< MALATYA DEFTERDARLIK SİVİL SAVUNMA UZMANLIĞI WEB SAYFASINA HOŞ GELDİNİZ ........... SİVİL SAVUNMASIZ YURT SAVUNMASI OLMAZ (Defenceless civilian impossible) - Blogcu



........... SİVİL SAVUNMASIZ YURT SAVUNMASI OLMAZ (Defenceless civilian impossible)

3/12/2009 - SİVİL SAVUNMA SERVİSLERİ

DAİRE VE MÜESSESELER İÇİN

SİVİL SAVUNMA İŞLERİ KILAVUZU (1)

Genel Esaslar

         7,126 sayılı Sivil Savunma Kanunu ve Ekleri ile bu kanunun uygulanmasına ait olarak, Şimdiye kadar Yayınlanmış bulunan tüzük, talimat ve emirlere göre, resmi ve özel daire, müessese ve fabrikaların SIVIL SAVUNMA Planlama ve diğer hizmetleri ile bu maksatla meydana getirecekleri teşkil, ve Tedbirleri ve tesis bunlara ait araç, malzeme ve teçhizatı toplu ve detaylı olarak bir arada göstermek ve bu konuda ilgililere kolaylık sağlamak üzere hazırlanmıştır. 

Sivil Savunma Teşkilleri

         Madde 47 --   Hassas bölgelerdeki yıllık ortalama Kişisel mevcudu 200 den fazla olan müesseselerde aşağıda yazılı SIVIL SAVUNMA teşkilleri meydana getirilir.

         Servis amirleri Barista ve seferde kendi Servisleri ile ilgili görev ve hizmetleri düzenlemek ve yürütmekten Sivil Savunma amirlerine karşı sorumludurlar.

1) Kontrol Merkezi ve Karargah Servisi,

         2), Emniyet ve Kılavuz Servisi

         3) İtfaiye Servisi,

         4) Kurtarma Servisi,

         5) İlkyardım Servisi,

         6) Sosyal Yardım Servisi,

         7) Teknik Onarım İşleri Servisi,

 

         Madde 48 --  Müesseselerde kurulacak yukarıdaki servislerin kadro ve kuvvetleri, bu kılavuz esaslarına ve müesseselerin genişliğine, tesislerine, yapı tarzlarına ve iştigal konularına göre Sivil Savunma Planları ile tespit olunur.

         Madde 49 --  Servisler için gerekli Kişisel, müesseselerdeki Milli Savunma ile ilgili diğer hizmetlerle görevli olmayan 16-65 yaşları arasındaki Personelden, tüzüğünde belirtildiği üzere yaş, iş, İhtisas ve sağlık durumlarına ve aþaðýdaki sıra esasına göre seçilirler.

         a. Askerlik, Yedek Subay ve Astsubay kanunlarına göre askerlik çağı dışına çıkmış ve 65 yaşını doldurmamış erkekler (Çağ dışına çıktıkları yaştan başlanarak yaş sırası ile);

         b. 15 yaşını bitirmiş ve henüz silah altına çağrılmamış erkekler;

         c. Askerlik çağı içindeki Yedek Subay, Astsubay ve Erlerden sefer görevi verilmemiş erkekler (büyükten küçüğe doğru yaş sırası ile);

         d. 20-40 yaşındaki kız ve kadınlardan sıra ile kızlar, çocuksuz dul kadınlar, çocuksuz evli kadınlar, bakıma muhtaç (12 yaşına kadar veya hangi yaşta olursa olsun sağlık durumu ana bakımını gerektiren) çocuğu olmayan kadınlar.

         e. Yukarıda  sıra  ile  41-50  daha  sonra,  51-65  daha  sonra,

16-19 yaşındaki kızlar ve kadınlar.

         Madde 50 --  Vardiya halinde çalışan müesseselerde, vardiya mevcutlarına göre Onu vardiyadan ayrı ayrı Kişisel seçilir, görevleri birer belge ile kendilerine bildirilir. Değişenlerin yerlerine yenileri seçilerek Kadroları daima tamam bulundurulur.

         Madde 51 --  Okul, hastane, otel ve benzeri müesseselerde 47 nci Madde de yazılı servislerin, bu yerlerde görevli Kişisel mevcudunun yettiği nispetçe tamamı veya bir kısmı kurulur.

         Okul, yurt ve benzeri savunma teşkillerinde görevlendirilebilirler 15 Yukarı öğrenciler ve diğer kimselerde Sivil yaşından müesseselerde.

         Madde 52 --  2 nci madde kapsamına giren mevcudu 200 den aşağı müesseselerde itfaiye, kurtarma ve ilkyardım servislerinin Kurulması mecburidir. Diğer servislerden lüzum görüleceklerde kurulabilir.

         Elektrik, su, kanalizasyon, havagazı, telgraf, telefon gibi kamu tesisleri işleten müesseselerde, personel mevcudu ile bağlı olmaksızın tüzüğündeki esaslar dairesinde gerekli teknik onarma Servisleri kurulur. 
yok YorumYorum yaz!Bağlantı

3/12/2009 - SİVİL SAVUNMA SERVİSLERİ

 

DAİRE VE MÜESSESELER İÇİN

SİVİL SAVUNMA İŞLERİ KILAVUZU (2)

 

         1. Kontrol Merkezi ve Karargah Servisi:

 

         Madde 53 --   Her müessesede, olağanüstü zamanlarda müessese Sivil Savunma faaliyet ve hareketlerinin sevk ve idaresi için bir kontrol merkezi ve bu merkezde bir KARARGAH servisi kurulur. Bu merkez, müessesenin taarruz tesirlerine karşı en emniyetli yerlerinde veya sığınağında bulunur.

 

         Madde 54 --   Müessese Amiri veya kendi adına görevlendireceği Sivil Savunma Amiri kontrol merkezinin de amiridir. Emrinde bu merkezin faaliyetini ve alarm irtibat hizmetini yürütecek kadar KARARGAH personeli bulunur. Karargah servisinin mevcudu ortalama her 200 kişiye iki kişi düşecek şekilde hesaplanır. Şu kadar ki 3 kisiden az olamaz.

 

         Kontrol merkezinde müessese Amiri bulunduğu takdirde SIVIL SAVUNMA Amiri Yardımcısı olur.

 

         Birkaç üniteden müteşekkil müesseselerin kontrol merkezlerinde merkez amirinden başka ünitelerin Amiri veya yetkili temsilcileri de bulunurlar.

 

         Madde 55 --   Bu merkezin başlıca görevleri şunlardır:

         a. Ikaz ve alarm haberlerini almak ve yaymak,

         b.           Sivil Savunma servislerini sevk ve idare etmek,

         c.           Üniteleri arasındaki haberleşmeyi, sevk ve idareyi sağlamak,

         d. SIVIL SAVUNMA mahalli idare kademeleri ile irtibatı ve Gerektiğinde karşılıklı yardımlaşma ve işbirliğini sağlamak,

         e. Komşu müesseselerle haberleşmeyi ve gereken hallerde karşılıklı yardımlaşma ve işbirliğini sağlamak,

         f. NBC tehlikelerine ait haberleri değerlendirerek müessese çevresi içindekilere ve Bölgesindeki Sivil savunma idare kademelerine bildirmek,

 

         2. Emniyet ve Kılavuz Servisi:

 

         Madde 56 --   Bu servis, bir servis Amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile ortalama her 200 kişiye dört kişi hesabı ile kurulur.

 

         Madde 57 --   Bu sevisin esasını, bulunanlarda müesseselerin kadrolarında mevcut bu hizmetle ilgili Kişisel teşkil eder. Bu Kişisel askerlikle ilgisi olmayan yardımcı mükelleflerle genişletilmek suretiyle servis meydana getirilir.

 

         Madde 58 --   Bu servisin başlıca görevleri şunlardır:

        

a.            Müessesenin iç ve dış emniyetini sağlamak,

         b.           Şüpheli şahısları tespit ve polise haber vermek,

         c. Tehlike sıralarında personelin Sivil Savunma talimat ve isteklerine uygun şekilde hareketlerini düzenlemek, kılavuzluk etmek, d.      Panik ve kargaşalıkları ahlaki ve bozucu hareketleri önlemek,

         e.            Trafiği kontrol etmek,

         f. Taarruz Devresi sonrasında yağmacılığı önlemek, kurtarılan Malları emniyet altında bulundurmak,

         g. NBC maddeleri ile bulaşmış sahalar ve patlamamış bomba veya mermilerin yerlerini tespit ve halkın yaklaşmasına mani olmak,

         h.           Gizleme ve karatma tedbirlerini kontrol etmek,

 

         3. İtfaiye Servisi:

 

         Madde 59 --   Bu servis, bir servis Amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile yeteri kadar ekip veya Takımdan kurulur.

 

         Bir ekip, ekip başı ile birlikte 8-10 kişidir. Bir takım, bir takım Amiri ile 2-4 ekipten ibarettir.

         Madde 60 --   Bu servisin esasını, bulunanlarda müesseselerin kadrolarında mevcut bu hizmetle görevli Kişisel teşkil eder. Bunlar askerlikle ilgili olmayan yardımcı mükelleflerle Takviye edilmek suretiyle sefer ihtiyacını karışlayacak seviyeye getirilir.

 

         Geniş bir sahaya yayılmış büyük müessese veya müessese gruplarinda işleme konusu da dikkate alınarak şehir ve kasabalar için kabul edilen standartta itfaiye grupları meydana getirilebilir. 

 

         Madde 61 --   Bu servisin başlıca görevleri şunlardır.

 

         a. Müessese içinde çıkacak Yangınları kontrol altına almak ve söndürmek,

         b. Müessese bölgelerindeki radyoaktif dekontaminasyonu (yıkamak suretiyle) yapmak,

         c. Can kurtarma faaliyetlerine ve enkazların kaldırılmasına yardım etmek,

         d. Barışta ve seferde yangını önleyici tedbir ve tertipleri kontrol ve sağlamak.

 

         4. Kurtarma Servisi: 

 

         Madde 62 --   Bu servis; Bir servis Amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile ortalama her 200 kişiye bir ekip hesabı ile yeteri kadar ekip yada Takımdan kurulur.

 

         Her ekip bir ekip başı ile birlikte 8 kisiden, bir takım, bir takım Amiri ile 3-6 ekipten ibarettir.

 

         Madde 63 --   Bu servisin başlıca görevleri şunlardı:

 

         a. Enkaz altında kalanları kurtarmak,

         b. Kurtarma sırasında yaralılara ilk acil yardımı yapmak,

         c. Binalarda meydana gelen basit bozuklukları onarmak, tehlikeli durumda olanların desteklenmesini veya yıkılmasını sağlamak.

 

         5. İlkyardım Servisi:

 

         Madde 64 --   Bu servis, bir servis Amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile ortalama her 200 kişiye bir ilkyardım ekibi düşecek şekilde yeteri kadar ekip veya takımlardan kurulur. Bir ekip, bir ekip başı ile birlikte 7 kisiden, bir takım, bir takım Amiri ile 3-6 ekipten ibarettir.

 

         Bünyesinde revir, hastane gibi sağlık tesisleri bulunan büyük müesseselerde bu tesisler, kendi personeli için ilk tıbbi müdahale ve tedavi yeri olarak hazırlanır. Bunlar şehir ve kasaba sağlık Servisleri içine alınmış oldukları taktirde, bu servis hizmeti içinde istifade olunur.

 

         Madde 65 --   Bu servisin başlıca görevi, taarruzların çeşitli tesirleri ile vukua gelecek yaralı ve hastalara ilk Sıhhi yardımı yapmaktır.

 

         Ölülerin kimliklerinin tespiti, sahiplerine teslimi veya gömülmeleri ve bıraktıkları eşyaların tespiti işi de, sosyal yardım servisinin de yardımı ile bu servis tarafından yapılır.

 

         6. Sosyal Yardım Servisi:

 

         Madde 66 --   Bu servis, bir servis Amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile ortalama her 200 kişiye 4 kişi hesabı ile yeteri kadar Personelden kurulur.

 

         Bu Kişisel; müessesenin büyüklüğüne ve özelliğine göre aþaðýdaki hizmetleri görecek şekilde teşkilatlandırılır.

 

         (1) Enformasyon kısmı,

         (2), yedirme kısmı Acil

         (3) Barındırma ve giydirme kısmı.

 

         Bu servis personeli, askerlikle ilgisi olmayan erkelerle kadınlardan ve müessese bölgesi içinde oturan Kişisel aileleri arısındaki gönüllülerden seçilir.

         Madde 67 --   Bu servisin başlıca görevleri şunlardır:

 

         a. Tehlike sırasında personeli durum hakkında sık sık aydınlatmak, morallerini kuvvetlendirmek, moral bozucu söylentilerin çıkmasını önlemek,

         b. Müessese personelinin ihtiyaç halinde geçici yedirme, giydirme, Barındırma ve haberleştirme hizmetlerini yapmak,

         c.           Ailesinden ayrı düşen fertlerin, mahalli sosyal yardım servisi ile İşbirliği yaparak haberleşmelerini ve buluşmalarını sağlamak,

         d. Ölülerin kimliklerinin tespiti, sahiplerine teslim veya gömülmeleri ve bıraktıkları malların tespiti hususlarında sağlık servisine yardım etmek, kayıtlarını tutmak,

         e. Taarruz sonrası devrede müessese için ihtiyaç bulunan işçiyi tedarik etmek.

 

         7. Teknik Onarım Servisi:

 

         Madde 68 --   Bu servis, bir servis Amiri, gerekenlerde bir yardımcısı ile aþaðýdaki ekiplerden kurulur.

 

         a. Enerji ve imal makine ve tesisleri onarım ekibi veya ekipleri,

         b.Elektrik, su, havagazı. kanalizasyon ve muhabere tesisleri onarım ekibi veya ekipleri,

 

         Madde 69 --   Tesislerin nev'i ve genişliği fazla olan müesseselerde her iki fıkradaki tesisler için 2-4 ekipli birer takım kurulur. Onu takım birer takım Amiri yönetiminde bulunur. Bu taktirde (b) fıkrasına göre kurulacak takımlar elektrik ve muhabere, su ve kanalizasyon ve varsa havagazı takımları halinde teşkilatlandırılır.

 

         Bir ekip, bir ekip başı ile 4-6 kişidir.

 

         Bu servisin personeli, öncelikle bu hizmetlerde çalışan veya anlayanlardan seçilirler.

 

         Madde 70 --   Bu servisin başlıca görevi çeşitli taarruzların tesiri ile müessesenin makine ve diğer enerji ve imal tesisleri ile elektrik, su, havagazı, kanalizasyon, telefon gibi teknik tesislerde vukua gelecek, kısa zamanda yapılması mümkün basit Bozuklukların acil ıslah ve onarımlarını yapmak, faaliyetlerinin devamlarını sağlamaktır.

 

         (Büyük ölçüdeki hasarlarda onarım veya yapım işleri tamir konusu ve planı içine girer hasar arp.)

 

         Madde 71 --   Kamuya ait elektrik, havagazı, su, kanalizasyon, telgraf, telefon gibi tesisleri işleten idare ve müesseselerde, tüzüğündeki esaslara göre bu tesislere ait mevcut onarım teşkilatı, olağanüstü hal ihtiyacına göre ve lüzumu kadar mükellef personelle kuvvetlendirilmek, yetiştirilmek, gerekli araç ve gereçlerle donatılmak suretiyle;

 

         a.            Elektrik tesisleri onarma grubu,

         b.           Hava gazı tesisleri onarma grubu,

         c.           Su tesisleri onarma grubu,

         d.           Kanalizasyon tesisleri onarma grubu,

         e. Telgraf, telefon tesisleri onarma grubu (ayrı ayrı da olabilir).       

         Şeklinde kurulur ve şehir ve kasabaya ait SIVIL SAVUNMA yardımcı Servisleri içinde yer alırlar.

 

         Madde 72 --   Yukarıda yazılı tesislerde vukua gelecek basit Bozuklukların ıslah ve onarımları için her müessesede, hassas bölgeler içinde bulunan bu gibi tesislere ait bütün onarım malzemesinden yeteri kadar, sefer ihtiyacı için barıştan tespit ve sağlanarak saklanır.  

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/11/2009 - SİVİL SAVUNMA

SİVİL SAVUNMANIN LÜZUMU VE ÖNEMİ

 

Tabiatın var oluşundan bu yana her canlı, çeşitli tehlikelere karşı kendisini, yakınlarını, Sevdiklerini, barındığı yuvasını, üzerinde yaşadığı toprağını, yaşam için gerekli olan her şeyini SAVUNA gelmiştir.

Hayvanlar yuvalarını genellikle çeşitli tehlikelerin ulaşamayacağı mekanlarda seçmişlerdir.

Ilk gününden bu yana insanoğlu; tabiat olaylarından, vahşi hayvanların tehlikelerinden, düşmanlarının saldırılarından korunabilmek için, barınaklarını Gerektiğinde bir gölün üzerine kurmuşlar, mağaralarda barınmışlar, zamanla yüksek tepeler üzerinde şatolar ve kaleler inşa ederek, kendilerini korumaya çalışmışlardır.

 

Bu gün insanoğlunu Savaşta ve BARIŞTA tehdit eden tehlikeler şunlardır:

 

1)        DÜŞMAN TAARRUZLARI

2)        DOGAL (TABİİ) Afetler

Deprem,

Su baskını,

Toprak kayması (Heyelan),

Kaya düşmesi,

Çığ,

Kuraklık,

Fırtına - kasırga - tayfun,

Volkan patlaması,

Hava - su - çevre kirlenmesi,

Sınai kazalar,

Ulaşım (kara, demir, hava, deniz yolları) kazaları.

Tsunami (Deprem sonrası Oluşan dev dalgalar.)

3)    BÜYÜK yangınlar

 

Savaslar:

 

Toplumlar ve insanlar arasındaki çatışmaların, ilk insanların ortaya çıkışı ile başladığı ve en ilkel koşullardan günümüzün en modern imkanlarına kadar her türlü vasıtayı kullanarak geliştiği ve asla son bulmadığı ve bulmayacağı bilinmektedir.

Toplumların bünyeleri değiştikçe istek ve ihtiyaçları artmış, dolayısıyla kişiler ve Toplumlar arasındaki anlaşmazlıklar meydana gelmiş, bunların çözümü için de çoğu kez savaşlara başvurulmuştur.

Savaşlar, insanların kendi kendilerine yol açtıkları en büyük felaketlerden biridir. Daima çok büyük acılara, sıkıntılara ve zararlara sebep olmasına ve tüm insanların bunu bilmesine rağmen maalesef savaşlar devam etmektedir.

 

İnsanlar Niçin Savaşır? Savaşların Başlıca Nedenleri Nelerdir?

1)        Daha zengin olma, daha büyük toprak edinme isteği,

2)        Ağır Coğrafi koşulların etkisi altında göç etme zorunluluğunun Doğuşu,

3)        Kendi inanç ve yaşama tarzını başkalarına zorla kabul ettirme isteği,

4)        Bağımsızlığın elde edilmesi amacı. 

 

Norveç İlimler Akademisince Yapılan bir araştırmaya göre;

Insanlar M.Ö. 3,600 yılından bu yana 14 bin defadan fazla savaşmışlardır. Bu savaşlarda 4 milyara yakın insan hayatını kaybetmiştir.

Yine bu savaşlardaki maddi zarar; dünyayı Ekvator üzerinde çevreleyen 10 m. yüksekliğinde, 156 m. genişliğinde altın madeninden yapılacak bir duvarın maddi değerine eşittir. Bu dönem boyunca, dünyamız, sadece 292 yıl sulh ve sükun içinde yaşamını sürdürmüştür.

Savaşı kazanabilmek için; Önceleri üstünlüklerini Kişisel güçleriyle saglayan insanlar, daha sonraları zeka ve becerilerini de kullanarak savaş araç ve gereçlerini devamlı geliştirmişlerdir. Bu gelişme dünya devletlerini adeta bir silahlanma Yarısına götürmüştür.

M.Ö. 650 yılından beri Milletler, 1650 defa silahlanma yarışı yapmışlar, bu yarışlardan sadece 16'sı savaşsız sona ermiştir.

XX. Yüzyılın başından bu yana Milletler arasında yapılan silahlanma yarışı, Dünyamızı bir barut fıçısı haline getirmistir. Bunun sonucunda, insanlar, I. ve II. DÜNYA SAVAŞLARI ile yüz yüze gelmişlerdir.

 

1914-1913 (4 Yıl 3 Ay) I. DÜNYA SAVAŞINDA;

9,5 milyon insan olmuş, bunların% 5'i Sivil,% 95'i askerdir.

1939-1945 (5 Yıl 8 Ay) II. DÜNYA SAVAŞINDA;

52 milyon insan olmuş, bunların% 48'i Sivil,% 52'si askerdir.

1950-1952 (2 Yıl 6 Ay) KORE SAVAŞINDA;

9,2 milyon insan olmuş, bunların% 84'ü Sivil,% 16'sı askerdir.

Yine Irak ve Ortdoğu daki savaşlarda Sivil halk kat kat fazla etkileniyor.

Bu tablodan da anlaşılacağı üzere, günümüze gelindikçe savaşlarda ölen insanların büyük bir çoğunluğunu SİVİL HALK teşkil etmektedir. 

 

Worldwach Enstitüsü (Vorldvoç Enstitüsü) 'nce yapılan bir araştırmadan da anlıyoruz ki;

1945 -1994 yılları arasında dünyamızın çeşitli bölgelerinde çıkan 130 Savaşta;

23 milyon insan olmuş, bunların 17 milyonu (% 74'ü) Sivil, 6 milyonu (% 26'sı) askerdir. Günümüzde ya da Gelecekte çıkacak savaşların en belirgin özelliği: Bu savaşların, ya da ULUSAL savaslar topyekün oluşlarıdır. 

 

Topyekün savaşlarda Amaç ; Düşmanın SAVAŞ Gücünü KIRMAK, yok etmektir.

Savaş Gücü de ; genellikle İNSAN GÜCÜ ve ENDÜSTRİYEL GÜÇTEN oluşur.

Bu nedenle düşman, savaş gücünü KIRMAK için bu güçleri oluşturan kaynaklara yönelir. Yani Sivil halkı ve bu halk tarafından çalıştırılan özel veya kamuya ait kurumlar ile endüstriyel Kuruluşları hedef alır. Böylece silahlı kuvvetleri hem savaş gücü desteğinden, hem de uğrunda çarpıştığı kavramlardan yoksun bırakmaya uğraşır. Gerçekten de, Sivil halkı olmayan bir ordunun savaşması mümkün değildir ve böyle bir durumda çarpışmak, Savaşmak da anlamsızdır.

 

Günümüz Ya Da Geleceğin Savaşlarında Düşman Saldırıları Sonucunda Sivil Halkın Karşı Karşıya Kalacağı tehlikeler:

1)                 Klasik Silahlar,

2)                 Nükleer Silahlar,

3)                 Biyolojik ve Kimyasal Silahlar,

4)                 Radyoaktif Serpinti,

5)                 Büyük yangınlar.

 

, Savaş sırasında bir Probability olsa bile depremler Düşman saldırılarıyla gelen bu tehlikeler yanında, su baskınları gibi tabii afetler de olabilir. Kaldı ki, savaş sırasında bu afetler düşman saldırıları sonucu olarak da meydana gelebilir. Düşman saldırı ile, bir nehir ağzını ya da belli bir yeri geçici tıkayarak, geniş alanları su altında bırakabilir. Bir Baraja saldırarak yıkılmasına neden olabilir. Ayrıca, henüz gelişme aşamasında olanMETEOROLOJİK Silahlar da kullanabilir.

Kısacası; düşman, savaştığı ülkelerin savaş gücünü KIRMAK için elinde bulunan tüm silahları, bunlardan birini ya da birkaçını, belli bir ya da birkaç sonucu elde etmek için bir arada kullanabilir.

Zaman zaman patlak veren Bölgesel savaşlarda, nükleer silahların dışında kalan silahların deneme amaçlı da olsa kullanıldığı bilinmekte ve görülmektedir.

Nüfus yoğunluğu yüksek şehirler ile endüstriyel merkezlere günümüz silahları ile yapılacak bir saldırıdan, ya da buralarda meydana gelecek doğal yıkımlardan sonra ortaya çıkacak görünümü şöyle özetleyebiliriz:

--            Binlerce ölü,

--            Enkaz altından ya da kurtarılmayı bekleyen binlerce yaralı, çıkarılmış

--            Evleri, isyerleri yıkılmış, yanmis, açıkta kalmış binlerce insan,

--            Yol, su, elektrik, havagazı, kanalizasyon gibi altyapısı bozulmuş, PTT, Radyo-Televizyon vs gibi kamu tesisleri zarara uğramış, büyük yangın fırtınaları ile kavrulmuş bir şehir.

 

6 Ağustos 1945 te Japonyanın  Hiroşima  kentine  Atılan 20 kilotonluk bir atomu

bombası: 300,000 nüfustan; 78.000 kişinin ölümüne, 84.000 kişinin yaralanmasına, 60.000 evin tamamen ya da kısmen yıkılmasına, Böylece onbinlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştur. Nükleer infilak, 6 saat süren ve şehrin 12 km ² 'lik bölümünü yakan bir yangın fırtınası meydana getirmistir.

 

9 Ağustos 1945'te Nagazaki  kentine  Atılan  20  kilotonluk  bir  atom  bombası:

87.000 nüfustan: 27.000 kişinin ölümüne, 41.000 kişinin yaralanmasına, Binlerce insanın evsiz kalmasına neden olmuştur. Halen dünyada 50.000 atom başlığı olduğu sanılmaktadır.

Atom başlıklarının bir kez kullanılması durumunda, dünya yüzeyinin ne hale gelebileceğini göstermek için bir örnek vermek istiyorum:

Tek bir denizaltıdan fırlatılacak nükleer başlıkların gücü, II. Dünya Savaşında kullanılan toplam bomba ve silahların tahrip gücüne eşittir.

 

DOĞAL (TABİİ) Afetler:

 

Doğal (Tabii) Afetler: Yerleşim, üretim, altyapı, ulaşım, haberleşme gibi genel hayatın zorunlu vasıtalarını ve akışını bozacak ölçüde aniden ve belirli bir süreç içerisinde meydana gelen doğal yer ve hava hareketleridir.

Düşman saldırıları ve yangınlar gibi, insan ve insanlık için imkan dahilinde ise de, doğal afetlerin bazıları nerede, ne zaman, ne ölçüde, nasıl ve ne türde olacağı bilinmediğinden insanların Malina yönelik büyük tehlikeler oluşturmaktadır olabilir ve mala yönelik diğer tehlikeleri önlemek ve olabilir.

Olumsuz etkileri, araştırmalardan Doğal afetlerin, gözlemlerden ve deneyimlerden Edinilen bilgiler birleştirilerek ve Çağdaş teknolojiden yararlanılarak azaltılabilir ve en az düzeye indirilebilir ve mal kaybı olabilir.

Ülkemiz, dünya üzerindeki konumu ve jeolojik yapısı nedeniyle uzun yıllardan beri büyük afetlerle karşılaşmış ve bu yüzden olabilir ve mal kaybı yanında sosyal ve ekonomik gelişmemizde küçümsenemeyecek duraksamalar meydana getirmistir.

 

BÜYÜK yangınlar:

 

Sivil Savunma Kanununda "BÜYÜK yangınlar" ile ilgili bir tanımlama, sınırlama, Belirleme yoktur. Ne ölçüde büyük bir yangının Büyük yangın olduğu saptanmamıştır.

Barıştaki  tehlikeler  olarak  saydığımız  "Doğal Afetler"  ve "Büyük yangınlar"

karşısında Sivil Savunma örgütünün durumu;

 

7,126 sayılı "Sivil Savunma Kanunu"

 Hükümleri dairesince, bu bölgede bulunan SİVİL SAVUNMA TEŞKİLLERİ nin de katılması mecburidir her türlü kurtarma ve yardım işlerine Mahalli mulki AMİRLERİ'nce gösterilecek lüzum üzerine yapılacak.

 

Ayrıca 7,269 Sayılı "Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun"  hükümlerine göre de Acil Kurtarma ve Yardım işleri bölgede bulunan Sivil Savunma Teşkilatı ile müştereken yürütülür.  

 

 

GÜNÜMÜZ SAVAŞLARININ KORKUNÇ GÖRÜNÜMÜNE,

 

DOĞAL AFETLERİN BÜYÜK YIKINTILARINA,

 

YANGINLARIN KASIP KAVURMALARINA Rağmen;

 

CAN VE MAL KAYBINI EN AZ düzeye İNDİRMEK,

DAHA BARIŞTAN itibaren, BU TEHLİKELERE KARŞI ÖNLEMLERİ ALDIRACAK VE Gerektiğinde UYGULATACAK BİR TEŞKİLATIN Kurulması İLE mümkündür.

 

BU TEŞKİLAT:

SİVİL SAVUNMA TEŞKİLATIDIR.


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/11/2009 - ADANA DEPREM


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

25/11/2009 - YAŞAM İÇİN 5 DAKİKA


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

24/11/2009 - SAKARYA DEPREM

17 Austos 1999 Marmara depreminde, Sakaryada Ankara Sivil Savunma Birliğinin kurtarma çalışması

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/11/2009 - DOMUZ GRİBİ TEDAVİ VE KORUNMA YOLLARI

Kategori: ILKYARDIM

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

14/11/2009 - DOMUZ GRİBİ

Kategori: ILKYARDIM

        Domuz gribi nedir?

- Domuz gribi, virüsten kaynaklanan, insanlarda hastalığa yol açan viral bir hastalıktır. Pandemik (salgın yapan) Grip de denmektedir.
- Hastalık ilk kez Meksika’da sonra ABD’de (Nisan 2009) görülmüş ve daha sonra birçok ülkeye yayılmıştır.
- Virüs, halen dünyanın bütün bölgelerinde görülmektedir.
 

 

 

    

     Virüsün Yapısı

Bu virüse “domuz gribi” denmesinin sebebi, domuzlar arasında görülen grip virüslerine çok benzediğinin gösterilmiş olmasıdır. Bu yeni virüs insan, domuz ve kuş virüslerinin bir karışımıdır ve yeni bazı özelliklere sahiptir

      Bulaşıcılık

- Yeni İnfluenza A/(H1N1)v virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana kolaylıkla geçebilmektedir.
- Yeni İnfluenza A/(H1N1)v’ de mevsimsel grip etkenleri gibi bulaşmaktadır.
- Kişiden kişiye genellikle öksürme, aksırma esnasında ortama yayılan ve virüs içeren damlacıklarla bulaşır. (Damlacık yolu ile)
- Bu damlacıklar, vücuda direkt solunum yolu ile alınabileceği gibi ortamdaki kapı kolu, masa, sandalye, telefon, elektrik düğmesi v.b. gibi cansız yüzeylerden eller vasıtasıyla da alınabilir.
- Tokalaşma, öpüşme, sarılma v.b. yakın temasla da bulaşma olmaktadır.

 -         İçme, kullanma ve havuz sularıyla herhangi bir bulaşma gösterilmemiştir.

 

      Bulaşmayı önlemek için ne yapmalı ?
- Virüsün iş ortamında masa, sandalye v.b. yüzeylerdeki canlılığını ortamın ısısı, nem oranı ve temizlenme sıklığı etkiler. Buraların sık sık temizlenmesi ve ellerin sık sık yıkanması, bulaşma riskini de en aza indirecektir.
- Öksürme ve hapşırma sırasında ağız ve burundan ortama damlacıklar yayılır. Bunlar yaklaşık 1.5 metre içinde ki diğer insanlarca soluk yolu ile alınabilir. Yayılmayı önlemek için, ağız ve burnun bir mendil ile kapatılması iyi olur. Yok ise ağız kol ile kapatılmalıdır - Öksürdükten ve hapşırdıktan sonra eller bol sabun ve suyla yıkanmalıdır. Alkol içeren el yıkama antiseptikleri de kullanılabilinir.
- Kirli ellerle, gözlere, burna ve ağza dokunulmamalıdır. Kağıt mendil kullanılmalıdır.

-   Eller sık sık, en az 15-20 saniye süreyle su ve sabunla yıkanmalıdır.
- Su ve sabuna ulaşılamayan yerlerde (sokakta, toplu taşıma araçlarında, AVM’lerde v.b.) alkol içeren el antiseptikleri dezenfektanları kullanabilinir.

-   Hastalık tanısı konulursa, belirtilerin başlamasından 7 gün sonrasına ya da belirtilerin tamamen geçmesinden bir gün sonrasına kadar evde istirahat edilmelidir.
- Hastalığın bulaşmaması için çevredeki kişilerden uzak durulmalıdır.
- Bulunulan mekan sık sık havalandırılmalıdır

-   Hasta insanlar, belirtilerin başlamasından bir gün öncesi ve 7 gün sonrasına kadar bulaştırıcıdırlar. Bu süre boyunca temas sınırlandırılmalıdır.
- Gereklilik halinde maske (cerrahi maske) takılmalıdır.

 

    Belirtileri nelerdir?
- Bu gribin belirtileri, insanlarda görülen mevsimsel grip belirtilerine benzerdir.
- Ateş (38 derece ve üstü)
- Öksürük,
- Boğaz ağrısı,

-   Yaygın vücut ağrısı,
- Baş ağrısı,
- Üşüme - titreme
- Yorgunluk, halsizlik hissi
- Kusma ve ishal görülebilmektedir

 

    Acil Durumlar  Erişkinler
Erişkinlerde acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir :
- Nefes darlığı veya zor nefes almak
- Bilinç bulanıklığı
- Sık ve uzun süreli kusma

 

    Acil Durumlar Çocuklar
Çocuklardaki acil müdahale gerektiren belirtiler nelerdir:

- Hızlı veya zor nefes alma
- Vücutta solgunluk ya da morarma
- Beslenememe
- Uyarılara cevapta azalma ve uykuya meyil
- Huzursuzluk
- Ateşle beraber döküntü görülmesi

 

    Genel Tedavi Prensipleri
- Antibiyotikler koruma amacıyla kullanılmamalı
- Vakaların çoğunda hastane yatışı ya da antiviral tedavi gerekmemektedir.
- Destekleyici tedavi: Ateş düşürücü - ağrı kesici, sıvı alımının artırılması ve dinlenme önerilmektedir.
- Hamileler, hem mevsimsel, hem H5N1 (kuş gribi) hem de pandemik grip için yüksek risk grubu.
- Yatan hastada yakın gözlem ve erken antiviral tedavi öneriliyor.

 

      İlaç Tedavisi;
-Özellikle kullanılması gereken gruplar;
- Hamile kadınlar.
- Hastalığı hızla ve şiddetli olarak ilerleyenler.
- Pnömonisi olan/gelişen kişiler.
- Altta yatan başka hastalıkları olanlar

 

    Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Pandemi Fazları
İnterpandemik Periyod: (Salgın öncesi dönem)
Faz-1: İnfeksiyon etkeni hayvanda var ama insanda yok.Bulaşma riski yok
Faz-2: İnfeksiyon etkeni hayvanda var ama insanda yok.Bulaşma riski var.

 

     Pandemik Alert Periyodu: (Salgın alarmı dönemi)
Faz-3: İnfeksiyon insanda var ama insandan insana bulaş çok yakın temas dışında yok.
Faz-4: Küçük gruplar arasında bulaşma var ama virüs tam olarak insana adapte olmamıştır.
Faz-5: Daha büyük gruplar arasında bulaşma var ve virüs gittikçe adaptasyon kazanmıştır. Önlem almak için kısa sürenin kaldığına işaret etmektedir.
Pandemik Periyod: (Salgın dönemi)
Faz-6: Pandemi. Populasyon genelinde bulaşma

 

     Mevsimsel Grip / Pandemik Grip Arasındaki Farklar ;
- Hastaneye yatışlarda farklı bir yaş dağılımı var.
- İleri yaşlarda daha az vaka. (> 60 yaş)
- Daha önceden sağlıklı olan, genç, erişkin ve çocuklarda ağır hastalık ve ölümler daha fazladır.

 

     Hastalığın Bazı Klinik Özellikleri
- En çok 5 - 45 yaş aralığında görülür.
- Beklenen grip mevsiminin dışında da süren bulaş ve viral dolaşımı vardır.
- Etkin ve hızlı insandan insana bulaş görülmektedir.
- Hastalık spektrumu ateşsiz, hafif üst solunum yolu hastalığından ağır hatta ölümcül zatürreye kadar değişmektedir.

Hastalığın Bazı Klinik Özellikleri-2 - Hastaneye yatırılan hastalarda daha çok, alt solunum yolu hastalığı görülmektedir.
- Eşlik eden ikincil enfeksiyonlar olabilmektedir. (Streptococcus pneumoniae )
- Ortalama hastanede yatış süresi 5 - 7 gündür.
- Hastalık hamilelerde daha ağır seyretmektedir

 

                     Kısaca
- Genel temizlik ve beslenme kurallarına uyulmalı,
- Hastalık şüphesi var ise ortamdan uzaklaşılmalı gereklilik halinde maske takılmalı,
- Maskeler bir kere kullanılıp atılmalı.
- İzole edilen hastayla temaslarda maske takılarak yaklaşılmalı ve temas sonrası eller hemen bol su, sabun ve/veya alkollü dezenfektanlarla temizlenmeli.
- Çalışma ve yaşam alanları sık sık temizlenmeli, masa, sandalye, telefon v.b. aletler sık sık silinmeli,
- Toplu olarak kullanılan alanlarda mümkün olduğunca ortama (kapı kolları, asansörler, elektrik düğmeleri v.b.) el ile temas edilmemeli temas sonrası eller yıkanmalı ve/veya dezenfektanlarla temizlenmeli,
- Sık sık, el ve yüz yıkanmalı,
- Korunmak amaçlı herhangi bir Antibiyotik ve/veya Antiviral ilaç kullanılmamalı,
- Şüpheli bir durumda doktora danışılmalı.


yok YorumYorum yaz!Bağlantı

27/10/2009 - DOMUZ GRİBİ

Kategori: ILKYARDIM

 

DOMUZ GRİBİ’NDEN KORUNMAK İÇİN BASİT FAKAT ETKİLİ ÖNLEM

Aşağıda okuyacağınız önlemler Dr.Vinay Goyal tarafından herkesin yararlanabilmesi için yayınlanmıştır.
            Dr.Vinay Goyal: Yoğun bakım ve Tiroit uzmanıdır. MBBS, DRM DNB.
20 yıldan fazla klinik tecrübesi vardır

 

Hinduja Hastanesi, Bombay hastanesi, Saife Hastanesi, Tata Memorial hastanesi gibi önemli kurumlarda görev yapmıştır.
        Şu anda Malad’da, Riddhiviayak Cardiac and Critical center’da Nükleer ilaç departmanı ve tiroit klinikleri şefi olarak görev yapmaktadır.
         Mikrobun vücuda giriş noktaları yalnızca burun delikleri, ağız ve boğaz yoluyla olmaktadır. Çok bulaşıcı bir yapıya sahip olmasından dolayı her türlü önleme karşı H1N1 virüsüyle temas etmekten kaçınmak veya korunmak imkânsızdır. H1N1 virüsüyle temas etmek virüsün vücutta çoğalması kadar önemli değildir.
         Sağlığınız yerinde ve H1N1 hastalık belirtileri göstermiyorken virüsün vücutta üremesini, belirtilerin daha da şiddetlenmesini ve ikincil enfeksiyonların gelişmesini önlemek için dikkatimizi N95 veya tamiflu gibi ilaçları stoklamaya vermek yerine çoğu bildirgelerde bahsedilmeyen bazı çok basit önlemleri uygulayabiliriz. 

1.
    Ellerin sıklıkla yıkanması ( Bütün bildirgelerde bahsedilmiştir) !

2.    “Hands-off-the- face” “Ellerinizle yüzünüze dokunmayın” yaklaşımı. Yemek, banyo ve yara bakımı gibi zorunluluklar dışında yüzünüzün herhangi bir yerine dokunmaktan kaçınınız.

3.      Ilık tuzlu suyla günde iki kere gargara yapınız( tuza güvenmiyorsanız listerin kullanınız). H1N1 ‘in boğaz ve burun boşluklarında çoğalıp enfeksiyona sebep olarak karakteristik belirtileri göstermesi için 2 -3 güne ihtiyacı vardır. Sağlıklı bir kişinin ılık, tuzlu suyla gargara yapmasının etkisi hastalığa yakalanmış olan bir kişinin tamiflu kullanması ile aynıdır. Bu basit ucuz fakat güçlü önleyici yöntemi küçümsemeyiniz.

4.      Yukarıdaki 3. Öleme benzer olarak; Burnunuzun içini en az günde bir kere ılık tuzlu suyla temizleyiniz. *Günde bir kere burnunuzu sümkürün ve sonra ılık tuzlu suya batırılmış pamuk tamponlarla silerek temizleyiniz. Bu yolla burnunuzda bulunak virüs sayısını etkili bir şekilde azaltmış olursunuz.

5.      Narenciye suları gibi C vitamin bakımından zengin olan yiyecekler kullanarak doğal bağışıklığınızı güçlendiriniz. Eğer ilave olarak C vitamin kullanmak zorunda iseniz emilimi artırmak için mutlaka Çinko ile birlikte alınız.

6.       Bitkisel çaylar, çay, kahve gibi sıcak veya ılık içeceklerden içebildiğiniz kadar çok içiniz. * Sıcak içecekler içmek gargara yapmakla aynı etkiye sahiptir fakat ters yöne doğru. Sıcak içecekler virüsleri yaşamaları mümkün olmayan ortama sahip olan mideye doğru yıkayarak götürürler. H1 N1 virüsü mide’de çoğalamaz, herhangi bir zarar veremez ve hayatiyetını devam ettiremez.

           Herkesin faydalanabilmesi için bu bilgiyi lütfen e-mail listenizde bulunan herkese iletiniz.

Sağlıklı günler dileğiyle.

                                                              Dr.Vinay Goyal

                                                               

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

15/8/2009 - 17 AĞUSTOS MARMARA DEPREMİ ANISINA

Kategori: ANI VE YORUMLAR

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

15/8/2009 - SİVİL SAVUNMA ŞİİRLERİ

SİVİL SAVUNMA MARŞI 

Yüce Varlığının Gayesi Hizmet

Şiarın Yardım, Şefkat ve Cesaret

Cihana Yay Ününü Ey Vefalı

Türk Sivil Savunması


Gerektiğinde Can Bile Verir, Düşünmeden

Cephede Asker, Cephe Gerisinde Sen

Cihana Yay Ününü Ey Vefalı

Türk Sivil Savunması

 

Sinende Yaşattığın Sevgiler Ne Ulu

Vatanım, Milletim, Bayrağım Birlikte Mutlu

Söz Verdik Uğrunuzda Canım Feda

Cihana Yay Ününü Ey Vefalı

Türk Sivil Savunması

 SİVİL SAVUNMA

Amacın can kurtarmaktır Savaşta, Afette

Yüreği, bedeni yaralı acılı insanların

Gece, gündüz, yağmur çamur demeden

Koyulursun yollara hiç beklemeden

 

Silahsız koruyucu kurtarıcısın

Açları doyurur, kayıpları buldurursun

Çıplakları giydirir, sevindirirsin

Karagün dostusun Sivil Savunma

 

Çadır kurar sofra açarsın

Kanama durdurur, yara sararsın

Nerede afet orada sen varsın

Karagün dostusun Sivil Savunma

                                         Mehmet ERDOĞAN

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/7/2009 - DEPREM ANINDA NEREDE DURMALIYIZ ?

Kategori: DEPREM

Depremde Nerede Durmalı

Biliyorum Demeyin Okuyun, Aklınızda Kalsın,,,

        Bir dostumdan gelen bu E-Maili bende burada yayınlamayı uygun gördüm. Gerçi bu sitede daha önce bu e postada anlatılan kurallar resimlerle anlatılmıştı ama ben yine yayınlamakta fayda görüyorum.

  Adım Doug Copp.
       Dünyanın en tecrübeli kurtarma birimi Amerikan Uluslar arası Kurtarma Ekibinin Kurtarma şefi ve afet olayları müdürüyüm. Bu makaledeki bilgiler bir deprem anında hayat kurtaracaktır.

     875 yıkılmış binaya sürünerek girdim, 60 ülkeden kurtarma ekipleriyle çalıştım, birçok ülkede kurtarma ekipleri oluşturdum, ve çok sayıda ülkede birçok kurtarma ekibinin üyesiyim. 2 Yıl boyunca birleşmiş milletler felaket 'azaltma' uzmanıydım. 1985'ten beri aynı anda gerçekleşenler hariç dünyadaki bütün büyük felaketlerde çalıştım.
   1996'da benim hayatta kalma metodumun geçerliliğini ortaya koyan bir film yaptık. Türk hükümeti, İstanbul belediyesi, İstanbul Üniversitesi, Case yapımcılık, ve ARTI bu pratik ve bilimsel testin filme alınmasında işbirliği yaptılar.

      İçinde 20 maket (mannequis) olan bir okulu ve evi yıktık. On maket 'çömel ve korun' metodunu uygularken, 10 maket 'hayat üçgeni' metodumu uyguladı. Tasarlanmış yıkımdan sonra görüntüleri filme almak ve sonuçları belgelemek için enkazı geçip binaya girdik.

     Bina yıkımlarında oluşabilecek şartlar dahilinde direk olarak gözlemlenebilen ve bilimsel şartlar altında hayatta kalma tekniklerimi uyguladığım film 'çömelip korunan/saklanan' kişiler için hayatta kalma şansının sıfır olduğunu ortaya koydu.

     Hayat üçgeni metodumu kullananlar için hayatta kalabilme şansı yaklaşık olarak % 100 oldu. Bu film Türkiye'de ve Avrupa'nın geri kalan kısmında milyonlarca izleyici tarafından izlendi. Bu film ABD, Kanada ve Güney Amerika'da RealTV programında izlendi.

    Enkazına girdiğim ilk bina 1985 Mexico City depreminde bir okuldu. Bütün çocuklar sıralarının altındaydı. Her bir çocuk kemiklerinin kalınlığına kadar ezilmişlerdi. Sıralarının yanındaki koridorlara uzanmış olsalardı hayatta kalmış olabilirlerdi. Bu 'ayıptı, gereksizdi' ve çocukların neden koridorlarda (sıraların arasında) olmadığını merak ettim. O an, çocuklara bir şeyin/eşyanın altına saklanmalarının söylendiğini bilmiyordum.

     Basitçe ifade edilirse, binalar yıkılırken, objelerin üzerine düşen tavan ağırlığı veya içerideki mobilyalar bu nesnelere çarparken yanlarında bir yer, boşluk bırakırlar. Bu boşluk benim 'hayat üçgeni' dediğim alandır. Nesne ne kadar büyük ve ne kadar dayanıklı olursa daha az ezilecektir. 

     Nesneler ne kadar az ezilirse boşluk ve bu boşluğu kullanan kişinin yaralanmama olasılığı o kadar artar. Bir dahaki sefere televizyonda yıkılan bina izlerken gördüğün üçgenleri say. Heryerdeler.
Yıkılan bir binada göreceğiniz en yaygın biçimdir.

     Deprem anında hayatta kalma, ailelerine bakma ve başkalarını kurtarma hakkında 750 bin nüfuslu Trujillo kentinin İtfaiye bölümünü eğittim. Trujillo İtfaiye Departmanının kurtarma şefi Üniversitede profesördür. Bana her yerde eşlik etti. Kişisel ifadeleridir:

'Adım Roberto Rosales. Trujillo kurtarma ekibi şefiyim. 11 yaşındayken çöken bir binada mahsur kaldım. Mahsur kalışım 1972 yılında 70.000 kişini öldüğü depremde oldu. Erkek Kardeşimin motosikletinin yanında oluşan 'hayat üçgeni' içinde hayatta kaldım.

      Yataklarının veya sıraların, masaların altına giren arkadaşlarım ezilerek öldüler (isim, adres vb detayları anlatıyor). Ben hayat üçgeninin yaşayan örneğiyim. Ölen arkadaşlarım 'çömel ve korun' örnekleridir.

               DOUG COPP'UN ÖNERİLERİ
- 1) 'Binalar çökerken basitçe 'çömelen ve korunan' kişiler istisnasız her defasında ezilerek ölüyorlar. Masa, araba gibi nesnelerin altına giren kişiler her zaman ezilirler.

- 2) Kediler, köpekler ve bebekler'in hepsi doğal bir şekilde dizlerini ana rahmindeki gibi karınlarına doğru çekerek kıvrılırlar. Deprem anında sizde bu şekilde kıvrılmalısınız. Bu doğal bir güvenlik ve hayatta kalma içgüdüsüdür. Daha küçük bir boşlukta hayatta kalabilirsiniz. Hafifçe ezilecek ama yanında boşluk yaratacak bir kanepe, geniş büyük bir eşyanın yanında durun.

- 3) Ahşap evler deprem anındaki en güvenli yapılardır. Sebebi basittir; ahşap esnektir ve depremin zorlamasıyla hareket eder. Eğer ahşap bina çökerse geniş yaşam boşlukları oluşur. Ayrıca, ahşap binalar daha az yoğunlukta yıkılış ağırlığına sahiptir. Tuğla binalar ayrı tuğla parçalarına ayrılacaklardır. Tuğlalar bir çok yaralanmalara sebep olacaktır, ama (beton) bloklardan daha az ezilmiş vücutlar yaratırlar.

- 4) Eğer gece yataktayken deprem olursa, basitçe yuvarlanarak yataktan düşün. Yatağın çevresinde güvenli bir boşluk oluşacaktır. Oteller müşterilerine deprem anında yatakların yanında yere uzanmalarını salık veren bir uyarı notunu odalarda her kapının arkasına asarlarsa depremlerde çok büyük hayatta kalma oranlarını sağlayabilirler.

- 5) Televizyon izlerken deprem olursa ve kolayca kapıdan veya pencereden dışarı kaçmak mümkün değilse, kanepe veya büyük bir koltuğun/sandalyenin yanında cenin pozisyonunda kıvrılarak yere uzanın..

- 6) Bina çökerken Kapı kirişlerinin altına geçen herkes ölür...Nasıl mı? Eğer kapı kirişlerinin altına geçerseniz ve kapı kirişi öne veya arkaya doğru düşürse inen tavanın altında ezilirsiniz. Eğer kapı kirişi yana doğru yıkılırsa ikiye bölünürsünüz. Her iki durumda da ölürsünüz!

- 7) Hiçbir zaman merdivenlere gitmeyin/yönelmeyin. Merdivenler (ana binadan) farklı bir 'frekans aralığına' sahiptir; ana binadan bağımsız/ayrı olarak sarsılırlar. Merdivenler ve binanın geri kalanı devamlı olarak birbirlerine çarparlar, ta ki merdivenlerin yıkılışı gerçekleşene kadar. Merdivenlere ulaşan insanlar basamaklar yüzünden yaralanırlar. Korkunç şekilde sakatlanırlar. Bina yıkılmasa dahi, merdivenlerden uzak durun. Merdivenler binanın hasar görmesi en muhtemel kısmıdır. Depremde yıkılmamış olsa dahi, merdivenler bağırarak kaçmaya çalışan insanların aşırı yüklenmesi ile çökebilir. Merdivenler binanın geri kalan kısmı zarar görmemiş olsa dahi her zaman güvenlik açısından kontrolden geçirilmelidir.

- 8) Binanın dış duvarlarına yakın yerlerde durun, mümkünse dışına çıkın. Binanın iç kısımlarındansa dış kısımlarına yakın yerlerde olmak çok daha iyidir. Binanın dış çevresinden ne kadar içeride olursanız, çıkış yolunuzun kapanma ihtimali o kadar artacaktır.

- 9) Aynen Nimitz yolundaki katlar arasındaki (yıkılan) blokların meydana getirdiği gibi, deprem anında üst yolun yıkılmasıyla ezilen araçların içinde bulunan insanlar ezilirler. San Francisco depreminin kurbanlarının hepsi araçlarının içindeydiler. Hepsi öldü. 
      Araçlarının dışına çıkıp,aracın yanına uzanıp veya oturarak kolaylıkla hayatta kalabilirlerdi. Ölen herkes eğer araçlarından çıkıp, araçlarının yanına oturabilseler veya uzanabilselerdi yaşıyor olabilirdi. Ezilen bütün araçların yanında-kolonların direkt olarak üzerine düştüğü araçlar hariç- 3 feet yükseklikte boşluklar oluşmuştu.

-  10) Enkaz halindeki gazete ofislerini ve çok miktarda kağıdın olduğu ofisleri dolaşırken kağıdın sıkışmadığını /ezilmediğini keşfettim. Kağıt yığınlarının/kümelerinin etrafında geniş boşluklar bulunur/oluşur. 

 

                    *biliyorum demeyin okuyun, okutun aklınızda kalsın,,,*

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

17/7/2009 - ATAMA KARARLARI

17 Temmuz 2009 CUMAResmî GazeteSayı : 27291
Başbakanlıktan:
Karar Sayısı : 2009/11025
1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +7000 ek göstergeli Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına Hasan İPEK’in atanması, 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi ile 5902 sayılı Kanunun 20 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.
2 – Bu Kararı Başbakan yürütür.
16/7/2009
Abdullah GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOĞAN
Başbakan

Maliye Bakanlığından:
Karar Sayısı : 2009/11031
1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve + 6400 ek göstergeli Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğüne, Gelir İdaresi Başkan Yardımcısı İsmail İlhan HATİPOĞLU’nun atanması, 657 sayılı Kanunun 74 üncü maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.
2 – Bu Kararı Maliye Bakanı yürütür.
16/7/2009
Abdullah GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOĞAN Mehmet ŞİMŞEK
Başbakan                                       Maliye Bakanı

Maliye Bakanlığından
Karar Sayısı : 2009/11032
1 – Açık bulunan 1 inci derece kadrolu ve +3600 ek göstergeli Kastamonu Defterdarlığına, Iğdır Defterdarı Yaşar KISA’nın atanması, 657 sayılı Kanunun 76 ncı maddesi ile 2451 sayılı Kanunun 2 nci maddesi gereğince uygun görülmüştür.
2 – Bu Kararı Maliye Bakanı yürütür.
16/7/2009
Abdullah GÜL
CUMHURBAŞKANI
Recep Tayyip ERDOĞAN Mehmet ŞİMŞEK
Başbakan                                      Maliye Bakanı

 

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

2/7/2009 - DEPREM

yok YorumYorum yaz!Bağlantı

2/7/2009 - DEPREM VİDEOLARI

DEPREM ÇALIŞMALARI, TATBİKAT  v.b VİDEOLARI 

  • Deprem Japonya – Kobe de Yaşanmış  Deprem
  • Deprem Japonya – Kobe de Yaşanmış  Deprem
  • Deprem Japonya – Kobe de Yaşanmış  Deprem
  • Deprem Japonya – Kobe de Yaşanmış  Deprem
  • yok YorumYorum yaz!Bağlantı

    1/7/2009 - VİDEOLAR

    http://img03.blogcu.com/images/n/i/z/nizam23/sakarya_1246429024.jpg


    http://www.izlesene.com/video/amator-deprem/199199


    http://www.izlesene.com/video/amator-deprem/199194

    yok YorumYorum yaz!Bağlantı

    17/6/2009 - SİVİL SAVUNMA UZMANLARI SEMİNERİ


          SİVİL SAVUNMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ VE SİVİL SAVUNMA UZMANLARI YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ TARAFINDAN DÜZENLENEN “SİVİL SAVUNMA MÜDÜRLERİ VE SİVİL SAVUNMA UZMANLARI SEMİNERİ” SONA ERMİŞTİR.

          25-30 MAYIS 2009 TARİHLERİ ARASINDA MUĞLA/ MARMARİS CLUP GREN NATURE RESORT&SPA ‘DA YAPILAN SEMİNERE; AKADEMİSYENLER, İL SİVİL SAVUNMA MÜDÜRLERİ, SİVİL SAVUNMA ARAMA VE KURTARMA BİRLİK MÜDÜRLERİ, GENEL MÜDÜRLÜK PERSONELİ İLE KAMU KURUM VE KURULUŞLARINDAKİ SİVİL SAVUNMA UZMANLARI KATILMIŞLARDIR.

    EĞİTİM PROGRAMI ÇERÇEVESİNDE:

    • AFET YÖNETİMİNİN TEMEL İLKELERİ
    • KURAKLIK, KÜRESEL İKLİM DEĞİŞİMİ VE AFETLER
    • HABERLEŞME VE SORUNLARI
    • DEPREMLER İLE İLGİLİ DENEYİM PAYLAŞIMI
    • KBRN
    • ETKİLİ İLETİŞİM
    • SEFERBERLİK HİZMETLERİ
    • STRES YÖNETİMİ, BEYİN FIRTINASI VE YARATICI DÜŞÜNCE
    • MEMUR SUÇLARI VE DİSİPLİN UYGULAMALARI
    • ACİL EYLEM PLANI HAZIRLANMASI VE UYGULANMASI

    KONULARINDA AKADEMİSYENLER VE GENEL MÜDÜRLÜĞÜMÜZ ŞUBE MÜDÜRLERİ TARAFINDAN HAZIRLANAN SUNUMLARIN YAPILDIĞI SEMİNER, 30 MAYIS 2009 CUMA GÜNÜ SONA ERMİŞTİR.
    yok YorumYorum yaz!Bağlantı

    7/5/2009 - BUNLARI BİLİYOR MUYDUNUZ ?

    • Yemeğe tuz ile başlanırsa beyin tarafından gönderilen bir uyarı sayesinde, midede mukus denilen sindirimi kolaylaştırıcı bir tabaka oluşturduğunu ve midenin sindirime hazırlıksız yakalanmasını önlediğini…
    • Yemek yerken yerde oturarak sol ayağı katlayıp sağ ayağı karna çekerek oturulup yenildiğinde, su ile doldurulmuş balon şeklinde olan midenin çıkış kısmını kapatarak yenilen gıdanın tam sindirilmeden bağırsaklara kaçmasını önleyeceğini ve mide dolunca da doygunluk hissi vererek çok fazla yemeden kalkılacağını…
    • Yemek yerken yemeğin ortasında su içildiğinde içilen suyun yenilen gıdaların sindirilmesine, gerekli vitaminlerin emilmesine katkıda bulunduğunu ve midede doygunluk hissi vererek az yemeye vesile olduğunu...
    Oturularak ve en az 3 yudumda içilen su, dil ve ağız bölgesinde daha fazla duraksadığından tükürük bezleri için gerekli olan suyun emilimini artırıp anti bakteriyel ve antioksidan etkiye sahip tükürüğün salgılanmasını artırarak ağız ve diş sağlığına katkıda bulunduğunu..
    • Uyurken sağ yana dönüp yatıldığında solda olan kalbimizin daha rahat çalışmasına neden olarak, kalbi yormadan dinlenmiş bir vaziyette kalkılabileceğini… 
    • Tuvalete girerken sol ayakla ilk adım atıldığında kaygan olan zeminde ayağın kayması durumunda sola göre daha güçlü olan sağ ayağın düşmeyi engelleyerek vücudu dengelediğini..

    • Banyo yaptıktan sonra ayaklara soğuk su dökmenin kan dolaşımını hızlandırıp sıcak sudan dolayı genleşmiş olan damarların içindeki kanın aktivasyonunu artırarak tansiyon düşüklüğünü önlediğini ve savunma mekanizmasını güçlendirdiğini…
    • Kesintisiz uyunan uzun gece uykularının, damarlarda vazodilatasyona neden olduğunu, uyku ortalarında kalkıp el yüz yıkamak (ör: abdest almak) az yorucu egzersizler yapmanın (ör: teheccüd namazı) vazodilatasyonu engellediğini ve daha zinde kalkılabileceğini…
    • Bütün bunların, 1430 sene evvel Peygamberimiz (sav) in yaptığı ve ümmeti için de tavsiye ettiği sünnet-i seniyyeler olduğunu...
                  BİLİYOR MUYDUNUZ?

    yok YorumYorum yaz!Bağlantı

    29/4/2009 - SAĞLIKTA ÖNEMLİ BİLGİLER

    Kategori: ILKYARDIM

    Telefona SOL kulağınızla cevap verin
    Günde İKİ kere kahve içmeyin
    SOĞUK
    su ile hap almayın
    Akşam 5'ten sonra YEMEK yemeyin
    Tükettiğiniz YAĞLI gıdaların miktarını azaltın
    Sabahları daha çok akşamları daha az SU için
    Cep telefonu BATARYAları ile mesafenizi uzak tutun
    UZUN
    süre kulaklık takmayın
    Gece 10
    sabah 6 en ideal uyuma saatleridir
    Uyku öncesi İLAÇ aldıktan sonra hemen uzanmayın
    Şarjınız SON çizgiye inmiş kadar az olduğunda telefona cevap vermeyin, radyasyon 1000 kat fazladır.

    Gelecekte mutlu ve sağlıklı günler dilerim!!...

    yok YorumYorum yaz!Bağlantı

    28/4/2009 - BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?

    Kategori: ILKYARDIM


    26 KEMİK
    32 EKLEM
    128 LİGAMENT
    20 KAS
    7200 SİNİR UCU

    Çok detaylι ve karmaşιk yapιsιyla ayaklar vücudumuzun önemli uzuvlarιndandιr. Günde 5000 adιm, bir ömür boyu 100 000 km yürüyen ayaklarιmιzιn sağlιğι tιp uzmanlarιnιn da önemle belirttiği gibi vücudumuzun diğer kιsιmlarιnιn ( diz, kalça, bel, sιrt, boyun gibi) iyi ve sağlιklι bir şekilde işlem görmesinde önemli bir etkendir.

     Bu organlara bağlı tüm sinirlerin burada sonlandığı gerçekten doğrudur. 

     

     

    Allah vücudumuzu öyle mükemmel yaratmış ki bunu dahi düşünmüştür. Bu sistem ile bizim yürümemizi sağlamış ve yürütmüştür ki bu noktalara her baskı yaptığımızda tüm organlarımız harekete geçsin ve düzgün çalışsın.
    O zaman yürümeye devam edin....
    yok YorumYorum yaz!Bağlantı

    <- Sonraki Sayfa ->

    Hakkımda

    Malatya Deft. Sivil Savunma Uzmanı NİZAMETTİN YILDIRIM nizam23_2@hotmail.com. nizam23_1@hotmail.com. svl.svn.uzm.deft.44@hotmail.com. ........ ... İLGİNİZE TEŞKKÜRLER 0.422.324 18 31 - 13 55

    Bağlantılarım

    ANA SAYFA
    PROFİLİM
    ARŞİV YAZILARIM
    . . .
    İlgili aramalar: kaza - yangın - bak - öğren - uygula
    . . . .


    Image Hosted by ImageShack.us Image Hosted by ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

    Kategoriler


    Online Müzik

    Online Müzik Dinlemek İçin Tıklayın

    LEVHALARIN HAREKETİ

    KAYDIRMA HAREKETİ

    YANA ATIL HAREKETİ

    YAYILMA HAREKETİ

    Free Website Counters
    Free Website Counters Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

    Blogcu Arkadaşlarım

    Blogcu Yardım
    Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us Free Image Hosting at www.ImageShack.us

    ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild ein Bild Afetsiz Günler Dileğiyle.

    HAYATTA KALABİLMEK İÇİN SİVİL SAVUNMAYI ÖĞRENİNİZ