< MALATYA DEFTERDARLIK SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞI WEB SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ ANI VE YORUMLAR - ........... SİVİL SAVUNMASIZ YURT SAVUNMASI OLMAZ (Defenceless civilian impossible) - Blogcu



........... SİVİL SAVUNMASIZ YURT SAVUNMASI OLMAZ (Defenceless civilian impossible)

15/8/2009 - 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİ ANISINA

Kategori: ANI VE YORUMLAR

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

9/5/2008 - MERHABA ve TOKALAŞMA

Kategori: ANI VE YORUMLAR


MERHABA ve TOKALAŞMA ÜZERİNE

 

Sıkça kullandığımız bir kelime olan merhaba bakın ne imiş….


Hiç düşündünüz mü yada bilen varmı içinizde 'merhaba' ne anlama geliyor diye?. Çok ilginç bir o kadar da hoş ve sıcak bir anlamı varmış meğer. 'merhaba' aslında farsça kökenli olup
'benden size zarar gelmez' anlamına geliyormuş.


Çok hoş değimli.
Bunu öğrendikten sonra karşımdaki insana merhaba demek daha bir anlamlı oldu benim için bu mesajı okuyan herkese benden Merhaba..

 

MERHABA

Hafifçe bir baş eğmesi,
Sıcak bir gülümseme,
karşılaşması gözlerin sevgi ile,
tokalaşması ellerin hafifçe,

Söylenilen birkaç güzel söz,
Bir anda günlük telaştan ,
Dertten, tasadan uzaklaşış.
Sadece,
Bir küçük sözcükten kaynaklanır.
Merhaba diyecek dostlarınızın
Olması ne güzel.

Merhaba…

İNSANLAR NİÇİN TOKALAŞMA GERKSİNİMİNDE BULUNURLAR

 

       Tokalaşma aslında çağlar öncesi bir adet. Çok eski çağlarda, tüm erkekler bir silah taşıyor ve çoğunluğu da bu silahı sağ eli ile kullanıyordu.

        Bir erkek diğerine dost olduğunu, elinde silah bulunmadığını göstermek için, boş sağ elini uzatıyor, diğeri de aynı şeyi yapıyordu. Ama her iki taraf da kendini emniyete almak, diğerinin aniden silah çekmesine mani olmak için, birbirlerinden emin olana kadar, birlikte ellerini hafifçe sıkarak duruyorlardı.

        Tokalaşırken elleri sallama alışkanlığı, elleri daha iyi kavrayarak, rakibin giysisinin içinden aniden bir silah çıkarmasını önlemek için başlamış olabilir. Ancak sonraları dostluğun bir ifadesi oldu.

        İnsanlarla ilk karşılaştığımız da göstermiş olduğumuz bu eylem, hayatımızda gizli kalmış, fakat insan ilişkilerinde farkına varmadan karşımızdakine belki de duyguları belli etmenin bir yoludur.

        Aslında Tokalaşma esnasında karşımızdakine bir nevi ben kendime güveniyorum veya güvenmiyorum mesajını gizliden vermiş oluyoruz. Bunun yanı sıra iletişime açık olduğunuza dair mesajları bile bu esnada karşınızda ki insana vermiş olursunuz. Bu ifadeyi de ilk fiziksel eylem olan tokalaşma esnasında verilmesi aslında yadırganmamalı.

       Öncelikle tokalaşma doğal olmalı. Eğer siz bu esnada bunu yaparsam aslında şu mesajı iletmiş olurum gibi bir kaygıya düşürseniz, bu karşınızdaki insan tarafından sahte veya yapmacık olduğu hissedilir. Eğer sosyal bir insansanız bu eylem sırasında rahat olacağınız için olması gerektiği gibi olacaktır.

          Tokalaşma esnasında yapacağınız doğal bir gülümseme karşınızdaki insana da bir özgüven katar. Size karşı daha rahat olmasını sağlar. Ayrıca göz teması daimi tutulmalı gözler kaçırılmamalı ve vücut olarak da tokalaştığımız kişiye dönük olmamız önemli ayrıntılardır. "Tanıştığıma memnun oldum" sözü de yeni tanıştığımız biri için tokalaşma esnasında söylenebilecek güzel bir nüansdır.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

15/9/2007 - DEPREM'DE YAPILMASI GEREKENLER

Kategori: ANI VE YORUMLAR

                 DEPREMDE YAPILMASI GEREKENLER

      Adım Doug Copp. Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslar arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır. 
     875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma
ekipleriyle çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum, ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca birleşmiş milletler felaket "azaltma" uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük  felaketlerde çalıştım.

     1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.

      İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket "çömel ve korun" metodunu  uygularken, 10 maket "hayat üçgeni" metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik. Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direk olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film "çömelip korunan/saklanan" kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu.

      Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika'da RealTV programında izlendi. Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu "ayıptı, gereksizdi" ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum. 

      Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim "hayat üçgeni" dediğim alandır.  Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir. 
       Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Heryerdeler.
Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir.
     Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını kurtarma hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü eğittim. Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür.

     Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir: 
"Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11 yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972 yılında 70.000 kişini öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin motosikletinin yanında oluşan "hayat üçgeni" içinde hayatta kaldım.
Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat üçgeninin yaşayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım "çömel ve korun" örnekleridir.


                     DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ 

1) "Binalar çökerken basitçe "çömelen ve korunan" kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.

2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.

3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi
basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak
yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler. 

5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..

6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür...Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında   ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!

7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir "frekans aralığına" sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzündenyaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.

8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu. 

10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını/ezilmediğini keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur.

 

Bu mesajı mümkün olduğu kadar çok kişiye iletmeniz önemle rica olunur.

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - 12 Kasım 1999 Düzce Depremi

Kategori: ANI VE YORUMLAR

12 Kasım 1999 Düzce Depremi

YIL DÖNÜMÜ ANISINA

        Merkez üstü Bolu'nun Düzce ilçesinde 12 Kasım 1999 Cuma günü saat 18.57'de aletsel büyüklüğü 7.2 şiddetinde bir deprem meydana geldi. Deprem merkez üssü Düzce ve çevresinde yıkıma yol açtı. 30 saniye süreyle etkili olan deprem, pek çok ilde hissedildi.

 

         Şimdi burada sizlere 12 Kasım 1999 da görevli bulunduğun Kurumumda deprem de kısaca ne yaptığımızı özetleyeyim.

 

         Bizler Ankara sivil savunma Arama-Kurtarma Birliği olarak 12 Kasım 1999 Cuma günü depremi hissetmiştik. Daha Marmara depreminin de anıları çok tazeydi. Hemen toparlanıp hareket emrini aldık. Üç araçlık bir öncü konvoyla yola çıktık. Hareket halindeyken deprem hakkında bilgiler gelmeye başlamıştı deprem Bolu-Düzce ve Kaynaşlı da etkili olduğu haberleri geldi. Ama Bolu – Kaynaşlı yolu Bolu dağında toprak kayması nedeniyle kapandığını haberi alınca üç araçla Bolu ya girdik. Saat 20.30 civarıydı valilik ten az da olsa gelen bilgilerden hasarın fazla olduğu mahallede müdahaleye başladık 3 ayrı ekip şeklinde çalışıyorduk. Saat 03.00 civarlarında 6 yaralı bir o kadarda ölü vatandaşımızı enkaz altından çıkarmıştık. Kaynaşlı yolunun eski yoldan açıldığını haber aldık. 1 ekibi Bolu da bırakarak diğer iki ekiple Kaynaşlıya geçtik.

         Bu arada bir ekibimizin çalıştığı yan yana olan iki hasarlı binanın birinden yaralıyı alıp çıkmak üzerelerken yandaki hasarlı bina yıkıldı şans eseri arkadaşlarımıza taraf değil de ters tarafa çöktü çok şükür herhangi bir zayiatımız olmadı. 

 

         Kaynaşlı da çalışmalarımızı sürdürüyorduk hasar çok büyüktü apartmanlar dinlenme tesisleri ve büyük bir camide kayıplar çok fazla idi.  Sayısını hatırlamayacağım ama çok sayıda canlı çıkarmıştık ve bu depremde Marmara depremi gibi değildi. Ekip sayısı fazla idi ve organize çalışmalar oluyordu.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - DEPREMDEN BİR ANI

Kategori: ANI VE YORUMLAR

          DEPREMDEN BİR ANI

 

         Kaynaşlı da çalıştığımızın ikinci günüydü depremin üzerinden 40 saat geçmişti bir enkazda yaşam belirtileri bulunmayan kayıp bir kişiyi çıkarmaya çalışıyorduk. Düzce de enkazın birinde canlı olduğu ve çalışmalar devam ettiği ancak aletlerinin yetersiz olduğu haberi geldi. Bir araç ve 4 kişilik bir ekiple Düzce ye geçtik. Olay yerine vardığımızda özel bir ekip, madenciler ve yabancı bir ekip vardı. 5 katlı bir bina bodrumuyla birlikte yerle bir olmuş 1. katta oturan Şaziye BULUT’un (48) yaralı olduğunu 15–16 saatlik bir çalışma sonucunda yaklaşık 20 metrelik enkaz içinden tünel açılarak yaralıya vardıklarını rapor ettiler. Hemen kesme-ayırma takımlarımızı alarak tünelden sürüklenerek yaralıya vardık. Aletlerin motor kısımları dışarıdaydı ama 20 metrelik hortumlar ancak yetişiyordu. Aletleri kullanarak yaralıyı çıkarmaya çalışıyor çıkan enkazlarda tünelden dışarıya atılıyordu. Bir taraftan da Şaziye teyzemizle konuşuyorduk. Amacımız baygın koma haline düşmesini engellemek. Şaziye teyze bize çok emeğiniz geçiyor evim yıkıldı ama az ötede kızımın evi var sizi çay içmeye beklerim diyordu. Yapılan çalışmalar sonucunda 41 saat sonra yaralıyı çıkarıp hastaneye yolladık. Ama bizlerde bitik bir haldeydik. Ama çok sevinçliydik.

         Kendim bizzat Şaziye teyzeye çay içmeye gitmedim ama giden arkadaşlarım oldu bizlere selam yollamıştı. Dilerim sağlık ve afiyette yaşamını sürdürüyor.

 

 

                                      Nizamettin YILDIRIM

                                      Defterdarlık Sivil Savunma Uzmanı

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

12/11/2006 - DEPREMDEN BİR ANI

Kategori: ANI VE YORUMLAR

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

6/4/2006 - Çocuklar İçin Depremle Yaşamak

Kategori: ANI VE YORUMLAR

Çocuklar İçin Depremle Yaşamak

 

 

Bugünün Küçükleri, Yarının Büyükleri, Hazırlanın, deprem olacak!"… Pek çok bilim adamı,  bir deprem olmadan önce bu cümleyi söyleyebilmeyi çok ister. Ancak ne yazık ki depremin tam olarak hangi gün ve hangi saatte olacağını söyleyebilen hiçbir bilim adamı yok. 

Depremin ne zaman olacağını bilmediğimizden de gafil avlanmamız her zaman olası. Bu yüzden depremden daha çok zarar görürüz.

Depremden zarar görme olasılığımızı artıran başka nedenler de vardır. Sözgelimi, 1. derece deprem bölgesinde yaşıyorsak depremden daha sık, daha şiddetli zarar görebiliriz. Evimizin, okulumuzun sağlam yapılmış olması zararı azaltabilir. Bununla birlikte, kendimizi korumak için yapabileceğimiz pek çok şey var.

Depremden daha az zarar görmek için şimdiden bir plan yapmamız en akla yakın iş. Üstelik, planın kendi yaşadığımız yere uygun olması da şart. Bunu da ancak herkes kendisi yapabilir, çünkü yaşadığımız yeri bizden iyi kimse bilemez. Sizin bütün dikkatinizi toplayıp, eğer bir deprem olursa, nerede, nasıl davranacağınızı planlamanıza yardımcı olmak istiyoruz. 

Buraya yazdıklarınızı ve önerdiğimiz uygulamaları da en az altı ayda bir yineleyin ve gerekiyorsa güncelleyin. Deprem sırasında ne hissedeceğinizi, korkup korkmayacağınızı şimdiden kestirmek güç; ama uzmanlar bu tür hazırlıkların çok işe yaradığını söylüyorlar. Sizden isteğimiz bu planı ailenizle birlikte yapmanız.

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

20/3/2006 - ARAMA VE KURTARMA EKİPLERİ

Kategori: ANI VE YORUMLAR

ARAMA VE KURTARMA  EKKİPLERİNİN DÜNÜ VE BUGÜNÜ

 

Sivil Savunma Teşkilatı Plan ve Programını  uzun bir süre soğuk savaş döneminde oluşan duruma göre hazırlamıştır. Ancak Ülkemiz toraklarının % 92 si  deprem riski taşıması ve ülke nüfusunun %95 i bu topraklar üzerinde yaşaması nedeniyle sık sık meydana gelen afetler nedeniyle Arama ve Kurtarma hizmetlerinin önemi artmıştır.  7126 sayılı Sivil Savunma Kanununu gereğince, İllerden yükümlülük esasına göre halktan oluşturulan ekiplerce uygulanmıştır. 

            Arama ve Kurtarma faaliyetlerinin profesyonel olarak yetiştirilmiş ekiplerce yapılması gereği üzerine  Ankara  da  Sivil Savunma Genel Müdürlüğü bünyesinde 1986 yılında  ihtiyaç fazlası erlerden 340 kişilik Sivil Savunma Arama Ve Kurtarma Birliği kurulmuş. O dönemde başta 13.3.1992 Erzincan depremi olmak üzere meydana gelen tüm afetlere müdahale edilmiştir.

1992 yılından itibaren ihtiyaç fazlası erler bulunmaması üzerine, Ankara Arama ve Kurtarma

Birliği 1993 yılından itibaren  kadrolu personellerle yeniden kurulmuş. Bu birlik ile 13/7/1995 yılında Isparta İli  Senirkent  ilçesindeki toprak kayması (sel –heyelan) ve 1/10/1995 te Dinar depremine müdahale edilmiştir. 1996 yılında ise, Erzurum ve İstanbul birlikleri oluşturulmuş birlikler modern araç ve gereçlerle donatılmıştır.  Bu birlikler 26/7/1998 Ceyhan depremi,  21/5/1998 Batı Kara Deniz sel, 17/8/1999 Marmara ve 12/11/1999 Düzce depremlerinde Arama ve Kurtarma faaliyetlerini yürütmüştür.

            Bu döneme kadar Sivil Savunma Arama ve Kurtarma birliklerinde profesyonel arama kurtarma personel sayısı toplam 60 kişi idi.  Özellikle Marmara depreminde bu sayı çok az ve yetersizdi, makine ve teçhizat olarak ta bugünün çok gerisinde idi. Marmara depremi gibi büyük bir afette bırakın göz doldurmayı enkazda kaybolup gitmişti.  Sivil Savunma Genel Müdürlüğü başta AKUT olmak üzere birçok sivil toplum örgütü ile protokol imzalamış ve bu örgütler  Sivil Savunma Birliklerinin emrinde görev yapıyorlar. Herhangi bir afette birlikte görev yapılıyor. Enkazın içinde ki yaralılara hemen müdahale yapılıyor modern alet ve araçlar kullanılıyor. Bu uğraşılar bazen saatlerce sürebiliyor. Enkazların üstü ve yanı  meraklı ve görevlilerce dolup taşıyor. Asıl çalışanlar  enkaz içinde  olduğu için, yazılı ve görüntülü basında enkazların başında bulunanlar görüntüleniyor. Çıkan yaralıyı onlar taşıyor yaralı hakkındaki bilgiyi basına onlar veriyor sanki bütün işi bunlar yapmış.

            Bunu fırsat bilen bazı sivil toplum örgütleri hemen harekete geçmiş üye kayıtları başlamış, sponsorlar tarafından tişörtler bastırılarak dağıtılmış resmen bir gövde gösterisi yapmışlardır. Hatta Sivil Savunmaya ait köpeğin kendilerine aitmiş gibi basına bilgi veriyorlar. Gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışı görevlerde basında hep bu örgütlerden bahsediliyor.

            Marmara ve Düzce depremlerindeki yetersiz eleman sayısı yetkilileri harekete geçirerek, Sivil Savunma Genel Müdürlüğü  27/12/1999 tarihinde yürürlüğe konulan 586 sayılı KHK ile Taşra Teşkilat yapısını güçlendirdi. 11 il de 120 şer kişilik Sivil Savunma  Arama ve Kurtarma Birliği  diğer illerde ise ilin büyüklüğüne göre 10,20,30 ar kişilik Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Ekipleri kuruldu. Sivil Savunma Arama ve Kurtarma birlik ve ekiplerinde; Doktor, Veteriner, Piskolog, Sosyal Çalışmacı, Hemşire, Sağlık Memuru, Mühendis, Tekniker, Arama Ve Kurtarma Teknisyeni, Sivil Savunma Uzmanı , Şef, Şoför, Teknisyen Yardımcısı Ve Güvenlik elemanı olmak üzere;  toplam 2580 kadro açılmış 1174 ü dolu 1406 i ise boştur.

 

 

            Türkiye çapında şu anda 1174 kişilik profesyonel Arama ve Kurtarma personeli görev yapmaktadır. Malzeme olarak ta çok, çok iyi durumda. Uluslar arası ekipler arasında da iyi bir üne sahiptir. Bu ekiplerle 6/6/2000 Çankırı, 25/6/2001 Osmaniye, 3/2/20002 Afyon, 1/5/20003 Bingöl depremleri ve diğer il ve ilçelerde  meydana gelen sel, çığ gibi afetlere müdahale etmiştir. Yurtdışında ise 8/9/1999 Yunanistan, 21/9/1999 Taiwan, 13/1/2001 Elsavador, 26/1/2001 Hindistan, 25/1/2003 Cezayir,  ../1/2004 İran depremlerinde, 20/8/2003 Irak Birleşmiş Milletler binası  ve son olarak 2/2/2004 te Konya da çöken zümrüt  apartmanda başarılı Arama ve Kurtarma  faaliyetleri sürdürülmüştür. Önek olarak Konya da zümrüt  apartmanının enkazından 6. gününde Muhammet KALEM , 7. gününde de Yasemin YAPRAKÇI   canlı çıkarılmıştır. Eminim ki eğer moral bozucu haberler olmasaydı o enkaz daha erken taranmış olacaktı ve Yasemin YAPRAKCI nın durumu daha iyi olacaktı. Eğer doğru ise otopsi raporuna göre  olayın altıncı günü ölenler varmış bu kişilerde canlı çıkma olasılığı vardı.

 

             Bugünkü çalışmalara bakıldığında enkazların her tarafında Arama ve Kurtarma elemanları gözükmektedir.  Yaralının çıkarılması, yaralının taşınması ve yaralılar hakkındaki bilgiler bu ekipler tarafından verilince. Enkazın başında 5 kişilik ekibi olan ve medyada görüntüleri olmadığını fark eden  Medyatik özelliği kaybolan bazı sivil toplum örgütleri; enkazdaki çalışmalar yanlış, protesto ediyoruz, çekiliyoruz gibi açıklamalarda bulundular. Çalışan ekiplerin morallerinin bozulmasına ve hatta müfettişlerce ifadelerinin alınmasına kadar vardı. O sivil toplum örgütlerinin bazı çalışmalarını da biliyoruz. Enkazdan çıkarmada zorlandıkları yaralının bacağını keserek çıkarılması ve enkazın içerisinde ulaştıkları bir yaralının yanında poz vererek resim çektikleri  fakat bu yaralıyı çıkaramadıkları için Sivil Savunma Arama ve Kurtarma Birliğinden  yardım talep edildi, birlik o saatten sonra  talep edildi fakat  oraya varıncaya kadar o vatandaşımız hayatını kaybettiğini de biliriz.

 

            Dileğimiz odur ki Türkiye nin başına bir daha böyle bir afet gelmez ve böyle talihsiz açıklama yapılmaz.

 

           13 / 02 / 2004

 Nizamettin YILDIRIM

İlçe Sivil Savunma Müdürü

Pınarbaşı /KASTAMONU

 

 

 

NOT :

Dergi yayın kuruluna, eğer mümkünse arşivlerden  ilk zamanlardaki sivil toplum örgütlerinin çok kalabalık  görülen bir resim  ile son olayların bir resmini metne ekleyerek yayınlayalım.

 Saygılarımla arz ederim.

1 YorumYorum yaz!Bağlantı

<- Son SayfaSonraki Sayfa ->

Hakkımda

Malatya Deft. Sivil Savunma Uzmanı NİZAMETTİN YILDIRIM nizam23_2@hotmail.com. nizam23_1@hotmail.com. svl.svn.uzm.deft.44@hotmail.com. ........ ... İLGİNİZE TEŞKKÜRLER 0.422.324 18 31 - 13 55

Bağlantılarım

ANA SAYFA
PROFİLİM
ARŞİV YAZILARIM
. . .
İlgili aramalar: kaza - yangın - bak - öğren - uygula
. . . .


Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Kategoriler


Online Müzik

Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayın

LEVHALARIN HAREKETİ

KAYDIRMA HAREKETİ

YANA ATIL HAREKETİ

YAYILMA HAREKETİ

Free Website Counters
Free Website Counters Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

Blogcu Arkadaşlarım

Blogcu Yardım
Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild Afetsiz Günler Dileğiyle.

HAYATTA KALABİLMEK İÇİN SİVİL SAVUNMAYI ÖĞRENİNİZ