........... SİVİL SAVUNMASIZ YURT SAVUNMASI OLMAZ (Defenceless civilian impossible) | ||||||||
| ||||||||
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı | ||||||||
25/11/2009 - SİVİL SAVUNMA | ||
| ||
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
15/8/2009 - SİVİL SAVUNMA ŞİİRLERİ |
SİVİL SAVUNMA MARŞI Yüce Varlığının Gayesi Hizmet Şiarın Yardım, Şefkat ve Cesaret Cihana Yay Ününü Ey Vefalı Türk Sivil Savunması
Cephede Asker, Cephe Gerisinde Sen Cihana Yay Ününü Ey Vefalı Türk Sivil Savunması Sinende Yaşattığın Sevgiler Ne Ulu Vatanım, Milletim, Bayrağım Birlikte Mutlu Söz Verdik Uğrunuzda Canım Feda Cihana Yay Ününü Ey Vefalı Türk Sivil Savunması Amacın can kurtarmaktır Savaşta, Afette Yüreği, bedeni yaralı acılı insanların Gece, gündüz, yağmur çamur demeden Koyulursun yollara hiç beklemeden Silahsız koruyucu kurtarıcısın Açları doyurur, kayıpları buldurursun Çıplakları giydirir, sevindirirsin Karagün dostusun Sivil Savunma Çadır kurar sofra açarsın Kanama durdurur, yara sararsın Nerede afet orada sen varsın Karagün dostusun Sivil Savunma Mehmet ERDOĞAN |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
26/2/2009 - SİVİL SAVUNMA GÜNÜ |
|
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
26/2/2008 - AFİŞ ve BROŞÜRLER | ||||||||||||||||||||||||||||||||||||
BROŞÜRLER
AFİŞLER
| ||||||||||||||||||||||||||||||||||||
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
30/11/2007 - SİVİL SAVUNMA SERVİSLERİ |
DAİRE VE MÜESSESELER İÇİN SİVİL SAVUNMA İŞLERİ KILAVUZU Genel Esaslar 7126 sayılı Sivil Savunma Kanunu ve ekleri ile bu kanunun uygulanmasına ait olarak, şimdiye kadar yayınlanmış bulunan tüzük, talimat ve emirlere göre, resmi ve özel daire, müessese ve fabrikaların sivil savunma planlama ve diğer hizmetleri ile bu maksatla meydana getirecekleri teşkil, tesis ve tedbirleri ve bunlara ait araç, malzeme ve teçhizatı toplu ve detaylı olarak bir arada göstermek ve bu konuda ilgililere kolaylık sağlamak üzere hazırlanmıştır. Sivil Savunma Teşkilleri Madde 47- Hassas bölgelerdeki yıllık ortalama personel mevcudu 200 den fazla olan müesseselerde aşağıda yazılı sivil savunma teşkilleri meydana getirilir. Servis amirleri barışta ve seferde kendi servisleri ile ilgili görev ve hizmetleri düzenlemek ve yürütmekten sivil savunma amirlerine karşı sorumludurlar. 1) Kontrol Merkezi ve Karargah Servisi, 2) Emniyet ve Kılavuz Servisi, 3) İtfaiye Servisi, 4) Kurtarma Servisi, 5) İlkyardım Servisi, 6) Sosyal Yardım Servisi, 7) Teknik Onarım İşleri Servisi, Madde 48- Müesseselerde kurulacak yukarıdaki servislerin kadro ve kuvvetleri, bu kılavuz esaslarına ve müesseselerin genişliğine, tesislerine, yapı tarzlarına ve iştigal konularına göre Sivil Savunma Planları ile tespit olunur. Madde 49- Servisler için gerekli personel, müesseselerdeki milli savunma ile ilgili diğer hizmetlerle görevli olmayan 16-65 yaşları arasındaki personelden, tüzüğünde belirtildiği üzere yaş, iş, ihtisas ve sağlık durumlarına ve aşağıdaki sıra esasına göre seçilirler. a. Askerlik, Yedek Subay ve Astsubay kanunlarına göre askerlik çağı dışına çıkmış ve 65 yaşını doldurmamış erkekler (Çağ dışına çıktıkları yaştan başlanarak yaş sırası ile); b. 15 yaşını bitirmiş ve henüz silah altına çağrılmamış erkekler; c. Askerlik çağı içindeki Yedek Subay, Astsubay ve Erlerden sefer görevi verilmemiş erkekler (büyükten küçüğe doğru yaş sırası ile); d. 20-40 yaşındaki kız ve kadınlardan sıra ile kızlar, çocuksuz dul kadınlar, çocuksuz evli kadınlar, bakıma muhtaç (12 yaşına kadar veya hangi yaşta olursa olsun sağlık durumu ana bakımını gerektiren) çocuğu olmayan kadınlar. e. Yukarıda sıra ile 41-50 daha sonra, 51-65 daha sonra, 16-19 yaşındaki kızlar ve kadınlar. Madde 50- Vardiya halinde çalışan müesseselerde, vardiya mevcutlarına göre ve her vardiyadan ayrı ayrı personel seçilir, görevleri birer belge ile kendilerine bildirilir. Değişenlerin yerlerine yenileri seçilerek kadroları daima tamam bulundurulur. Madde 51- Okul, hastane, otel ve benzeri müesseselerde 47 nci Madde de yazılı servislerin, bu yerlerde görevli personel mevcudunun yettiği nispetçe tamamı veya bir kısmı kurulur. Okul, yurt ve benzeri müesseselerde 15 yaşından yukarı öğrenciler ve diğer kimselerde sivil savunma teşkillerinde görevlendirilebilirler. Madde 52- 2 nci madde kapsamına giren mevcudu 200 den aşağı müesseselerde itfaiye, kurtarma ve ilkyardım servislerinin kurulması mecburidir. Diğer servislerden lüzum görüleceklerde kurulabilir. Elektrik, su, kanalizasyon, havagazı, telgraf, telefon gibi kamu tesisleri işleten müesseselerde, personel mevcudu ile bağlı olmaksızın tüzüğündeki esaslar dairesinde gerekli teknik onarma servisleri kurulur. 1. Kontrol Merkezi ve Karargah Servisi: Madde 53- Her müessesede, olağanüstü zamanlarda müessese sivil savunma faaliyet ve hareketlerinin sevk ve idaresi için bir kontrol merkezi ve bu merkezde bir karargah servisi kurulur. Bu merkez, müessesenin taarruz tesirlerine karşı en emniyetli yerlerinde veya sığınağında bulunur. Madde 54- Müessese amiri veya kendi adına görevlendireceği sivil savunma amiri kontrol merkezinin de amiridir. Emrinde bu merkezin faaliyetini ve alarm irtibat hizmetini yürütecek kadar karargah personeli bulunur. Karargah servisinin mevcudu ortalama her 200 kişiye iki kişi düşecek şekilde hesaplanır. Şu kadar ki 3 kişiden az olamaz. Kontrol merkezinde müessese amiri bulunduğu takdirde sivil savunma amiri yardımcısı olur. Birkaç üniteden müteşekkil müesseselerin kontrol merkezlerinde merkez amirinden başka ünitelerin amiri veya yetkili temsilcileri de bulunurlar. Madde 55- Bu merkezin başlıca görevleri şunlardır: a. İkaz ve alarm haberlerini almak ve yaymak, b. Sivil savunma servislerini sevk ve idare etmek, c. Üniteleri arasındaki haberleşmeyi, sevk ve idareyi sağlamak, d. Mahalli sivil savunma idare kademeleri ile irtibatı ve gerektiğinde karşılıklı yardımlaşma ve işbirliğini sağlamak, e. Komşu müesseselerle haberleşmeyi ve gereken hallerde karşılıklı yardımlaşma ve işbirliğini sağlamak, f. NBC tehlikelerine ait haberleri değerlendirerek müessese çevresi içindekilere ve bölgesindeki sivil savunma idare kademelerine bildirmek, 2. Emniyet ve Kılavuz Servisi: Madde 56- Bu servis; bir servis amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile ortalama her 200 kişiye dört kişi hesabı ile kurulur. Madde 57- Bu sevisin esasını, bulunanlarda müesseselerin kadrolarında mevcut bu hizmetle ilgili personel teşkil eder. Bu personel askerlikle ilgisi olmayan yardımcı mükelleflerle genişletilmek suretiyle servis meydana getirilir. Madde 58- Bu servisin başlıca görevleri şunlardır: a. Müessesenin iç ve dış emniyetini sağlamak, b. Şüpheli şahısları tespit ve polise haber vermek, c. Tehlike sıralarında personelin sivil savunma talimat ve isteklerine uygun şekilde hareketlerini düzenlemek, kılavuzluk etmek, d. Panik ve kargaşalıkları ve moral bozucu hareketleri önlemek, e. Trafiği kontrol etmek, f. Taarruz devresi sonrasında yağmacılığı önlemek, kurtarılan malları emniyet altında bulundurmak, g. NBC maddeleri ile bulaşmış sahalar ve patlamamış bomba veya mermilerin yerlerini tespit ve halkın yaklaşmasına mani olmak, h. Gizleme ve karatma tedbirlerini kontrol etmek, 3. İtfaiye Servisi: Madde 59- Bu servis; bir servis amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile yeteri kadar ekip veya takımdan kurulur. Bir ekip, ekip başı ile birlikte 8-10 kişidir. Bir takım, bir takım amiri ile 2-4 ekipten ibarettir. Madde 60- Bu servisin esasını, bulunanlarda müesseselerin kadrolarında mevcut bu hizmetle görevli personel teşkil eder. Bunlar askerlikle ilgili olmayan yardımcı mükelleflerle takviye edilmek suretiyle sefer ihtiyacını karışlayacak seviyeye getirilir. Geniş bir sahaya yayılmış büyük müessese veya müessese gruplarında işleme konusu da dikkate alınarak şehir ve kasabalar için kabul edilen standartta itfaiye grupları meydana getirilebilir. Madde 61- Bu servisin başlıca görevleri şunlardır. a. Müessese içinde çıkacak yangınları kontrol altına almak ve söndürmek, b. Müessese bölgelerindeki radyoaktif dekontaminasyonu (yıkamak suretiyle) yapmak, c. Can kurtarma faaliyetlerine ve enkazların kaldırılmasına yardım etmek, d. Barışta ve seferde yangını önleyici tedbir ve tertipleri kontrol ve sağlamak. 4. Kurtarma Servisi: Madde 62- Bu servis; Bir servis amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile ortalama her 200 kişiye bir ekip hesabı ile yeteri kadar ekip yada takımdan kurulur. Her ekip bir ekip başı ile birlikte 8 kişiden, bir takım, bir takım amiri ile 3-6 ekipten ibarettir. Madde 63- Bu servisin başlıca görevleri şunlardı: a. Enkaz altında kalanları kurtarmak, b. Kurtarma sırasında yaralılara ilk acil yardımı yapmak, c. Binalarda meydana gelen basit bozuklukları onarmak, tehlikeli durumda olanların desteklenmesini veya yıkılmasını sağlamak. 5. İlkyardım Servisi: Bünyesinde revir, hastane gibi sağlık tesisleri bulunan büyük müesseselerde bu tesisler, kendi personeli için ilk tıbbi müdahale ve tedavi yeri olarak hazırlanır. Bunlar şehir ve kasaba sağlık servisleri içine alınmış oldukları taktirde, bu servis hizmeti içinde istifade olunur. Madde 65- Bu servisin başlıca görevi, taarruzların çeşitli tesirleri ile vukua gelecek yaralı ve hastalara ilk sıhhi yardımı yapmaktır. Ölülerin kimliklerinin tespiti, sahiplerine teslimi veya gömülmeleri ve bıraktıkları eşyaların tespiti işi de, sosyal yardım servisinin de yardımı ile bu servis tarafından yapılır. 6. Sosyal Yardım Servisi: Madde 66- Bu servis, bir servis amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile ortalama her 200 kişiye 4 kişi hesabı ile yeteri kadar personelden kurulur. Bu personel; müessesenin büyüklüğüne ve özelliğine göre aşağıdaki hizmetleri görecek şekilde teşkilatlandırılır. (1) Enformasyon kısmı, (2) Acil yedirme kısmı, (3) Barındırma ve giydirme kısmı. Bu servis personeli, askerlikle ilgisi olmayan erkelerle kadınlardan ve müessese bölgesi içinde oturan personel aileleri arısındaki gönüllülerden seçilir. Madde 67- Bu servisin başlıca görevleri şunlardır: a. Tehlike sırasında personeli durum hakkında sık sık aydınlatmak, morallerini kuvvetlendirmek, moral bozucu söylentilerin çıkmasını önlemek, b. Müessese personelinin ihtiyaç halinde geçici yedirme, giydirme, barındırma ve haberleştirme hizmetlerini yapmak, c. Ailesinden ayrı düşen fertlerin, mahalli sosyal yardım servisi ile işbirliği yaparak haberleşmelerini ve buluşmalarını sağlamak, d. Ölülerin kimliklerinin tespiti, sahiplerine teslim veya gömülmeleri ve bıraktıkları malların tespiti hususlarında sağlık servisine yardım etmek, kayıtlarını tutmak, e. Taarruz sonrası devrede müessese için ihtiyaç bulunan işçiyi tedarik etmek. 7. Teknik Onarım Servisi: Madde 68- Bu servis; bir servis amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile aşağıdaki ekiplerden kurulur. a. Enerji ve imal makine ve tesisleri onarım ekibi veya ekipleri, b.Elektrik, su, havagazı. kanalizasyon ve muhabere tesisleri onarım ekibi veya ekipleri, Madde 69- Tesislerin nev'i ve genişliği fazla olan müesseselerde her iki fıkradaki tesisler için 2-4 ekipli birer takım kurulur. Ve her takım birer takım amiri yönetiminde bulunur. Bu taktirde (b) fıkrasına göre kurulacak takımlar elektrik ve muhabere, su ve kanalizasyon ve varsa havagazı takımları halinde teşkilatlandırılır. Bir ekip, bir ekip başı ile 4-6 kişidir. Bu servisin personeli, öncelikle bu hizmetlerde çalışan veya anlayanlardan seçilirler. Madde 70- Bu servisin başlıca görevi çeşitli taarruzların tesiri ile müessesenin makine ve diğer enerji ve imal tesisleri ile elektrik, su, havagazı, kanalizasyon, telefon gibi teknik tesislerde vukua gelecek, kısa zamanda yapılması mümkün basit bozuklukların acil ıslah ve onarımlarını yapmak, faaliyetlerinin devamlarını sağlamaktır. (Büyük ölçüdeki hasarlarda onarım veya yapım işleri harp hasar tamir konusu ve planı içine girer.) Madde 71- Kamuya ait elektrik, havagazı, su, kanalizasyon, telgraf, telefon gibi tesisleri işleten idare ve müesseselerde, tüzüğündeki esaslara göre bu tesislere ait mevcut onarım teşkilatı, olağanüstü hal ihtiyacına göre ve lüzumu kadar mükellef personelle kuvvetlendirilmek, yetiştirilmek, gerekli araç ve gereçlerle donatılmak suretiyle; a. Elektrik tesisleri onarma grubu, b. Hava gazı tesisleri onarma grubu, c. Su tesisleri onarma grubu, d. Kanalizasyon tesisleri onarma grubu, e. Telgraf, telefon tesisleri onarma grubu (ayrı ayrı da olabilir). Şeklinde kurulur ve şehir ve kasabaya ait sivil savunma yardımcı servisleri içinde yer alırlar. Madde 72- Yukarıda yazılı tesislerde vukua gelecek basit bozuklukların ıslah ve onarımları için her müessesede, hassas bölgeler içinde bulunan bu gibi tesislere ait bütün onarım malzemesinden yeteri kadar, sefer ihtiyacı için barıştan tespit ve sağlanarak saklanır. |
| • 1 Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
23/3/2007 - SİVİL SAVUNMA |
SİVİL SAVUNMANIN LÜZUMU VE ÖNEMİ
Tabiatın var oluşundan bu yana her canlı, çeşitli tehlikelere karşı kendisini, yakınlarını, sevdiklerini, barındığı yuvasını, üzerinde yaşadığı toprağını, yaşam için gerekli olan her şeyini SAVUNA GELMİŞTİR. Hayvanlar yuvalarını genellikle çeşitli tehlikelerin ulaşamayacağı mekanlarda seçmişlerdir. İlk gününden bu yana insanoğlu; tabiat olaylarından, vahşi hayvanların tehlikelerinden, düşmanlarının saldırılarından korunabilmek için, barınaklarını gerektiğinde bir gölün üzerine kurmuşlar, mağaralarda barınmışlar, zamanla yüksek tepeler üzerinde şatolar ve kaleler inşa ederek, kendilerini korumaya çalışmışlardır. Bu gün insanoğlunu SAVAŞTA ve BARIŞTA tehdit eden TEHLİKELER şunlardır :
1) DÜŞMAN TAARRUZLARI 2) DOGAL (TABİİ) AFETLER Deprem, Su baskını, Toprak kayması (Heyelan), Kaya düşmesi, Çığ, Kuraklık, Fırtına - kasırga - tayfun, Volkan patlaması, Hava – su - çevre kirlenmesi, Sınai kazalar, Ulaşım (kara, demir, hava, deniz yolları) kazaları. Tsunami (Deprem sonrası oluşan dev dalgalar.) 3) BÜYÜK YANGINLAR
SAVAŞLAR: İnsanlar ve toplumlar arasındaki çatışmaların, ilk insanların ortaya çıkışı ile başladığı ve en ilkel koşullardan günümüzün en modern imkanlarına kadar her türlü vasıtayı kullanarak geliştiği ve asla son bulmadığı ve bulmayacağı bilinmektedir. Toplumların bünyeleri değiştikçe istek ve ihtiyaçları artmış, dolayısıyla kişiler ve toplumlar arasındaki anlaşmazlıklar meydana gelmiş, bunların çözümü için de çoğu kez savaşlara başvurulmuştur. Savaşlar, insanların kendi kendilerine yol açtıkları en büyük felaketlerden biridir. Daima çok büyük acılara, sıkıntılara ve zararlara sebep olmasına ve tüm insanların bunu bilmesine rağmen maalesef savaşlar devam etmektedir. İnsanlar Niçin Savaşır? Savaşların Başlıca Nedenleri Nelerdir? 1) Daha zengin olma, daha büyük toprak edinme isteği, 2) Ağır coğrafi koşulların etkisi altında göç etme zorunluluğunun doğuşu, 3) Kendi inanç ve yaşama tarzını başkalarına zorla kabul ettirme isteği, 4) Bağımsızlığın elde edilmesi amacı. Norveç İlimler Akademisince yapılan bir araştırmaya göre; İnsanlar M.Ö. 3600 yılından bu yana 14 bin defadan fazla savaşmışlardır. Bu savaşlarda 4 milyara yakın insan hayatını kaybetmiştir. Yine bu savaşlardaki maddi zarar; dünyayı ekvator üzerinde çevreleyen Savaşı kazanabilmek için; önceleri üstünlüklerini kişisel güçleriyle sağlayan insanlar, daha sonraları zeka ve becerilerini de kullanarak savaş araç ve gereçlerini devamlı geliştirmişlerdir. Bu gelişme dünya devletlerini adeta bir silahlanma yarışına götürmüştür. M.Ö. 650 yılından beri milletler, 1650 defa silahlanma yarışı yapmışlar, bu yarışlardan sadece 16’sı savaşsız sona ermiştir. XX. yüzyılın başından bu yana milletler arasında yapılan silahlanma yarışı, dünyamızı bir barut fıçısı haline getirmiştir. Bunun sonucunda, insanlar, I. ve II. DÜNYA SAVAŞLARI ile yüz yüze gelmişlerdir. 1914-1913 (4 Yıl 3 Ay) I. DÜNYA SAVAŞINDA; 9.5 milyon insan ölmüş, bunların %5’i sivil, %95’i askerdir. 1939-1945 (5 Yıl 8 Ay) II. DÜNYA SAVAŞINDA; 52 milyon insan ölmüş, bunların % 48’i sivil, % 52’si askerdir. 1950-1952 (2 Yıl 6 Ay) KORE SAVAŞINDA; 9.2 milyon insan ölmüş , bunların %84’ü sivil, % 16’sı askerdir. Yine Irak ve Ortdoğu daki savaşlarda sivil halk kat kat fazla etkileniyor. Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, günümüze gelindikçe savaşlarda ölen insanların büyük bir çoğunluğunu SİVİL HALK teşkil etmektedir. Worldwach Institute (Vorldvoç Enstitüsü) ‘nce yapılan bir araştırmadan da anlıyoruz ki; 1945 -1994 yılları arasında dünyamızın çeşitli bölgelerinde çıkan 130 savaşta; 23 milyon insan ölmüş ,bunların 17 milyonu (% 74’ü) sivil, 6 milyonu (% 26‘sı) askerdir. Günümüzde ya da gelecekte çıkacak savaşların en belirgin özelliği: Bu savaşların, TOPYEKÜN ya da ULUSAL SAVAŞLAR oluşlarıdır. Topyekün Savaşlarda Amaç ; Düşmanın SAVAŞ GÜCÜnü kırmak, yok etmektir. Savaş Gücü de ; genellikle İNSAN GÜCÜ ve ENDÜSTRİYEL GÜÇTEN oluşur. Bu nedenle düşman, savaş gücünü kırmak için bu güçleri oluşturan kaynaklara yönelir. Yani sivil halkı ve bu halk tarafından çalıştırılan özel veya kamuya ait kurumlar ile endüstriyel kuruluşları hedef alır. Böylece silahlı kuvvetleri hem savaş gücü desteğinden, hem de uğrunda çarpıştığı kavramlardan yoksun bırakmaya uğraşır. Gerçekten de, sivil halkı olmayan bir ordunun savaşması mümkün değildir ve böyle bir durumda çarpışmak, savaşmak da anlamsızdır. Günümüz Ya Da Geleceğin Savaşlarında Düşman Saldırıları Sonucunda Sivil Halkın Karşı Karşıya Kalacağı Tehlikeler: 1) Klasik Silahlar, 2) Nükleer Silahlar, 3) Biyolojik ve Kimyasal Silahlar, 4) Radyoaktif Serpinti, 5) Büyük Yangınlar. Düşman saldırılarıyla gelen bu tehlikeler yanında, savaş sırasında bir olasılık olsa bile depremler, su baskınları gibi tabii afetler de olabilir. Kaldı ki , savaş sırasında bu afetler düşman saldırıları sonucu olarak da meydana gelebilir. Düşman saldırı ile, bir nehir ağzını ya da belli bir yeri geçici tıkayarak, geniş alanları su altında bırakabilir. Bir baraja saldırarak yıkılmasına neden olabilir. Ayrıca, henüz gelişme aşamasında olan meteorolojık silahlar da kullanabilir. Kısacası; düşman, savaştığı ülkelerin savaş gücünü kırmak için elinde bulunan tüm silahları, bunlardan birini ya da birkaçını, belli bir ya da birkaç sonucu elde etmek için bir arada kullanabilir. Zaman zaman patlak veren bölgesel savaşlarda , nükleer silahların dışında kalan silahların deneme amaçlı da olsa kullanıldığı bilinmekte ve görülmektedir. Nüfus yoğunluğu yüksek şehirler ile endüstriyel merkezlere günümüz silahları ile yapılacak bir saldırıdan, ya da buralarda meydana gelecek doğal yıkımlardan sonra ortaya çıkacak görünümü şöyle özetleyebiliriz: - Binlerce ölü, - Enkaz altından çıkarılmış ya da kurtarılmayı bekleyen binlerce yaralı, - Evleri, işyerleri yıkılmış, yanmış, açıkta kalmış binlerce insan, - Yol, su, elektrik, havagazı, kanalizasyon gibi altyapısı bozulmuş, PTT, Radyo-Televizyon vs. gibi kamu tesisleri zarara uğramış, büyük yangın fırtınaları ile kavrulmuş bir şehir. 6 Ağustos 1945 te Japonyanın Hiroşima kentine atılan 20 kilotonluk bir atom bombası: 300,000 nüfustan; 78.000 kışının ölümüne, 84.000 kişinin yaralanmasına, 60.000 evin tamamen ya da kısmen yıkılmasına, Böylece onbinlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştur. Nükleer infilak, 6 saat süren ve şehrin 12 km² lik bölümünü yakan bir yangın fırtınası meydana getirmiştir. 9 Ağustos 1945’te Nagazaki kentine atılan 20 kilotonluk bir atom bombası: 87.000 nüfustan :27.000 kişinin ölümüne, 41.000 kişinin yaralanmasına, Binlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştur. Halen dünyada 50.000 atom başlığı olduğu sanılmaktadır. Atom başlıklarının bir kez kullanılması durumunda, dünya yüzeyinin ne hale gelebileceğini göstermek için bir örnek vermek istiyorum: Tek bir denizaltıdan fırlatılacak nükleer başlıkların gücü, II. Dünya Savaşında kullanılan toplam bomba ve silahların tahrip gücüne eşittir.
DOĞAL (TABİİ) AFETLER: Doğal (Tabii ) Afetler: Yerleşim, üretim, altyapı, ulaşım, haberleşme gibi genel hayatın zorunlu vasıtalarını ve akışını bozacak ölçüde aniden ve belirli bir süreç içerisinde meydana gelen doğal yer ve hava hareketleridir. Düşman saldırıları ve yangınlar gibi can ve mala yönelik diğer tehlikeleri önlemek, insan ve insanlık için imkan dahilinde ise de , doğal afetlerin bazıları nerede, ne zaman, ne ölçüde, nasıl ve ne türde olacağı bilinmediğinden insanların can ve malına yönelik büyük tehlikeler oluşturmaktadır. Doğal afetlerin olumsuz etkileri, araştırmalardan, gözlemlerden ve deneyimlerden edinilen bilgiler birleştirilerek ve çağdaş teknolojiden yararlanılarak azaltılabilir ve can ve mal kaybı en az düzeye indirilebilir. Ülkemiz, dünya üzerindeki konumu ve jeolojik yapısı nedeniyle uzun yıllardan beri büyük afetlerle karşılaşmış ve bu yüzden can ve mal kaybı yanında sosyal ve ekonomik gelişmemizde küçümsenemeyecek duraksamalar meydana getirmiştir.
BÜYÜK YANGINLAR: Sivil Savunma Kanununda “BÜYÜK YANGINLAR” ile ilgili bir tanımlama, sınırlama, belirleme yoktur. Ne ölçüde büyük bir yangının Büyük yangın olduğu saptanmamıştır. Barıştaki tehlikeler olarak saydığımız “Doğal Afetler” ve “Büyük Yangınlar” karşısında Sivil Savunma örgütünün durumu;
7126 sayılı “Sivil Savunma Kanunu” Ayrıca 7269 sayılı “Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun” hükümlerine göre de Acil Kurtarma ve Yardım işleri bölgede bulunan Sivil Savunma Teşkilatı ile müştereken yürütülür.
GÜNÜMÜZ SAVAŞLARININ KORKUNÇ GÖRÜNÜMÜNE, DOĞAL AFETLERİN BÜYÜK YIKINTILARINA, YANGINLARIN KASIP KAVURMALARINA RAĞMEN; CAN VE MAL KAYBINI EN AZ DÜZEYE İNDİRMEK, DAHA BARIŞTAN İTİBAREN, BU TEHLİKELERE KARŞI ÖNLEMLERİ ALDIRACAK VE GEREKTİĞİNDE UYGULATACAK BİR TEŞKİLATIN KURULMASI İLE MÜMKÜNDÜR.
BU TEŞKİLAT: SİVİL SAVUNMA TEŞKİLATIDIR. |
| • yok Yorum • Yorum yaz! • Bağlantı |
| <- Son Sayfa • Sonraki Sayfa -> |
|
Online
Müzik Dinlemek İçin Tıklayın
|
LEVHALARIN HAREKETİ
KAYDIRMA HAREKETİ
YANA ATIL HAREKETİ
YAYILMA HAREKETİ