karın ağrısı, karın krampı, ishal, halsizlik, baş ağrısı, baş dönmesi ve terleme,

  • Bilinçte değişik derecelerde bozukluk,

  • Solunum ve dolaşımda değişik derecelerde bozukluk, hatta durma,

  • Önemli durumlarda idrar miktarı azlığı hatta hiç idrara çıkamama,

  • Görmede bozukluk, nabızda zayıflama, gözbebeklerinde küçülme, kan basıncında düşme ve havaleler olabilir.

a. Bilinci Yerinde ise;

  • Mümkün olduğu kadar çabuk tıbbi yardım isteyiniz:
    bir ambulans (Tel: 112) çağırınız. Zehirlenmenin nedenini biliyorsanız, haber verirken belirtiniz. Ayrıca Zehirlenmelerde Başvurulacak Danışma Merkezini arayabilirsiniz.

  • Tıbbi yardım ulaşana kadar hasta yalnız bırakılmamalıdır.

  • Kusturarak mide içindekileri boşaltınız.

b. Bilinci Kaybolmuş ise;

  • Yan yatırınız.
  • Baş ve boyunu arkaya çeviriniz, soluk yolunu açınız.
  • Alt çeneyi ve dili öne çekiniz.
  • Gerekirse ağızdan ağıza yapay solunum yapınız.
  • Kalp durmuşsa kalp masajı uygulayınız.
  • Hastaneye gönderiniz.

3. Zehirli mantar, Tütün ve Zehirli Diğer Bitkiler ile Olan zehirlenmelerde İlk yardım

  • Ağızdan bol su içirerek sulandırınız.
  • Parmağınızı zehirlenenin ağzına sokarak kusturmaya çalışınız. Tırnağınız uzunsa hastanın boğazını yaralayabilirsiniz. Tırnağınızı kesiniz.
  • Kusarak çıkarılanı saklayınız. Birlikte hastaneye götürünüz. Böylece zehrin cinsi saptanabilir.
  • Zehirli gıdayı aldıktan sonra 3-4 saat geçmişse müshil vererek dışarı atılmasını sağlayınız.
  • İki üç yemek kaşığı tıbbi kömürü bir bardak su içinde karıştırarak içiniz. Tıbbi kömür zehirleri bünyesinde tutar.
  • Şoku önleyiniz. Hastaneye gönderiniz.

DİKKAT: Genel kural olarak zehirlenen kişiyi kusturmayın; bu kuralın tek istisnası eğer kişi bilinçli ise ve kısa bir süre önce olması "ilaç içimi" söz konusu ise kusturulabilinir.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

26/3/2008 - Temel ilkyardım

Kategori: ILKYARDIM

İLKYARDIM

           

 1- İLK YARDIM TEMEL UYGULAMALARI

 

İlk yardım, beklenmedik bir kaza ya da hastalık sonucu durumu tehlikeye girmiş kişiye sağlık personeli gelince kadar olayın geçtiği yerde eldeki imkan­lar la ilaçsız olarak yapılan girişimler ya da alınan önlemlerdir.

 

İlk yardım için bir ekibin ya da gelişmiş araç ve gereçlerin gerekli olmadı­ğı vurgulanmalıdır, sadece bir ilk yardım çantası kullanılabilinir Hasta/yaralının aldığı ilk yardım daha sonraki gelişimini, hatta bazen yaşa­mını etkileyebileceğinin bilincinde olmalıyız. Dolayısıyla, ilk yardımın doğru bi­çimde yapılması büyük önem taşımaktadır.

 

İlk yardım yaparken temel amacımız, hasta/yaralının durumunun ağırlaş­masını ya da kötüleşmesini önlemektir (yanlış bir hareketin sonucunda durum daha da kötü olabilir). Bunun için, tamamen emin olduğumuz müdaheleleri yapmalıyız.

 

Her şeyden önce, ilk yardımcılar için iki temel noktayı hatırlamalıyız:

 

a) SAKİN OLMAK :

 

Bir kaza sırasında "sinirlerin bo­zulması" ve bunun sonucunda aceleyle, iyi niyetli ancak çoğu za­man yanlış hareketlerde bulunul­ması sık rastlanan bîr durumdur (örneğin, omurga yaralanması olasılığı olan ya da bacağı belirgin olarak kırık olan bir kişiyi gerekli önlemleri almadan hareket ettir­mek gibi). Hızlı ancak sakin ha­reket etmek, sükuneti korumak ve sakinlik hissini diğerlerine ve hasta/yaralının kendisine aktar­mak gereklidir. Sadece bu şekil­de duruma hakim olabilir ve paniği Önleyebiliriz.

  

b) KAZA YERİNDE  YAPILMASI GEREKENLER:

 

Kaza olduktan sonra olayı ve ola­sı sonuçlarını sınırlamaya çalışmak gerekir. Ancak, her durum farklı olduğundan (birbirine benze/en iki kaza yoktur), doğru ve etkili bir iş yapmamızı sağlayan kuralla­rı akılda bulundurmalıyız.

 

            İLKYARDIMDA GENEL KURALLAR (KBK) :

Bu kurallar temel olarak üç tanedir (Şekil 1.1)

1. Olayın geçtiği yerde emniyetin sağlanması (Koruma).

2. Yardım ekiplerinin harekete geçirilmesi (Bildirme).

3.      Hasta/yaralıya ilk yardım yapılması (Kurtarma )

 

 

 

 

 

 

1- Olayın geçtiği yerde emniyetin sağlanması (Koruma) :

 

Bir kaza geliştikten sonra yangın, gaz kaçağı, trafik akışı gibi olaya yol açan tehlike kaynağının devam etmekte olabileceğini unutmayın (Şekil 1.2), Bu ne­denle, kendi güvenliğinizi ve hasta/yaralının güvenliğini dikkate alarak kaza yerinde emniyeti sağlamalısınız. Bazı durumlarda, uygun olmayan hareket­ler yeni bir kazanın gelişmesine ya da var olan kazanın daha da kötüleşmesi­ne yol açabilir. Olay yerinde herhangi bir patlama, yangın v.b. tehlike yoksa hasta/yaralı asla yerinden oynatılmamalıdır.

 

Bir tehlike varsa, kendinizi ve hasta/yaralıyı oradan dikkatlice uzaklaştırın, bu mümkün değilse hasta yaralı tehlike kaynağının yakınından uzaklaştırmaya çalışın.

 

 

 

   ÖNEMLİ :

      Kazaya uğrayan araçların kontak anahtarları kapatılmalıdır.

      Bir  trafik  kazasında  kaza  geçiren  araçları  mümkünse  güvenli  bir yere alınmalı ve güvenli mesafeye uyarı işaretleri konulmaldır. Olay yerinde   sigara içilmesini  önlemelisiniz,  yerlere benzin dökülmüş ola­bilir.

  

Elektrik akımıyla temasta olan bir hasta/yaralıya asla dokunmayın, önce elektrik akımını kesmek ya da hasta/yaralıyı yalıtkan bir nes­neyle elektrik kaynağından uzaklaştırmak gerekir (Şekil 1.3)

       2- Yardım ekiplerinin harekete geçirilmesi (Bildirme) :

            Belirli durumlarda (ör­neğin bir trafik kazasın­da), acil yardım servisleri, Polis, İtfaiye, gibi kurum­ları haberdar etmek gere­kir (bu telefonları rehbe­rin "Gerekli Telefonlar" bölümüne kaydediniz).

 

Hasta/yaralının yanın­da kalın ve yardım iste­mek üzere en yakın tele­fona birini gönderin.  Ancak, haber vermek yeterli değildir, bunu doğru bir şekilde yapmak gerekir.

  

Haber veren kişi her zaman şunları belirtmek zorundadır :

·       Kazanın kesin yeri, yol, kilometre, en yakın yerleşim birimine uzaklık ya da bir şehirde isek sokak, cadde, en yakın binanın nu­marası vb.

·       Kazanın tipi ve durumunu ağırlaştırabilecek koşullar, yolu tıkayan taşıtlar olup olmadığı, yangın tehlikesi, yaralı bulunup bulunmadı­ğı, devrilen elektrik direklerinin olup olmadığı, gaz kaçağı vb.

·        Yaralıların sayısı ve görünüşteki durumları

İsim verilmeli ya da nereden arandığı belirtilmelidir, isimsiz aramalar güven yaratmaz.

Haberi ilettikten sonra yardımın yolda olduğunu belirtmek üzere olay yerine dönülmelidir.

 

3-  Kurtarma (İlk yardım) :

Aynı hasta/yaralıda çeşitli tipte yaralanma bulunabilir ya da yardıma ge­reksinim duyan çeşitli hasta/yaralılar olabilir, bu nedenle, ilk yardım uygular­ken öncelikler sırasına uymak gerekir

Neyi olduğunu henüz tam olarak bilmediğimiz ve da­ha büyük zararlara yol açarak yaralının durumunu daha da kötüleştirebileceğimiz bu aşamada, hasta/yaralıyla ilgili Önlemler açısından elimizden gelen gay­reti göstermeliyiz (Şekil 1.5).

Çeşitli yaralılar varsa, önce ilk bulduğunuzla ya da en çok bağıranla ilgilen­meyin, görünmeyen ya da bilinçsiz durumda yaralıların olabileceğini düşünün (deneyimlerimiz en çok yakınan yaralının genellikle en ciddi yaralı olmadığını göstermektedir).

 

UNUTMAYIN :

Çoğu durumda olay yerinde bulunan ve bazen rahatsızlık verebilen "meraklıların" işbirliğini talep edebilirsiniz. Bu kişilerden yararlanın ve açık talimatlar verin, gerektiğinde kaza yerinin işaretlenmesini, yardım çağırmalarını ya da hasta/yaralıların kurtarılmalarına yardım etmeleri­ni (Örneğin kanayan bir yaraya üzerine baskı uygulanması, yaralının bir örtüyle örtülmesi vb.) isteyebilirsiniz.

  

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

26/3/2008 - Hasta ve Yaralıların Değerlendirilmesi

Kategori: ILKYARDIM

2-BİR KAZA SIRASINDA HASTA/ YARALILAR NASIL DEĞERLE NDİRİLMELİ

 

           Bir hasta/yaralı kurtarırken öncelikler sırası izlemek gerektiğini gördük. Bir kaza yerinde bulunanlarımız, büyük olasılıkla, uygulanan yardımın bir dü­zen gerektirdiğini düşünmüştür (emir veren-hatta çelişkili emirler veren çeşit­li insanlar, yaralıların gereksiz hareketlen, bir manevra uygulandığı sıradaki düzensizlik vb.)  

Bu durumdan kaçınmak için ilkyardıma tarafından hatırlanması kolay bir hareket şeması uygulanması gereklidir. Bu semayı "Hastanın İlk Değerlen­dirmesi" olarak adlandırıyoruz. 

Bir hasta/yaralının ilk değerlendirmesi, yaşam bulgularının ve durumunun genel bir değerlendirmesini içerir. Bu değerlendirme, her durum için girişim­deki önceliklerimizin belirlenmesini ve gerekli önlemlerin alınmasını sağlar.

 

Olay yerinde yapılması gereken değerlendirme iki aşamadan oluşur :

 

1- İLK DEĞERLENDİRME

2- İKİNCİ DEĞERLENDİRME

  

1-   İLK DEĞERLENDİRME

§                                 Hasta/yaralının yaşamı açısından acil bir tehdit oluşturan durumların belir­lenmesi amacıyla yapılır ve aşağıda sıralanan noktalar hızla gözlenir.

§                                 Bilinç durumu, Özellikle hasta/yaralını n bilinç durumu, soru sorularak yada dokunarak değerlendirilir.

§                                 Solunum yolu açıklığı sağlanmalıdır.

§                                 Solunum, bak dinle hisset yöntemiyle değerlendirilir.  Eğer solunum yoksa yapay solunum yapılmalıdır.

§                                 Kan dolaşımı, şah damarından  3  parmakla 5  saniye süre İle nabız alınmaya çalışılarak yapılır.

§                                 Ağır kanamaların (hemorajilerin) varlığı, varsa hemen durdurulmalıdır.

    Şekil 2.1' de bu aşamaları sırasıyla görüyoruz.

 

 2-  İKİNCİ DEĞERLENDİRME: 

Yaşamsal fonksiyonların devamını sağladıktan sonra hasta/yaralının diğer yaralarıyla (kanama, yanıklar, kırıklar vb.) ilgilenebilir ve olası kapalı yaralarını araştırabiliriz.

Bunun için hasta/yaralıyı baştan aşağı sırasıyla ayrıntılı olarak inceleriz (Şekil 2.2). Ne olup bittiğini öğrenmek bizim için çok yararlı olacaktır. Bunun için ka­za yerindeki tanıklara sorular sorabiliriz ya da hasta/yaralının kendisiyle ko­nuşabiliriz (bize anlattığı her şeyi dinleriz, özellikle durumuyla ilgili anlattıkla­rı önemlidir. Bir yeri ağrıyor mu, kıpırdayabiliyor mu? ya da bir uzvunu hissedebiliyor mu? vb).

 

 

            Her aşamada hasta/yaralıyı sakinleştirmeli, amacımıza ve her zaman dikkatle gerçekleştirdiğimiz manevralarımıza ilişkin bilgi vermeliyiz.

 

İkinci değerlendirme için eylem şeması aşağıdaki gibidir :

 

a) Baş

 

·        Kafa derisi ve yüzde yaraların varlığı araştırılır.

·        Burun veya kulaklardan kan gelip gelmediğine bakılır, bu kafatası kırık­
larına ilişkin bir belirti olabilir.

·        Göz ve çevresinde yaraların bulunup bulunmadığına bakılır.

·        Yüz incelenir (soluk, soğuk ve terli bir deri şoku düşündürür).

 

b) Boyun

 

·      Çok hassas bir bölgedir. Hasta/yaralının göstereceği en küçük bir ağrı belirtisini gözeterek azami dikkatle davranın. Eğer hareket ettirmeniz gerekiyorsa, baş-boyun ve gövdeyi aynı hizada tutarak hareket ettirin.

·        Şahdamarı nabzına bakın (vuruların sıklığı, boyutu vb).

·        Boyun çevresindeki giysileri gevşetin.

 

c) Göğüs (toraks)

 

·        Yaraların ve/veya kırık kuskusu uyandırabilecek şekil bozukluklarının varlığını araştırın.

·        Solunum hareketlerini ve solunum zorluğu bulunup bulunmadığını de­ğerlendirin.

·        Ağrı bulunup bulunmadığını sorun, varsa yerini belirleyin.

 

d) Karın

 

·        Yaraların bulunup bulunmadığına bakın.

·        Ağrı olup olmadığını sorun, varsa yerini belirleyin.

·        Karnın sert mi yoksa yumuşak rnı olduğuna dikkat edin.

·        İç organ yaralanması olasılığını göz önünde bulundurun.

  

e) Kollar ve bacaklar (ekstremiteler)

 

·        Hasta/yaralıyı mümkün olduğu kadar az hareket ettirerek yaralar, ka­nayan yaralar, şekil bozukluğu (deformiteler), kızarıklık vb bulunup bulunmadığını görmek için kolları ve bacakları inceleyin (her iki kolu ve bacağı karşılaştırmak çok yararlı olacaktır).

·        Bir omurilik yaralanmasını ayırmak için kollarını ve bacaklarını hissedip hissetmediğini (deriyi çimdikleyerek) ve hareketliliğini (hasta/yaralıdan el ve ayaklarını oynatmasını isteyerek) araştırın.

  

·        ÖNEMLİ :

 

Söz edilenlerin yanı sıra kişinin örneğin şeker hastası, herhangi bir maddeye karşı alerjik ya da kanama hastası olduğunu, bir ilaç te aavısı gördüğünü ya da organlarını bağışladığını gösteren bil­gilendirici bir kart, bilezik ya da kolye gibi bir tıbbi uyarı ta­şıyıp taşımadığını an­lamak için araştır­mak uygun olacaktır (Şekil 2.3).

 

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

13/3/2008 - CANLANDIRMA - TEMEL YAŞAM DESTEĞİ

Kategori: ILKYARDIM

3- TEMEL YAŞAM DESTEĞİ (CANLANDIRMA)

İnsan vücudu ve özellikle beyin yaşamak için mutlaka oksijene ve besin­lere gereksinim duyar. Besin maddelerinin aksine oksijen depolanamaz, bu nedenle solunum yoluyla sürekli hava almamız gerekir.

Akciğerlere ulaşan oksijen, kalbin vurulan sayesinde dokulara oksijeni ta­şıyan kana geçer. 

Bu nedenle, solunum ve kan dolaşımı iki yaşamsal işlevdir. Bu işlevlerin etkilenmesi ya da durması, yasamın devamı açısından acil bir sorun oluşturur. Beyin hücreleri oksijen almadan 3-5 dakika dayanabilir. Dolayısıyla, beyin hücrelerinde geriye dönüsü olmayan bir hasar gelişmeden önce bu süre için­de solunumun ve kan dolaşımının düzeltilmesi gerekir.

Solunumun durmasına yol açan nedenler çok çeşitlidir, havasızlıktan bo­ğulma, boğulma, soluk borusunun tıkanması, elektrik şoku, ilaçlarda dozaşımı, zehirli madde solunması gibi durumlar sonucunda solunum duracaktır (Şekil 3.1). 

Solunumun durduğu andan itibaren kalp birkaç dakika (2-5 dakika) daha atmaya devam eder. Bu süre sonunda solunum yeniden başlarnamışsa (yapay olarak ya da kendiliğinden), kalp de oksijen eksikliğinden etkilenerek dura­caktır.

Kalp krizi, elektrik şoku gibi bazı durumlarda önce kalp durur, ancak ar­dından hemen (15-30 saniye sonra) solunum da durur.

Tüm bunlar göz önüne alındığında, bilinçsiz bir kişinin soluk alıp almadı­ğının nasıl anlaşılacağı ve solunumun ya da kalbin durduğu durumlarda ne yapılacağını bilmek önemlidir.  

YAPILMASI GEREKENLER :

         Önceki bölümde gördüğümüz gibi, bir hasta/yaralıyı incelerken yaşam için tehdit oluşturabilecek durumların belirlenmesi önceliklidir. Yani bilinç du­rumu, solunum ve kan dolaşımı değerlendirilmelidir.

   İlk değerlendirmeyi yaparken "Temel Yaşam Desteğinin ABC'si" olarak adlandırılan aşamaları sırasıyla izlemek gerekir.

 

BİLİNÇ DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ

SOLUNUM YOLUNUN AÇILMASI (A)

SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ (B)

DOLAŞIMIN DEĞERLENDİRİLMESİ (C)

  

         BİLİNÇ DURUMUNUN DEĞERLENDİRİLMESİ:

         Hasta/yaralının bilinçli durumunu anlamak için onunla konuşun, yu­muşak bir şekilde omuzlarından sarsın ya da hafifçe çimdikleyin (Sekil 3.2):

     Eğer hasta/yaralı uyarılarımıza yanıt verirse (konuşursa, yakınırsa, in­lerse ya da kıpırdarsa). Ne olduğunu sorun, kanama ve/veya sok belirtilerini arayın ve ola­ yaralan belirlemek için ikinci değerlendir­meyi gerçekleştirir.

      Eğer herhangi bir ya­nıt vermiyorsa bilinç­siz demektir. Bu du­rumda yardım iste­mek ve hızla, solu­numa, dolaşıma bak­mak gerekir. Solunu­mu ve nabzı varsa güvenli yan pozisyon verilmelidir.

ÖNEMLİ

Eğer yalnızsanız, yardım istemek için hasta/yaralı hiç bir zaman tek başına bırakmayın, yaklaşan ilk kişiden yardım getirmesini isteyin.

 

            SOLUNUM YOLUNUN AÇILMASI (A)

Bilinçsiz bir hasta/yaralı, özellikle ağzı yukarıya gelecek şekilde sır­tüstü yatıyorsa, dil gevşeyip aşağı düşebilir ve akciğerlere hava girişi­ni zorlaştırabilir ya da engelleyebi­lir. Ya da hasta/yaralının ağzında tıkanmaya neden olan yabancı cisim yiyecek v.b. olabilir bu neden­le ağız İçi kontrol edilerek temi­zlenmelidir (Şekil 3.3a).

Daha sonra, bilinçsiz bir kişinin nefes alıp almadığını görmek İçin bir elimizle başını arka/a doğru yatırırız böylece dili yukarıya doğru çekilerek hava girişine izin veririz (Şekil 3.3b).

 Bu, başı arkaya doğru yatırma ma­nevrası "hava yolunun açılması" olarak adlandırılır.  

SOLUNUMUN DEĞERLENDİRİLMESİ (B)

Hava yolunun açıklığını koruyarak, hasta/yaralının nefes alıp almadığı­nı kontrol edin, göğsünün inip kalkıyor mu bakın, soluğunu dinleyin ve ağzı, burnundan havaçıkıp çıkmadığını hissetmeye çalışın (Bak, dinle, hisset) (Şekil 3.6).            

Eğer hasta/yaralı nefes alıyorsa, güvenli yan pozisyon vermek gerekir. Bu pozisyon, dilin hava yolunu tıkamasını önlemeye yöneliktir. Salgılar ya da kusmuk bu pozisyonda ağızdan çıkabilir ve hava yolunun ağızda biriken salgılarla tıkanması önlenir {Şekil 3.7 - 3.10)

Eğer hasta/yaralının nefes almıyorsa, akciğerlerin oksijenlenmesini sağ­lamakamacıyla hemen "ağızdan ağıza solunum" yöntemiyle yapay (su­ni) solunuma başlamak gerekir. Ağızdan ağıza solunum etkilidir, çünkü her soluk alıp vermede akciğerlerimizden çıkan hava, solunumu dur­muş bir kişiye yetecek kadar oksijen içerir {yaklaşık % 16, soluduğu­muz havadaki oksijen oranı ise % 21'dir).

AĞIZDAN BURUNA SOLUNUM TEKNİĞİ

Eğer ağzınızı h asta/y aralının ağzının çevresine sı­kıca yerleştirmekte zorlanıyorsanız ya da ağızdan agıza solunumu zorlaştıracak yaralar bulunuyor­sa, "ağızdan buruna" yöntemiyle yapay solunum uygulanabilir.

Bu tekniğin uygulama aşamaları "ağızdan ağıza" solunum yöntemiyle aynıdır, yalnız burada hasta/yaralının ağzını kapatır ve havayı burnun­dan üfleriz (Şekil 3.14b).

 

              ÖNEMLİ:

          Eğer hasta/yaralının göğsü kalkmıyorsa (üflediğinizde havanın gir­mekte zorlandığını hissedebilirsiniz), başının iyice arkaya yatırılmış olup olmadığını ve burnu doğru bir şekilde sıkıp sıkmadığınızı kont­rol edin ve ağzınızı hasta/yaralının ağzını iyice kapatacak şekilde yerleştirerek tekrar deneyin.

*          Tüm bunlara rağmen hala hava girmiyorsa, muhtemelen hava yolu­nu tıkayarak havanın geçişini engelleyen bir yabancı cisim vardır. Bu durumda hava yolunu açmak için "Heimlich manevrasını" uygula­yın.

  

DOLAŞIMIN DEĞERLENDİRİLMESİ (C)

  

Bu bölümün başında gördüğümüz gibi, solunum ve kan dolaşımı büyük Ölçüde bağlantılıdır. Bu nedenle, bir kişinin dolaşımı durmuşsa, kalbinin atıp atmadığına bakmamız gerekir ve bu değerlendirmeyi "şahdamar nabzı'na bakarak yaparız.

Şahdamar nabzını aramak için, hasta/yaralının gırtlak çıkıntısından bir­kaç santimetre yukarıya, yana doğru 3 parmağımızı kaydırıp burada şahdamarın vurularını hissederiz, bunun için parmaklarımızı 5 saniye burada tutmamız gerekir

 Eğer hasta/yaralının şahdamarı nabzı alınmıyorsa, bu kalbinin dur­durduğu anlamına gelir ve "dış kalp masajı" yapmaya başlanmalıdır.

Bu teknik, kalbin omurga ve göğüs kemiği arasında bastırılarak kanın pompalanmasını sağlamak amacıyla göğüs kemiğinin alt kısmına rit­mik bîr basınç uygulanmasından oluşur. 

Basınç her gevşediğinde, kalp kanla dolar ve bu şekilde dolaşımı ya­pay olarak sürdürmek mümkün olur (Şekil 3.15).

 

          ÖNEMLİ:

 

Ağızdan ağıza yapay solunum tekniği gibi harici kalp mesajının da, yetkin eğiticilerin gözetiminde bu amaçla hazırlanmış mankenler üze­rinde çalışılması gerekir. Bu teknikleri hiçbir zaman normal koşullarda insanlar üzerinde denemeye kalkışmayın, zarar verici olabilir.

Dış kalp masajını gerçekleştirmek için önce göğüs kemiği üzerinde doğru basınç noktasını saptamak gerekir, bunun için:

1.                              Bir elin işaret ve orta parmaklan/la kaburgaların alt sınırını saptayın ve parmaklarınızı Kaburgaların birleştiği noktaya, göğüs kemiğine doğru hareket ettirin (Şekil 3.16 ve 3.17).

                  Daha sonra parmaklarınızı göğüs kemiğinin alt ucuna koyun diğer elinizin topuğunu parmakların bitimine yerleştirin (Şekil 3.18).

                Diğer elinizi bu elin üzerine yerleştirin ve basıncın parmaklar kaburgalara değmeden yalnızca elin topuğu ile uygulanmasını sağlayacak şekilde parmaklarınızı birbirine geçirin (Şekil 3.15).

DIŞ KALP MASAJI TEKNİĞİ:

 

1-Omuzlarınız tam hasta/yaralı­nın göğüs kemiği hizasında ve kollarınız dik olacak şekilde ken­dinizi dik tutun. 4-5 santim bas­tıracak şekilde (Yandan bakıldı­ğında göğüs yüksekliğinin 1/3 kadar) dirseklerinizi kırmadan sert bir bası uygulayın ve elleri­nizi kaldırmadan basıncı gevşe­tin. 15 kez basınç uygulayın ve ritmi tutturmak İçin "bir ve İki ve üç ve" diyerek sayın (Şekil 3.19).

2-15 kez basınç uyguladıktan son­ra hasta/yaralının başına geçin ve başını arkaya doğru yatırarak "ağızdan ağıza" iki solunum uy­gulayın (Şekil 3.20).

3- Ağızdan ağıza iki solunumun ar­dından 15 kalp masajı daha uy­gulayın ve uygulamayı böylece sürdürün (Şekil 3.21).  Hasta/yaralının nabzının atıp atmadığını görmek için her 4 siklüsta bir (bir sîklüs = 2 solu­num + 15 kalp masajı) kontrol edin.

4- Hasta/yaralının nabzı yeniden alınmaya başladığında yapay so­lunuma  ile devam edin.

5- Kendiliğinden solunum başladı­ğında, hasta/yaralının yan gü­venli pozisyona getirin

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

13/3/2008 - canlandırma

Kategori: ILKYARDIM

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

13/3/2008 - SOLUNUM YOLU TIKANMASINDA İLKYARDIM

Kategori: ILKYARDIM

4- SOLUNUM YOLLARI TIKANMASI

Büyük olasılıkla hepimiz bir tıkarına olayı görmüş ya da yaşamışızdır. Ye­tişkinlerde soluk borusunun en sık rastlanan tıkanma nedeni yemektir, 1 ve 3 yaş arasındaki küçük çocuklarda ayrıca bozuk para, düğme, bilye, küçük oyuncak parçalan, çengelli iğne vb. gibi cisimler de soluk borusuna kaçabilir.

Olguların çoğunda vücudun hemen verdiği sa­vunma yanıtı öksürüktür. Bu yolla, yabancı çişimi dı­şarı doğru sürüklemek amacıyla hava şiddetle dışa­rı verilir. Ancak, bazen ci­sim boyutları nedeniyle bo­ğazda sıkışır kalır. Bu du­rumda hasta/yaralı öksüremez, konuşamaz ve en kö­tüsü nefes alamaz. 

Bu korkutucu bir du­rumdur, tıkanan kişi İçgü­düsel olarak elini boğazına götürür. Bu durum tam tıkanma olduğunu gösterir (Şekil 4.1). 

         Bir tıkanma olayında iki durumda karşılaşabiliriz:

  

A.     Solunum yollarının kısmen tıkanması:

 Kişi öksürebilir, zorlukla olmakla birlikte konuşabilir ve nefes alabilir. Bu durumda onu kuvvetle öksürmeye teşvik edin, öksürük solunum yolunu tıkayan bir yabancı cismi dışarı atmak için yararlanabileceğimiz en etkili yoldur. 

      DİKKAT: Soluk borusu tıkanmış olan ve öksüren bir yetişkinin sır­tına asla vurmayın, yabancı cisim daha derine kayabilir, durumu kötüleştirebilir. Öksürmesini sağlayın! (Şekil 4.2).

 

B. Solunum yollarının tam tıkanması :

Bu durumda, kişi ellerini boğazına götürecektir, yüzü ve dudakları moraracak ve eğer tıkanma hızla giderilmezse, akciğerlerde beynin canlılığını korumak için gereksinim duyduğu oksijen alınamayacak ve kişi bilincini yitirecektir (Şekil 4.1). 

Hemen "Heimleich manevrası"na başvururuz. Bu manevranın amacı diyaframın kuvvetle kasılarak akciğerleri sıkıştırmasıdır. Böylece akci­ğerlerde kalan artık hava dışarı çıkarken yabancı cisim de yukarı doğ­ru itilecektir.   

 

   HEIMLICH MANEVRASINI UYGULAMA TEKNİĞİ (BİLİNCİ YERİNDE KİŞİLERDE):

 

1- Oturan ya da ayakta duran hastanın arkasına geçerek onu kucaklarız ve ellerimizden birini yumruk yaparak (başpar­mak içe gelecek şekilde) göbeğin üzerinde mide hizasına yerleştiririz, diğer elimizi de yumruğumuzun kadar 5-7 kez tekrarlarız.

 2- Bu durumda iken içe kendimize ve aynı anda yukarı doğru bastırırız, sert hareketlerle cisim hasta/yanlının ağzından çıkıncaya üzerine koyarız (Şekil 4.3).

 

Ağızdan ağıza yöntemiyle yapay solunumdan söz ederken bilinçsiz ve so­luk almayan bir  hasta/yaralıya hava vermeye kalkıştığımızda havanın akciğer­lerine girmeyebileceğini görmüştük. Eğer hasta/yaralıya baş çene pozisyonu verildiği halde hava girmiyorsa, solunum yollarında tam bir tıkanma düşünme­miz gerekir. 

Bu durumda, Heimlich manevrasını hasta/yaralı yerde yatarken gerçekleştiri­riz (bilinçsiz olan hastanın ağırlığını taşırken aynı anda manevrayı gerçekleştir­mek zorunda kalmayız).

  

   BİLİNÇSİZ BÎR KİŞİDE HEIMLICH MANEVRASININ UYGULANMASI: 

1-  Hastanın başını yana eğeriz ve ata biner gibi özerine yerleşiriz (Şe­kil 4.4).

2- Bir elimizi yumruk yaparak göğüs kemiğinin ucu ve göbek arasına yerleştiririz, kollarımızı gergin tutarak diğer elimizi de yumruğu­muzun üzerine koyarız.

3- Yabancı cismi çıkarmayı başarana kadar kuvvetli bir şekilde bastır­ma hareketlerini sürdürürüz. Eğer çıktığını görmezsek, 5-7 bası­da bir yabancı cismin orada olup olmadığına bakmak için hastanın ağzım kontrol ederiz.

            Heımlich manevrası şişman kişilerde etkili değildir ve gebelerde bebeğe zarar verebilir. Bu durumlarda, h asta/yararı l inin durumuna göre göğüs kemiğinin alt yarısına bastırırız.

Tam tıkanma durumunda yeni doğanda ve 1 yaşından küçük bebeklerde de önerilmez ( iç organ lezyonlarına yol açabilir). Bu gibi durumlarda, bebe­ği dizlerimizin üzerinde yüzü koyun yatırırız ve sırtına, kürek kemiklerinin arasına avuç içi ile güçlü bîr şekilde dört kez vururuz. Gereken durumlarda, yabancı çişimi çıkarmayı başarana kadar vuruşları tekrarlarız. Bu yöntemi, beş vuruşta bir iki göğüs basısı uygulamasıyla birleştirebiliriz (Şekil 4.5).

TIKANMAYI ÖNLEMEK İÇİN ÖNERİLER:

Yemeğinizi küçük lokmalar halinde çiğneyerek yiyin

Ağzınızda yiyecek varken konuşmamaya çalışın

Küçük cisimleri ya da küçük parçalara ayrılabilen oyuncakları çocuk­ların erişebileceği yerde bırakmayın

Bebekleri her emzirmeden sonra dik tutarak gazının çıkmasını sağlayın

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

13/3/2008 - Solunum Yolu Tıkanması

Kategori: ILKYARDIM

 

 

 

 

 

 

 

 

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/3/2008 - KANAMALAR'DA İLKYARDIM

Kategori: ILKYARDIM

5- KANAMALARDA NE YAPILMALI?

  

Kan, onu tüm vücuda taşıyan ve büyük bir boru hattına benzeyen karma­şık bir sistem oluşturan damarların (atardamar, toplardamar ve kılcaldamarlar) içinde dolaşır.

Kan damarlarından birinin bütünlüğü bozulduğunda kan dışarı çıkar ve ka­nama gelişir (Şekil 5.1 ve 5.2a).

Kanamalar kanın rengine göre ayırt edilmeye çalışılır. Atardamar kanama­larında parlak kırmızı, toplardamar kanamalarda ise koyu kırmızıdır. Aslında, pratik açıdan kanın yaradan nasıl aktığına dikkat etmek çok önemlidir, Atardamar kanamalarında kan kalbin atışlarına denk gelen vurular ile çıkar, "baloncuklar" içerir. Toplardamar kanamalarında bir musluğun akışı gibi sü­rekli olarak akar. Kapiller kanamalarda ise yaranın üzerinde birden çok ka­nayan noktalar halinde sızar.

Kanamayı bir yarada gördüğümüzde (örneğin bir yerimiz kesildiğinde) bu dış kanama, vücudun içinde kaldığı için (örneğin, karına gelen şiddetli bir dar­beden sonra) kanamayı gözle görmediğimiz durumlarda ise iç kanama ola­rak adlandırılır.

Kanamalarda, kan kaybı mümkün olduğu kadar çabuk kontrole alınmalı­dır. Unutmamamız gerekir ki kanama, küçük miktarlarda olsa bile herşeyi le­keleyerek korkutucu bir görüntü oluşturur ve Önemli bir durum varmış izle­nimi verir.

 

YAPILMASI GEREKENLER:

1-Hasta/yaralıyı yatıştırın, onunla konusun (ona ne olduğunu sorun).

2-Olay yerinin ve kendi emniyetinizi sağlayın, hasta/yaralının kanamaya ne­den olan tehlikeden uzakta olduğundan emin olun. Örneğin hasta/yaralı cam kırıklarının olduğu yerde kalırsa bu, yeni kanamalara yol açabilir {Şekil 5.3).

3- Hasta/yaralının ayakta durmasından kaçının. Bayılıp yere düşebilir ve yaralanabilir. Bu da yeni yaralanmalara yol açabilir. 

4- Hızlı davranın, yaranın üzerine elinizle bası uygulayın. Mümkün olduğu kadar çabuk yaranın üzerini gazlı bez ya da temiz bezlerle örtün (eşarp­lar, peçete, küçük havlular vb. temiz olduğu sürece işe yarayabilir).

Basıyı yaklaşık 10 dakika süreyle uygulayın. Bu, kanamaların çoğunu dur­durmak için yararlı olacaktır (Şekil 5.3).

5- Kanama kol ve bacaklarda ise, kanın yaraya ulaştığı basıncı azaltmak ama­cıyla kalp seviyesinin üzerinde tutarız (bunu yapmaya çalışırken hasta/yaralı ağrı duyarsa kırık olasılığı vardır çekmeyiniz).

6- Kanamanın doğrudan bası uygulamasıyla durmadığını görürseniz tıbbi yardım iste/in. Bunun için, hasta/yaratıdan yaraya bası uygulamayı ken­disinin sürdürmesini isteyin. Bu mümkün değilse, yarayı sıkı bir bandajla sarın (Şekil 5.4). Böylece yardım istemek için elleri­niz serbest olacaktır. Bandaj yoksa temiz kumaş parçaları, eşarplar vb. gibi malzeme­leri yarayı tamponladığınız bez üzerinde bağlayarak bir bandaj oluştu­run

 ÖNEMLİ:

Yaraya doğrudan bası uygularken, kullandığınız pansuman malzemeler. Oluşan kan, pıhtısını koparıp kanamayı artıraca­ğından bunları kal­dırmayın. Bunun yerine üzerine ye­nilerini koyun ve bastırmaya devam edin (Şekil 5.5).

  

İÇ KANAMA

 

           Bazı durumlarda, dışta asgari kanama işareti görülse bile önemli bir kan kaybı gelişebilir. Bu durum bir İç kanamayla karşı karşı/a olduğumuz anlamı­na gelir.

Bu tür kanamalarda tehlike kanamanın saklı kalıp dışarı/a çıkmamasından (görülmemesinden) kaynaklanır, saptanması güçtür. Normal olarak şiddetli bir darbeden sonra gelişir. 

Bu nedenle, şiddetli bir darbe aldıktan sonra görünürde dış kanama belir­tisi olmayan, ancak aşağıdaki belirtilerin bulunduğu kişilere (özellikle çocuk­larda) özel bir dikkat göstermek gerekir.

·        Solgun, soğuk ve terli bir cilt (özellikle yüzde)

·        Zayıf ve hızlı nabız

·        Hızlı ve yüzeysel solunum

·        Yavaş yavaş uyku haline dönüşen tedirginlik ya da endişe 

 Bu belirtiler önemli dış kanamalarda da gözlenebilir ve hasta/yaralının ge­nel durumunda bir ciddiyete işaret eder. Bu durum şok olarak adlandırılır, bu gibi durumlarda hasta/yaralının üstü örtülmeli ve yaldan 30 cm hafifçe yuka­rı kaldırılarak yatırılmalıdır. Bu durumda 112 aranarak hasta/yaralın m bir sağlık kuruluşuna nakli sağlanmalıdır (Şekil 5.6).

Özel dikkat isteyen bir durum da burun kanamalarıdır. Çocuklarda çok sıktır ve kendiliğinden ortaya çıkabilmekle birlikte genellikle doğrudan yüze gelen darbelere ya da yaralanmalara (Örneğin top çarpması) bağlıdır.

Durmasını kolaylaştırmak için baş ve işaret parmaklan yardımıyla burun kanatlarını burnun yumuşak kısmını burun bölmesine doğru bastırmak gere­kir. Bu sırada hasta/yaralıdan başını öne eğmesi ve ağızdan nefes alması isten­melidir. Bası 10 dakika boyunca uygulanmalıdır (Şekil 5.7).

Başın arkaya yatırılması önerilmez. Çünkü burun ve ağız bağlantılı oldu­ğundan hasta/yaralı kendi kanını yutacaktır, bu da rahatsızlık yaratabilir ya da mide bulantısına yol açabilir. Ayrıca, oluşan pıhtı bozulabileceğinden, kanama­nın durması için yeterli süre geçmeden burun sümkürülmemelidir.

 

UNUTMAYIN:

Kafa bölgesine alınan şiddetli bir darbeden sonra burun ya da kulak­tan kanama bir kafatası kırığı belirtisi olabilir. Özellikle hasta/yaralı bilinçsiz ise ve gözlerinin ya da kulaklarının çevresinde morluk var­sa, bu durum dikkate alınmalıdır.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/3/2008 - Kanamalar

Kategori: ILKYARDIM

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

11/3/2008 - YARALAR, KESİKLER, SIYRIKLAR' IN TEDAVİSİ

Kategori: ILKYARDIM

6- YARALAR, KESİKLER VE SIYRIKLAR

 

Vücudumuzu örten derinin işlevlerinden biri, mikropların geçmesini engelleyerek koruma sağlamaktır.

Derinin bütünlüğü bozulduğunda, bir yaralanmadan söz edilir, bu bir dar­be, düşme, bir kesik vb. sonucu olabilir. Derinin bütünlüğünün bozulmasıyla koru/ucu engel İşlevi yitirilir ve mikroplar için bir giriş kapısı oluşur. Mikrop­lar bu yolla vücuda girerek enfeksiyon tehlikesi oluşturabilirler.

Bir yaralanma olduğunda, vücut kendini onarmaya çalışır, nedbe oluşumu ile deri bütünlüğünü yeniden kazanır.

Olağan bir durumu gözümüzün önüne getirelim, evin küçüğü dizinde bir yara ile eve geldi ve bisikletten düştüğünü söyledi (Şekil 6.1).

 

Yaraya "ilk yardım" için bir dizi aşamayı izlememiz gerekir :

1- Öncelikle, kullanacağımız malzemeyi hazırlamalı ve el altında bulundurma­lıyız. Gazlı bez, su, plasterler, makas vb.

2- Yarayı temizlemeden Önce ellerimizi su ve sabunla yıkamalı, daha sonra alkolle ovmalıyız. Böylece, yaraya dokunduğumuzda mikrop bulaş­tırmaktan kaçınmış oluruz (Şekil 6.2).

3- Eğer yara biraz kanıyorsa, bir süre kanın sızmasına izin veririz. Eğer ol­dukça fazla kanıyorsa, kanamanın durmasına yardımcı olmak için doğru­dan yaranın üzerine bastırırız (Şekil 5.3).

4-Kirli yaralan bolca sabunlu su dökerek yıkarız, böylece yaradan mikropları uzaklaştırın iş olunur (Şekil 6.3).

5- Yarada küçük yabancı cisimler (toprak, küçük taş parçalan, cam vb) bulu­nup bulunmadığına bakarız. Bunlar gevşek bir şekilde ise dikkatle gazlı bez yardımıyla uzaklaştırırız. Buna karşılık, yaranın içine saplan misi arsa, çı­karmaya çalışmayız (bir damara girmiş ve saplanmış bir cam parçası bir tı­pa işlevi görerek kanın akmasını önleyecektir. Bunu çıkardığımız takdirde başka zarar verebiliriz).

         6- Daha sonra yarayı kirletmemek için merkezden çevreye doğru gazlı bez ile sileriz (Şekil 6.4).

7-Yara üzerine her hangi bir ilaç yada pomad sürmeyiz.

8- Normal olarak, yarayı kapatmadan havayla temasını sağlarız. Ancak, yarayla oynama eğiliminde olan kü­çük çocuklarda, yaranın yapışkanlı pansumanlarla (plasterler) ya da bir bandajla kapatılması önerilir.  

9- Eğer yarayı kapatırsak, enfeksiyo­nu (yaranın kızarması, şişmesi, ağrı ve iltihap) önlemek için pansumanı 24/48 saatte bir yenilemeliyiz.

10-Gazlı bezi yaranın üzerinden kaldırmaya çalışırken yapışmış olduğunu görürsek, ılık suyla ıslatmalıyız.genellikle kirli ortamlarda oluşan yara mevcut olan bir tehlike, ölüme yol tanoz tehlikesidir. Çocuklar okul cağlarında ve yaş) standart bir aşılama çizelgesine uygun olarak aşılanır, 5 yılda bir aşının tekrarlanması gerekir (rapel). Her yaralanmada, bir kuşku varsa doktora baş vurulması önerilir.  

       11- Bir yaraya birkaç dikiş (sütür) atılması gerekiyorsa (genellikle yara ne kadar büyükse, dikiş gereksinimi o kadar fazla ola­caktır) ya da çok kirli, kötü ya da düzensiz bir görüntüsü var­sa, çok fazla dokunmadan te­miz pansuman malzemeleri ile kapatır ve tespit ederiz, uygun koşullarda bakım yapılması için bir sağ­lık kuruluşuna başvururuz.

YARALARDA HİÇBİR ZAMAN KULLANILMAMASI GEREKEN MALZEMELER :

    Pamuk, kağıt mendil ya da peçete, lif bırakır ve kolayca dağılırlar, yaraların etrafına yapışarak infeksiyon tehlikesi doğururlar.

    Alkol, iyot vb. güçlü dezenfektanlar yarayı yakarlar.

    Antibiyotik içeren merhemler ya da tozlar, pudralar, hastanın bunlara karşı alerjisi olabilir ve yara iyileşmesini geciktirebilir.

 

UNUTMAYIN:

          Yaralanmalarda göz önüne alınması gereken bir tehlike, sıcak iklimler­de toprakta, hayvan dışkılarında, hatta bazen insan dışkısında bile bu­lunabilen tetanoz mikrobunun bulaşmasıdır. Bu nedenle, koruyucu aşılama özellikle önem taşımaktadır.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Sonraki Sayfa ->

Hakkımda

Malatya Deft. Sivil Savunma Uzmanı NİZAMETTİN YILDIRIM nizam23_2@hotmail.com. nizam23_1@hotmail.com. svl.svn.uzm.deft.44@hotmail.com. ........ ... İLGİNİZE TEŞKKÜRLER 0.422.324 18 31 - 13 55

Bağlantılarım

ANA SAYFA
PROFİLİM
ARŞİV YAZILARIM
. . .
İlgili aramalar: kaza - yangın - bak - öğren - uygula
. . . .


Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Kategoriler


Online Müzik

Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayın

LEVHALARIN HAREKETİ

KAYDIRMA HAREKETİ

YANA ATIL HAREKETİ

YAYILMA HAREKETİ

Free Website Counters
Free Website Counters Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Blogcu Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild Afetsiz Günler Dileğiyle.

HAYATTA KALABİLMEK İÇİN SİVİL SAVUNMAYI ÖĞRENİNİZ